Dostum arz it cemalün canımız bulsun ferah
Mihrî Hatun, sevgilinin yüzünü, hayalini ve dudağını gönül meclisini ferahlatan birer varlık olarak art arda çağırır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dōstum cemālüñ cānımuz bulsun feraḥ
görüp īmānumuz bulsun feraḥ
1Dostum, yüzünü göster de canımız ferahlasın.
2Zülfünün küfür gibi karanlığını görüp imanımız ferahlasın.
- 2
Çün dile dil-ber ẖayāli geldi mihmān olmaya
cān virelüm mihmānunuz bulsun feraḥ
1Sevgilinin hayali gönle konuk olmaya geldiğine göre,
2Canımızı armağan edelim de konuğumuz ferahlasın.
Sevgilinin hayali gerçek bir misafir gibi gönle girer; âşık da bu konuğa sunabileceği en değerli armağan olarak canını öne sürer. Konukluk dili, soyut özlemi ev içinde ağırlanan canlı bir varlığa dönüştürür ve ferahlık redifini fedakârlıkla bağlar.
- 3
nigāruñ sāḳiyā bir bāde ṣun
Meclisümüz germ olup devrānumuz bulsun feraḥ
1Ey saki, sevgilinin lal dudağının kadehinden bir şarap sun;
2Meclisimiz ısınsın, devranımız ferahlasın.
Lal renkli dudak şarap kadehine, seslenen saki de bu içkiyi dolaştıran kişiye dönüşür. Meclisin ısınması yalnız içkinin etkisini değil, sevgiliyle kurulan hayalin zamanı ve çevreyi canlandırmasını anlatır; devranın ferahlaması bu genişlemeyi tamamlar.
- 4
Ẓulmeti bir cürˀayile ẖāne·i dilden götür
Ol ṣafādan bulsun feraḥ
1Bir yudumla gönül evinin karanlığını kaldır;
2O safadan hüzün kulübemiz ferahlasın.
Gönül evi karanlık, âşığın yaşadığı yer ise hüzün kulübesidir; tek yudum her iki mekânı da aydınlatır. Beyit, dışarıdaki bir eğlenceden çok iç dünyada gerçekleşen dönüşümü kurar ve safa sözcüğünü karanlığın karşısına bilinçli biçimde yerleştirir.
- 5
Ḫūblarun vaṣfın ey Mihrī şöyle eyle sen
Kim oḳursa defter·i dīvānumuz bulsun feraḥ
1Ey Mihrî, güzellerin vasfını öyle anlat ki
2Divan defterimizi okuyan ferahlasın.
Son beyitte Mihrî kendi söyleyişine dönerek güzellerin vasfını divan defterine emanet eder. Önceki beyitlerde sevgilinin yüzü ve dudağı ferahlık verirken burada aynı etki şiirin okuruna geçer; böylece şiir, anlattığı neşeyi üreten bir araç olduğunu söyler.
Metnin kaynağı
Sabit 145489 revizyonunun eser sahibi alanı Mihrî Hatun adını verir; mahlas ve kanonik TEİS kimliği bu atfı destekler.
Atıf kanıtını aç ↗Türkçe Vikikaynak sabit 145489 revizyonundaki tam şiir gövdesi; özgün dize yüzeyi korunmuş, modern aktarım ve editoryal katmanlar eklenmiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey dil bahār faṣlı vü çün devr·i lāledürMihrî Hatun · Gazel→
Açılış beyti yüzün görünmesini doğrudan bir ferahlık kaynağı sayarken zülfün karanlığını imanla yan yana getirir. Karanlık burada inancı söndüren değil, sevgilinin güzelliği içindeki karşıtlığı derinleştirerek âşığın sevincini büyüten bir imgedir.