Benim Sevdiceğim Ali’dir Ali
Dört dörtlük, her biri "değme yarama" çağrısıyla kapanır ve nakaratın hitabı Ali'den pire, oradan Şah'a döner. Sevgi bir duygu olarak değil, pirin elinden alınan dolu ve kapanmayan bir yara olarak anlatılır; son dörtlük şairin soyunu kaydeder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Benim sevdiceğim Ali’dir Ali
Ali’yi sevenler olmaz mı
Pîrimin elinden içmişim
Ali’yi seversen değme yarama
1Benim sevdiğim Ali'dir, Ali.
2Ali'yi sevenler veli olmaz mı?
3Pirimin elinden dolu içmişim.
4Ali'yi seversen yarama dokunma.
- 2
Hak’kı bilmez ile eyleme pazar
Bir bin ehl-i îman bozar
Mürşidler olmasa yaralar azar
Pîrimi seversen değme yarama
1Hakk'ı bilmeyenle alışveriş etme.
2Bir münafık bin iman ehlini bozar.
3Mürşitler olmasa yaralar azardı.
4Pirimi seversen yarama dokunma.
Nakarattaki hitap burada Ali'den pire kayar; her dörtlükte değişen bu tek kelime, sevginin hangi halkaya bağlandığını gösterir. Üçüncü dize yaranın bakımını mürşide bağlayarak ilk dörtlüğün imgesini sürdürür: yara kapanmıyor, ancak azmadan tutuluyor. "Pazar etmek" alışveriş demektir; ölçü ticarîdir ve kiminle ortak olunacağını sorar.
- 3
Mü’min müslim bir araya gelince
Pîrlerin elinden alınca
Günah hep anda sorulunca
’ı sever isen değme yarama
1Mümin ve Müslüman bir araya gelince,
2pirlerin elinden dolu alınca,
3günah ve sevap hep orada sorulunca —
4Şah'ı seversen yarama dokunma.
Üç dize üst üste "-ince" ile bağlanıp cem töreninin sırasını çizer: toplanma, dolunun dağıtılması ve görgüden geçme. Üçüncü dize günahla sevabın "anda", yani orada sorulacağını söyleyerek hesabı âhirete değil meclise bağlar. Nakaratın hitabı da bu kez "Şâh"a döner — Ali'nin cem dilindeki adı.
- 4
Benim yaralarım bağlıdır bağlı
Âşık-ı sâdıkın ciğeri dağlı
Balım Sultan Mürsel Baba’nın oğlu
Ali’yi seversen değme yarama
1Benim yaralarım bağlıdır, bağlı.
2Sadık âşığın ciğeri dağlıdır.
3Balım Sultan, Mürsel Baba'nın oğludur.
4Ali'yi seversen yarama dokunma.
Mahlas dizesi bir soy kaydı taşıyor ve tartışmalı bir noktada taraf tutuyor: Balım Sultan'ı Mürsel Balı'nın oğlu sayan Bektaşî rivayetini seçiyor, oysa türbe kitâbesi onu Resul Balı'nın oğlu gösterir. İlk iki dizedeki "bağlı" ve "dağlı" kafiyesi de yarayı hem sarılmış hem yakılmış gösterir: bağ tedavi, dağ ise nişandır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144570 numaralı sürüm esas alındı; Ergun derlemesinin Balım Sultan faslındaki —1— numaralı nefestir. Kitabın sıra numarası ve fasıl başlığı metne alınmadı. AİDİYET KAYDI: Ergun bu üç şiiri "Balım Sultan namına kayıdlı bulunan üç şi'r" diye takdim eder ve aynı paragrafta şairliğine dair tarihî bir kayıt bulunmadığını, nefeslerin geç dönem mecmualarında göründüğünü, "bunlar, isnad da olabilir" diyerek belirtir. Metin ona atfedilen bir nefes olarak yayımlanıyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Biz Urum abdallarıyızBalım Sultan · Nefes→
Dörtlük bir sevgiyi değil bir yarayı konu ediyor ve son dize okuru o yaraya dokunmamaya çağırıyor. "Dolu", cem töreninde elden ele verilen kadehin adıdır; sevgi böylece duygudan çıkıp erkânın içine, pirin elinden alınmış bir içkiye bağlanır. İlk dizedeki tekrar ("Ali'dir Ali") de nefesin okunmak için değil söylenmek için yazıldığını gösterir.