Dün Gece Seyranda Bâtın Yüzünde
Bâtın âleminde görülen bir seyri anlatır: şair Hacı Bektaş Veli'yi post üstünde görür, sunulan doluyu içer, kisvesini çıkarıp ikrar verir. Cem erkânının adımları dörtlük dörtlük sıralanır ve şiir açılıştaki görüntüye ödenmiş bir bedelle döner.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dün gece seyranda yüzünde
Hünkâr Hacı Bektaş Veli’yi gördüm
başında nikap yüzünde
Aslı imam nesli Ali’yi gördüm
1Dün gece seyir hâlinde, bâtın yüzünde
2Hünkâr Hacı Bektaş Veli'yi gördüm
3Başında elifî taç, yüzünde nikap
4Aslı imam, nesli Ali olanı gördüm
- 2
Geçti seccadeye oturdu kendi
Cemali nurundan uyandı
İşâret eyledi sâkiler sundu
Bize Hak’tan gelen doluyu gördüm
1Geçip seccadeye kendi oturdu
2Yüzünün nurundan çerağ uyandı
3İşaret etti, sâkiler sundu
4Bize Hak'tan gelen doluyu gördüm
Dörtlük cem erkânının sırasını izler: post, çerağ, dolu. “Çırağ uyandı” meclis açılışındaki çerağ uyandırma âyinini anar, ama burada çerağı bir el değil Hünkâr'ın cemali yakar. Son dize sunanla vereni ayırır: kadehi sâki uzatır, dolunun geldiği yer Hak'tır.
- 3
İçtim ol doludan aklım yetirdim
Çıkardım kisvetim ikrar getirdim
Menzil gösterdiler geçtim oturdum
ile bağlı belimi gördüm
1O doludan içtim, aklımı erdirdim
2Kisvemi çıkardım, ikrar getirdim
3Menzil gösterdiler, geçip oturdum
4Belimi kemendle bağlı gördüm
İçmek burada aklı almaz, erdirir; sarhoşluk bilgiye çevrilir. Ardından yola giriş töreninin adımları gelir: eski kisvenin çıkarılması, ikrarın verilmesi, gösterilen yere oturulması. Son dize teslimin işaretidir — beli bağlanan kişi artık kendi başına buyruk değildir.
- 4
Mürşid eteğinden tutmuşum destim
Bu idi muradım irişti kastım
Bilmem sarhoş muyum neyim, ben mestim
Erenler verdiği dilimi gördüm
1Elimle mürşidin eteğinden tutmuşum
2Muradım buydu, kastıma eriştim
3Sarhoş muyum neyim bilmem, ben mestim
4Erenlerin verdiği dili gördüm
Üçüncü dize sarhoşlukla mestliği ayırır: biri içkinin, öteki hâlin adıdır ve şair tereddüdü söyledikten sonra ikincisini seçer. Son dizedeki “dil” hem konuşulan dildir hem gönül; iki okumada da kendine ait değildir, erenlerin verdiğidir. Söz de gönül de emanet sayılır.
- 5
Kalender Abdal’ım koymuşum seri
Şükür kurban kestim gördüm dizarı
Erenler serveri, gerçekler eri
Sultan Hacı Bektaş Veli’yi gördüm
1Kalender Abdal'ım, başımı ortaya koymuşum
2Şükür kurban kestim, didârı gördüm
3Erenlerin başı, gerçeklerin eri
4Sultan Hacı Bektaş Veli'yi gördüm
Mahlas dizesi adı verirken bir de bedel söyler: baş koymak, yola canını ortaya sürmektir. Kurbanla dizar yan yana durur, yani görmenin karşılığı ödenmiştir. Son dize açılıştaki görüntüyü “Hünkâr” yerine “Sultan” diyerek tekrarlar; şiir aynı manzaraya, bu kez ikrarı verilmiş hâliyle döner.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 170419 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” derlemesinin Kalender faslındaki —1— numaralı şiirdir. Kitabın dizdiği sıra numarası ve dört nüsha dipnotu metne alınmadı; dipnotların verdiği farklar şunlardır: 1. dizede “Seyrimde”, 7. dizede “İşaret eyledi kara aptan sundu”, 12. dizede “Tiğbentle bağlı belini gördüm”, 20. dizede “Maksut olan İmam Ali'yi gördüm”. Vikikaynak sayfası şiiri “Koşmalar” kategorisine koyuyor; kafiye düzeni gerçekten koşmanınkidir, ama muhtevası ve derlendiği kitap gereği burada Nefes olarak kaydedildi. Mahlas dizesi “Kalender Abdal”dır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey gönül şâd ol Muhammed Mustafa devrânıdırKalender Abdal · Gazel→
Şiir “rüya” demiyor, “seyran” diyor: görünen yüzün ardındaki bâtın yüzünde geçen bir seyir. İlk iki dize kimin görüldüğünü söyler, sonraki ikisi onun nasıl tanındığını — elifî taç Bektaşî tacıdır, nikap ise yüzü örter. Tanıma yüz hatlarından değil, kisveden ve soydan gelir.