DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şeyh Gâlib/Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düşdü
Gazel · 18. yüzyıl

Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düşdü

Gönlü taşlık bir yolda kırılan cam kayığa benzeten, ezel meclisinde payına paramparça bir kalp düştüğünü söyleyen ve Mevlevî yolunda şaşkın kalışla biten yedi beyitlik gazel.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yine -ı derûnum kırılıp kenâre düşdü

    Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâra düşdü

    1İçimin küçük kayığı yine kırılıp kıyıya vurdu.

    2Dayanır mı, camdan yapılmadır; taşlık bir yola düştü.

    Gâlib gönlü önce kayık, hemen ardından cam yapıyor; iki imge tek dizede üst üste biniyor. Kırılma haber verilmiyor, kırılmanın kaçınılmazlığı soruluyor.

  2. 2

    O zamân ki bezm-i cânda bölüşüldü

    Bize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düşdü

    1Can meclisinde murat kumaşı paylaştırıldığı zaman

    2sevgiden bize düşen pay paramparça bir gönül oldu.

    Ezel meclisi bir kumaş taksimine dönüşüyor; herkes bir parça alıyor. Şairin payına düşen ise dikilecek bir kumaş değil, önceden yırtılmış bir yürek.

  3. 3

    Gehî zîr-i serde desti geh ayağı koltuğunda

    Düşe kalka der-i lutf-ı yâra düşdü

    1Kimi zaman eli başının altında, kimi zaman ayağı koltuğunda

    2gam hastası düşe kalka sevgilinin lütuf kapısına vardı.

    ‘Ayak’ hem uzuv hem kadeh demektir; koltuğunda kadeh taşıyan bir sarhoş da görünür. Hasta ile sarhoş aynı gövdede yürüyüp aynı kapıya yığılıyor.

  4. 4

    Erişüp bahâra bülbül yenilendi sohbet-i gül

    Yine nevbet-i tahammül dil-i bî-karâra düşdü

    1Bülbül bahara kavuştu, gülle sohbeti tazelendi.

    2Katlanma sırası yine o kararsız gönle geldi.

    Mevsim dönüyor, bülbülle gülün meclisi tazeleniyor, herkes yerine oturuyor. Bu düzenli devirde tek değişmeyen şey nöbetin dönüp dolaşıp hep aynı gönle çıkması.

  5. 5

    Meh-i burc-ı ârızında gönül oldu mâil

    Bana kendi tâli’imden bu siyeh sitâre düşdü

    1Gönül, yanağının burcundaki aya, hâleye tutuldu.

    2Bana kendi talihimden bu kara yıldız düştü.

    Yanak bir gökyüzü, ben bir yıldız oluyor; âşık göğe bakar gibi yüze bakıyor. Aynı yıldız uzaktan güzellik, kendi burcunda kara bir baht sayılıyor.

  6. 6

    Süzülüp o çeşm-i âhû dedi zevk-i vasla

    Bu degildi neyleyim bu yolum intizâra düşdü

    1O ceylan gözü süzülüp kavuşma zevkine ‘Yâ Hû’ dedi.

    2Beklediğim bu değildi, ne yapayım; yolum beklemeye düştü.

    Süzülen tek bir bakış, dervişin vedalaşma nidasıyla kavuşma ihtimalini kapatıyor. Reddediliş burada öfke değil şaşkınlık üretiyor: âşık kendi yolunu artık tanımıyor.

  7. 7

    Reh-i Mevlevîde Gâlib bu sıfatla kaldı hayrân

    Kimi terk-i nâm ü şâna kimi itibâre düşdü

    1Gâlib, Mevlevî yolunda bu hâliyle şaşkın kaldı.

    2Kimi ad ve şanı bırakmaya, kimi itibar peşine düştü.

    Son beyit aynı yolda yürüyen iki insanı yan yana koyuyor: biri adını bırakıyor, öteki ad kazanmaya çalışıyor. Şair hangisinde durduğunu söylemiyor, ‘hayrân’ kalıyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Kültür ve Turizm Bakanlığı e-kitap neşri (hzl. Naci Okçu) esas alındı. Ahmet Akgül’ün RumeliDE’deki incelemesi aynı gazeli Okçu’nun 1993 basımından ‘kenâra düştü / yâre düştü / itibâra düştü’ biçiminde aktarıyor; e-kitaptaki ‘kenâre / yâra / itibâre’ yazımları korundu. Beşinci beyitteki ‘oldu-hâle’ dizgi tiresi kaldırıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGül âteş gülbün âteş gülşen âteş cûy-bâr âteşŞeyh Gâlib · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

zevrak

Küçük kayık, sandal

reh-i seng-sâr

Taşlık, kayalık yol

bezm-i cân

Ruhların ezelde toplandığı meclis

kâle-i kâm

Murat kumaşı; paylaştırılan istek payı

haste-i gam

Gam hastası, kederden bitkin düşmüş kimse

hâle

Ayın çevresindeki ışık halkası

Yâ Hû

Tasavvufta hem zikir hem vedalaşma nidası

terk-i nâm ü şân

Ad ve şöhretten vazgeçme