DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Elimle ihtiyârım gamze-i bîdâda ben verdim
Şiir · 17. yüzyıl

Elimle ihtiyârım gamze-i bîdâda ben verdim

Âşık kendi iradesini zalim bakışa teslim ettiğini söyler; sevgiliye güç verenin de kendisi olduğunu kabul eder. Ferhat ve aşk külahı imgelerinden sonra ömür taneleri tükenir, ruh kuşu avcının eline verilir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Elimle ben verdim

    Yazıklar ol yetîmi cellâda ben verdim

    1Kendi elimle irademi o zalim bakışa verdim.

    2Yazık, o günahsız yetimi cellada ben teslim ettim.

    İrade, sevgilinin zalim gamzesine konuşanın kendi eliyle teslim ettiği bir emanet gibi gösterilir. Günahsız yetim benzetmesi, korunmasız iradeyi cellada vermenin pişmanlığını büyütür. Suç yalnız sevgiliye yüklenmez; âşık kendi payını açıkça kabul eder.

  2. 2

    Nola hançer çeküp bu bendesin kasd-ı helâk etse

    mecliste ana hadden ziyâde bâde ben verdim

    1Şimdi hançer çekip bu kulunu öldürmeye kalksa şaşılır mı?

    2Mecliste ona ölçüyü aşacak kadar şarabı ben verdim.

    Sevgilinin hançer çekip öldürmeye yönelmesi, mecliste ona fazla şarap sunulmasının sonucu gibi okunur. Konuşan yine eylemin başlangıcını kendine bağlar. Birim, aşk meclisindeki cömertliği ölüm tehdidine dönüşen bir yetkilendirme olarak kurar.

  3. 3

    ezber eylemiş ma’nâyı öğrenmiş

    Anı bir iken ol üstâda ben verdim

    1Aşkın bütün inceliklerini ezberlemiş, anlamını öğrenmiş.

    2Onu bir ‘akl-ı evvel’ iken o ustaya ben verdim; terim tanıksız açılmadı.

    Sevgilinin aşk ilimlerini ezberleyip anlamı öğrenmesi, onun ustaya verilmesinden önce kurulur. ‘Akl-ı evvel’ hem tarihsel bir metafizik terim hem de üstün veya ilk akıl çağrışımı taşıyabilir; ikinci tanık bulunmadığı için modern satır bunu ‘önceki saf hâl’ diye daraltmaz ve özgün terimi görünür bırakır.

  4. 4

    kıldım işgalinden işbu

    Külâh-ı aşkı çün ol ’a ben verdim

    1Bu mihnet yurdunun uğraşlarından vazgeçtim.

    2Aşk külahını o Ferhat kazmasına verdim; külah ile kazma arasındaki bağ kapalıdır.

    Konuşan mihnet yurdunun meşguliyetlerinden el çektiğini söyler. İkinci dizedeki ‘tîşe-i Ferhâd’ açıkça Ferhat’ın kazmasıdır, ikinci bir külah değildir; buna karşılık aşk külahını kazmaya verme ilişkisinin mecazı kapalı kalır. Yorum kazmayı korur, fakat bu nesne bağını yeni bir efsane ayrıntısıyla tamamlamaz.

  5. 5

    Tükendi dâne-i ömrüm Ömer sahn-ı vücûdümde

    Çıkardım niçe ben verdim

    1Ömer, varlık meydanımda ömür tanelerim tükendi.

    2Ruh kuşumu çıkardım; nice avcıya ben teslim ettim.

    Ömür, varlık meydanına saçılmış ve artık tükenmiş taneler olarak tasarlanır. Bunun ardından ruh bir kuş gibi bedenden çıkarılıp avcıya verilir. Mahlas, ölüm imgesini kişisel kapanışa bağlar; kaç ayrı avcı bulunduğu metinden kesinleştirilmez.

Kavram sözlüğü (10) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.203 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n203-FD16A3A5BE6B. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.203, PDF 195; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEttin mi cefâ ilmini tahsil küçücüktenÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

10 kavram bulundu.

ihtiyârım

İradem, seçme gücüm.

gamze-i bîdâda

Zalim veya adaletsiz bakışa.

bîgüneh

Günahsız.

Fünûn-i aşkı

Aşkın sanat ve inceliklerini.

Ferâgat

Vazgeçme, el çekme.

mihnet âbâdın

Sıkıntıyla dolu yerin.

mürg-i rûhumu

Ruh kuşumu.

sayyâda

Avcıya.

akl-ı evvel

İlk veya üstün akıl ve metafizik terim çağrışımları taşıyan özgün yüzey; tek tanıkla ‘önceki saf hâl’ diye kesinleştirilmedi.

tîşe-i Ferhâd

Ferhat’ın kazması; aşk külahının kazmaya verilmesi bağı basılı dizede kapalıdır.