DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Balım Sultan/Benim Sevdiceğim Ali’dir Ali
Nefes · 16. yüzyıl

Benim Sevdiceğim Ali’dir Ali

Dört dörtlük, her biri "değme yarama" çağrısıyla kapanır ve nakaratın hitabı Ali'den pire, oradan Şah'a döner. Sevgi bir duygu olarak değil, pirin elinden alınan dolu ve kapanmayan bir yara olarak anlatılır; son dörtlük şairin soyunu kaydeder.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Benim sevdiceğim Ali’dir Ali

    Ali’yi sevenler olmaz mı

    Pîrimin elinden içmişim

    Ali’yi seversen değme yarama

    1Benim sevdiğim Ali'dir, Ali.

    2Ali'yi sevenler veli olmaz mı?

    3Pirimin elinden dolu içmişim.

    4Ali'yi seversen yarama dokunma.

    Dörtlük bir sevgiyi değil bir yarayı konu ediyor ve son dize okuru o yaraya dokunmamaya çağırıyor. "Dolu", cem töreninde elden ele verilen kadehin adıdır; sevgi böylece duygudan çıkıp erkânın içine, pirin elinden alınmış bir içkiye bağlanır. İlk dizedeki tekrar ("Ali'dir Ali") de nefesin okunmak için değil söylenmek için yazıldığını gösterir.

  2. 2

    Hak’kı bilmez ile eyleme pazar

    Bir bin ehl-i îman bozar

    Mürşidler olmasa yaralar azar

    Pîrimi seversen değme yarama

    1Hakk'ı bilmeyenle alışveriş etme.

    2Bir münafık bin iman ehlini bozar.

    3Mürşitler olmasa yaralar azardı.

    4Pirimi seversen yarama dokunma.

    Nakarattaki hitap burada Ali'den pire kayar; her dörtlükte değişen bu tek kelime, sevginin hangi halkaya bağlandığını gösterir. Üçüncü dize yaranın bakımını mürşide bağlayarak ilk dörtlüğün imgesini sürdürür: yara kapanmıyor, ancak azmadan tutuluyor. "Pazar etmek" alışveriş demektir; ölçü ticarîdir ve kiminle ortak olunacağını sorar.

  3. 3

    Mü’min müslim bir araya gelince

    Pîrlerin elinden alınca

    Günah hep anda sorulunca

    ’ı sever isen değme yarama

    1Mümin ve Müslüman bir araya gelince,

    2pirlerin elinden dolu alınca,

    3günah ve sevap hep orada sorulunca —

    4Şah'ı seversen yarama dokunma.

    Üç dize üst üste "-ince" ile bağlanıp cem töreninin sırasını çizer: toplanma, dolunun dağıtılması ve görgüden geçme. Üçüncü dize günahla sevabın "anda", yani orada sorulacağını söyleyerek hesabı âhirete değil meclise bağlar. Nakaratın hitabı da bu kez "Şâh"a döner — Ali'nin cem dilindeki adı.

  4. 4

    Benim yaralarım bağlıdır bağlı

    Âşık-ı sâdıkın ciğeri dağlı

    Balım Sultan Mürsel Baba’nın oğlu

    Ali’yi seversen değme yarama

    1Benim yaralarım bağlıdır, bağlı.

    2Sadık âşığın ciğeri dağlıdır.

    3Balım Sultan, Mürsel Baba'nın oğludur.

    4Ali'yi seversen yarama dokunma.

    Mahlas dizesi bir soy kaydı taşıyor ve tartışmalı bir noktada taraf tutuyor: Balım Sultan'ı Mürsel Balı'nın oğlu sayan Bektaşî rivayetini seçiyor, oysa türbe kitâbesi onu Resul Balı'nın oğlu gösterir. İlk iki dizedeki "bağlı" ve "dağlı" kafiyesi de yarayı hem sarılmış hem yakılmış gösterir: bağ tedavi, dağ ise nişandır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144570 numaralı sürüm esas alındı; Ergun derlemesinin Balım Sultan faslındaki —1— numaralı nefestir. Kitabın sıra numarası ve fasıl başlığı metne alınmadı. AİDİYET KAYDI: Ergun bu üç şiiri "Balım Sultan namına kayıdlı bulunan üç şi'r" diye takdim eder ve aynı paragrafta şairliğine dair tarihî bir kayıt bulunmadığını, nefeslerin geç dönem mecmualarında göründüğünü, "bunlar, isnad da olabilir" diyerek belirtir. Metin ona atfedilen bir nefes olarak yayımlanıyor.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBiz Urum Abdallarıyız
Biz Urum abdallarıyız
Balım Sultan · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

dolu

cem töreninde elden ele sunulan kadeh, içki

veli

Allah'a yakın sayılan, ermiş kimse

pîr

bir yolun kurucusu ya da tekkenin başındaki mürşit

munâfık

içi dışı bir olmayan, iki yüzlü kimse

mürşid

yol gösteren, tâlibi eğiten kişi

savab

sevap; doğru olan iş

âşık-ı sâdık

sözünde duran, yolundan dönmeyen âşık

Şâh

Bektaşî nefeslerinde Hz. Ali'nin adı