DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Efendim sevdiğim sizde kadîmî bu mudur âdet
Şiir · 17. yüzyıl

Efendim sevdiğim sizde kadîmî bu mudur âdet

Şair sevgilinin kadim âdetinin cefa olup olmadığını sorar; artık dayanacak gücü kalmamıştır. Şöhreti dünyayı tutan, servi boylu ve peri yüzlüler arasında eşsiz sevgiliye ağlatmaması için yalvarır; serencamı gamla geçer, bir saat huzur bulamaz ve Ömer vefadan vazgeçse de cefanın sonunu sorar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Efendim sevdiğim sizde bu mudur âdet

    bizde nedendir koymadı

    1Efendim, sevgilim, sizde eskiden beri âdet bu mudur?

    2Eziyetiniz bizde nedendir; dayanacak güç bırakmadı.

    “Efendim” ve “sevdiğim” yakın hitapları, hemen ardından gelen hesap sorusunu yumuşatır: cefa sevgilide “kadîmî” bir âdet midir? İkinci dize “cefâ vü cevr”i çoğaltarak aynı eziyet alanını iki sözcükle pekiştirir. “Koymadı tâkat” sonucu, bu davranışın konuşanda dayanma gücü bırakmadığını açıklar.

  2. 2

    Ne mâ’dendir acep kânın ki tutmuş âlemi şânın

    Peri rûlerde bulunmaz ey

    1Kaynağın acaba hangi madendir ki şanın dünyayı tutmuş?

    2Ey servi boylu, peri yüzlüler arasında bir eşin bulunmaz.

    “Mâ’den” ve “kân” sözleri sevgilinin özünü değerli bir cevherin çıktığı kaynak gibi araştırır; şanı bütün âlemi kaplamıştır. İkinci dize onu “peri rû” güzeller arasındaki rakipsiz kişi sayar. “Sehî kamet” eli açık olmakla birlikte uzun, düzgün boy çağrışımını taşır ve dış güzelliği cömertlik niteliğiyle birleştirir.

  3. 3

    Beni ağlatma Allah’ı seversen hubların şâhı

    Uyutmaz kimseyi âh ü figanım eylemez râhat

    1Güzellerin şahı, Allah’ı seversen beni ağlatma;

    2ahım ve feryadım kimseyi uyutmaz, rahat bırakmaz.

    Konuşan “Allah’ı seversen” kalıbıyla sevgilinin merhametine en güçlü gündelik yemini sunar; istek yalındır: beni ağlatma. Gözyaşının sesi sonraki dizede “âh ü figan” olur ve özel acıyı çevreye yayar. Feryat yalnız âşığın uykusunu kaçırmaz, “kimseyi” uyutmayıp başkalarının rahatını da bozar.

  4. 4

    Bilinmez çok gamınla geçti encâmım

    Anınçün yoktur ârâmım benim bir yerde bir sâat

    1Uzun serüvenim bilinmez; sonum senin gamınla geçti.

    2Bu yüzden huzurum yok, hiçbir yerde bir saat duramam.

    “Serencâm” baştan geçen uzun olaylar dizisini, “encâm” ise onun sonunu aynı ses çevresinde buluşturur. Konuşanın bilinmeyen hikâyesi sevgilinin gamıyla tükenmiştir. Bunun sonucu “ârâm” yokluğudur; bir yerde tek bir saat duramamak, iç huzursuzluğunu sürekli yer değiştiren bedensel harekete çevirir.

  5. 5

    Ömer der ey gözü âhû yeter cevrin cihandır bu

    Vefâdan geçtim ey mehrû cefâna yok mudur

    1Ömer der ki: ey ceylan gözlü, yeter artık; burası dünyadır.

    2Ey ay yüzlü, vefadan vazgeçtim; cefanın bir sonu yok mudur?

    Mahlaslı beyit “cihandır bu” diyerek sevgiliye dünyanın geçiciliğini hatırlatır ve cefa için “yeter” der. Ömer “vefâdan geçtim” sözüyle olumlu karşılık beklentisini en aza indirmiştir; artık istediği yalnız eziyetin sınırıdır. “Cefâna yok mudur gayet” sorusu, umudu kavuşmadan son bulacak acıya indirir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.242 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer der ey gözü âhû yeter cevrin cihandır bu mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n242-3CC00D867736. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.242, PDF 208; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÇeşmi Siyeh, Hoş Âmedî
El irişmez zülfüne çeşmi siyeh hoş âmedî hoş
Âşık Ömer · Musammat

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

kadîmî

Eskiden beri süren, köklü.

Cefâ vü cevriniz

Eziyetiniz ve incitmeniz.

tâkat

Dayanma gücü.

mâ’den

Madendir; burada sevgilinin değerli özü için kaynak imgesi.

akrânın

Eşin, benzerin.

sehî kamet

Servi gibi uzun, düzgün boylu sevgili.

serencâmım

Başımdan geçen uzun maceram.

gayet

Son, sınır.