DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şeyh Gâlib/Efendimsin cihânda itibârım varsa sendendir
Gazel · 18. yüzyıl

Efendimsin cihânda itibârım varsa sendendir

Sahip olduğu her şeyi bir başkasına yazan, muhatabının adını ancak son beyitte söyleyen ve Mevlânâ’ya sığınmayla biten on beyitlik gazel.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Efendimsin cihânda itibârım varsa sendendir

    Meyân-ı âşıkânda iştihârım varsa sendendir

    1Efendimsin; bu dünyada bir saygınlığım varsa senden gelir.

    2Âşıklar arasında bir ünüm varsa o da senden.

    Gazel ilk beyitte iki kazancı birden başkasına devrediyor: itibar ve şöhret. ‘Efendimsin’ hitabının kime söylendiği ise on beyit boyunca saklanıyor; borç önce ilan ediliyor, alacaklının adı en sona bırakılıyor.

  2. 2

    Benim feyz-i hayâtım hâsılı rûh-ı revânımsın

    Eger sermâye-i ömrümde kârım varsa sendendir

    1Hayatımın bereketi, kısacası akıp giden ruhumsun.

    2Ömür sermayemde bir kâr varsa o senden.

    Ticaret defteri şiire giriyor: sermaye, kâr, hesap. Ömrünü bir kese gibi sayan şair kazancın tamamını karşı tarafa yazınca, kendi payına yalnız harcanan zaman kalıyor.

  3. 3

    Veren bu sûret-i mevhûma revnak reng-i hüsnündür

    Gülistân-ı hayâlim nev-bahârım varsa sendendir

    1Bu var sanılan görüntüye parlaklık veren, senin güzelliğinin rengidir.

    2Hayal gül bahçemde bir ilkbahar varsa o senden.

    ‘Sûret-i mevhûm’ var sanılan, aslında olmayan bir görüntüdür. Gâlib kendi varlığını ödünç sayıyor; rengi geri alınırsa bakılacak bir yüz de kalmıyor.

  4. 4

    Felekden zerre mikdâr olmadım devrinde rencîde

    Ger ey âh u zârım varsa sendendir

    1Senin devrinde felekten zerre kadar incinmedim.

    2Ey aydınlık güneş, bir âhım ve ağlayışım varsa o da senden.

    Beyit önce feleği temize çıkarıyor, sonra şikâyeti doğrudan sevgiliye çeviriyor. Acının kaynağı dışarıda değil: âşığı ağlatan şey, onu koruyan ışığın kendisi.

  5. 5

    Senin -i hicrânınım sen şem’-i vuslatsın

    Beher şeb hâhiş-i bûs u kenârım varsa sendendir

    1Ben senin ayrılığının pervanesiyim, sen kavuşmanın mumusun.

    2Her gece bir öpüş ve sarılma isteğim varsa o senden.

    Mum kavuşma, pervane ayrılık oluyor; ikisi aynı alevde buluşuyor. Arzunun kaynağı da karşı tarafa verilince âşık kendi isteğini bile mülkü sayamıyor.

  6. 6

    Şehîd-i aşkın oldum lâle zâr-ı dâgdır sînem

    Çerâg-ı türbetin şem’-i mezârım varsa sendendir

    1Aşkının şehidi oldum, göğsüm yaralardan bir lale bahçesine döndü.

    2Türbeni aydınlatan kandil, mezar mumum varsa o senden.

    Lale, ortasındaki siyah lekeyle yaraya benzer; göğüs bir tarla gibi yara açıyor. Şehitlik iddiası büyük, karşılığında istenen şey tek bir mum.

  7. 7

    Gören serkeştelikde gird-bâd-ı deşt zanneyler

    Fenâ-ender-fenâyım her ne varım varsa sendendir

    1Beni bu başıboşlukta gören, çölde dönen bir hortum sanır.

    2Yokluk içinde yokum; neyim varsa senden.

    Hortum uzaktan gövdeli bir varlık gibi görünür, yaklaşınca içinde yalnız toz döndüğü anlaşılır. Şair kendini tam böyle tarif ediyor: dönüşü var, gövdesi yok.

  8. 8

    Niçin âvâre kıldın gevher-i galtânın olmuşken

    Gönül âyînesinde bir gubârım varsa sendendir

    1Yuvarlanan incin olmuşken beni niçin başıboş bıraktın?

    2Gönül aynasında bir toz varsa o senden.

    Sitem yalnız ilk dizede beliriyor ve daha beyit bitmeden geri alınıyor. Aynadaki tozun sahibi de sevgili sayılınca, şikâyet götürülecek bir muhatap kalmıyor.

  9. 9

    Şafak-tâb eyledin peymânemi hunâb ile sâkî

    Sabah-ı sohbet-i meyde humârım varsa sendendir

    1Ey saki, kadehimi kanlı suyla şafak rengine boyadın.

    2Şarap sohbetinin sabahında bir baş ağrım varsa o senden.

    Kadehteki kırmızı şarap değil kan, şafak da geceyi değil ayılmayı getiriyor. Sarhoşluğun bedeli sabaha kalıyor ve o hesap da sevgiliye kesiliyor.

  10. 10

    Sanadır ilticâsı Gâlib’in yâ Hazret-i Monlâ

    Başımda bir -ı iftihârım varsa sendendir

    1Ey Hazret-i Mevlânâ, Gâlib’in sığınağı sensin.

    2Başımda övünülecek bir külah varsa o senden.

    Muhatabın adı ancak burada söyleniyor: Mevlânâ. Dokuz beyit boyunca sevgili sanılan kişi bir pîr çıkınca, baştaki Mevlevî sikkesi de rütbe nişanına dönüşüyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı e-kitap neşri (Kültür Eserleri 429, hzl. Prof. Dr. Naci Okçu) esas alındı. Bu neşirde matla ‘itibârım var sendedir’ dizilmiş; gazelin redifi tek olduğu ve vezin ancak ‘varsa sendendir’ okuyuşuyla tamamlandığı için Türkel Oter–Yıldırım’ın Türkiyat Araştırmaları Dergisi’ndeki (s. 218) okuyuşu izlendi; 2, 8, 9 ve 10. beyitlerdeki ‘sendedir’ dizgileri de redife göre birleştirildi, 5. beyitteki ‘ber-her şeb’ vezin gereği ‘beher şeb’ okundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düşdüŞeyh Gâlib · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

iştihâr

Ün kazanma, tanınma

sûret-i mevhûm

Gerçekte var olmayan, var sanılan görüntü

mihr-i münevver

Aydınlık güneş; sevgili için kullanılan ışık imgesi

pervâne

Muma dönüp yanan kelebek; âşığın simgesi

fenâ-ender-fenâ

Yokluk içinde yokluk; benliğin tamamen erimesi

gevher-i galtân

Yuvarlanan iri inci

humâr

Sarhoşluk geçtikten sonraki baş ağrısı ve bitkinlik

külâh

Mevlevî sikkesi; burada iftihar edilen başlık