Bendeem Şâhâ Ezel Nûr-i Sıfâtın Hakkiçün
Bir düvâzdeh imâm: on iki imamı sırasıyla anarak yemin eden gazel. Şiirin bütünü tek bir cümledir — altı beyit boyunca “…hakkiçün” diye yeminler dizilir, cümlenin isteği ancak son beytin ilk dizesinde söylenir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bendeem şâhâ ezel nûr-i sıfâtın
Sâkıy-i mahşer Muhammed Mustafa’nın
1Ey şah, ezelî sıfat nurun hakkı için kulunum;
2mahşerin sâkîsi Muhammed Mustafa'nın hakkı için.
- 2
Mahremi şâhın ezelden Fâtıma bint-i Nebi
ü Aliy-yel- M urtazâ’nın hakkıçün
1Şahın ezelden sırdaşı, Peygamber kızı Fâtıma;
2Düldül ve Kanber, Ali el-Murtazâ'nın hakkı için.
Yemin listesi hanedanın çevresine kadar genişliyor: Ali'nin katırı Düldül ile hizmetkârı Kanber, Fâtıma ile aynı dizede anılıyor. Ehl-i Beyt sevgisinin bu şiirde insanla sınırlı olmadığını gösteriyor. Redif bu beyitte “hakkıçün” dizilmiş; kaynağın imlâsı korundu.
- 3
Cân ü başı hânedânın yoluna terk iderim
Şah Hasen ü Şah Hüseyn Zeynel-abâ’nın
1Canı başı hanedanın yoluna terk ederim;
2Şah Hasan ve Şah Hüseyin, Zeynelâbâ'nın hakkı için.
İkinci, üçüncü ve dördüncü imamlar. Bu beyit listeyi bir kez kesiyor: ilk dize ad saymıyor, bir eylem bildiriyor — canı feda etmek. Yemin dizisi böylece kuru bir künye olmaktan çıkıp bedeli olan bir söze bağlanıyor.
- 4
Bâkır-ı sâdıkdürür gönlümde îmânım benim
Mûsi-i Kâzım Ali Mûsâ Rızâ’nın
1Gönlümdeki imanım sadık Bâkır'dır;
2Musa Kâzım, Ali Musa Rızâ'nın hakkı için.
Beyit basılı biçimiyle ‘Bâkır-ı sâdık’ sözünü, ardından Musa Kâzım ile Ali Musa Rızâ adlarını taşır. Yorum sıkışmış ibareden metinde açıkça bulunmayan ayrı bir kişi adı üretmez; yemin dizisinin basılı sırasını korur.
- 5
Şah Takıy şâh-ı cihandır hem Nakıy nûr-i iman
Yokdürür sözde hilâf şems-i duhânın
1Şah Takî cihanın şahıdır, Nakî de iman nurudur;
2sözde aykırılık yoktur, kuşluk güneşinin hakkı için.
Dokuzuncu ve onuncu imamlar. Yeminin nesnesi burada ilk kez bir kişi değil, Kur'an'dan bir görüntü: “şems-i duhâ”, Duhâ sûresine gönderme yapan kuşluk güneşi. Araya giren “sözde hilâf yok” cümlesi de yeminin kendi doğruluğunu yeminle pekiştiriyor.
- 6
lâ’netim var -i Mervâ’na yakin
Ol îmam-ı Askerî Al-i, abâ’nın
1Mervan'ın soyuna yüz binlerce lânetim var, muhakkak;
2o İmam Askerî, Âl-i abânın hakkı için.
Yemin dizisinin tek lânet sözü Mervân tohumu üzerine yönelir; ardından İmam Askerî ve Âl-i abâ anılır. Sert tarihsel taraf tutma şiirin kendi sesidir; bir topluluğa ilişkin güncel hüküm olarak genişletilmez.
- 7
Yâ İlâhî bu Hatâyî’nin günâhın afv kıl
Şah Muhammed Mehdi-i sâhib zamâmn
1Ey Allah'ım, bu Hatâyî'nin günahını affet;
2Şah Muhammed Mehdî sahip zamanın hakkı için.
On üç dize süren yemin nihayet bir cümle oluyor: bütün o adlar tek bir dilek için sıralanmıştı — bağışlanma. On ikinci imam, gelmesi beklenen Mehdî, hem listeyi hem şiiri kapatıyor. Kaynakta redif “zamâmn” dizilmiş, düzeltilmedi.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144009 numaralı sürüm esas alındı; sayfa numarası (— 28 —) metne alınmadı. Kaynaktaki dizgi kazaları düzeltilmeden bırakıldı: “M urtazâ’nın” sözünün ortasındaki boşluk, “Al-i, abâ’nın” içindeki kaçak virgül, “zamâmn” (zamânın olmalı) ve redifin bir beyitte “hakkıçün” dizilmesi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir kandilden bir kandile atıldımŞah İsmail Hatâyî · Nefes→
Redif bir yemin sözü: “hakkiçün”. Bu tercih gazelin sözdizimini askıya alıyor, çünkü yemin kendi başına cümle olmaz, bir isteğe bağlanır. Şair o isteği on üç dize boyunca söylemeyecek. İlk kelime “bendeem” bütün şiirin duruşunu belirliyor: konuşan kul.