DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ettin mi cefâ ilmini tahsil küçücükten
Şiir · 17. yüzyıl

Ettin mi cefâ ilmini tahsil küçücükten

Şair sevgilinin eziyeti küçük yaşta bir ilim gibi öğrenip öğrenmediğini sorar; tatlı dil, merhamet ve iyi huy öğretmeye çalışır. Eksik ‘lemi ârâ’ yüzeyini dünyayı süsleme diye tamamlamadan, Ömer’in değerinin bilinmesini ister.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ettin mi küçücükten

    Ne sendeki bu küçücükten

    1Eziyet ilmini küçük yaştan mı öğrendin?

    2Verdiğin sözü daha küçüklükten niçin böyle yorumlayıp değiştiriyorsun?

    Cefa, doğuştan bir huy değil “tahsil” edilebilecek ilim gibi sorulur; sevgilinin zalimliği okul başarısına dönüştürülerek iğnelenir. İkinci dizedeki “va’deye te’vil” verilen sözün açıklamalarla başka yöne çekildiğini düşündürür. Çocukluk redifi, söz bozmanın bile erken öğrenildiği sitemini büyütür.

  2. 2

    mi beslemiş anan seni ey mâh

    dil küçücükten

    1Ey ay yüzlü, annen seni şekerle mi besledi?

    2Dilini papağan gibi daha küçüklükten eğitmeyi sürdür.

    Annenin sevgiliyi şekerle beslemiş olması ilk dizede onun tatlılığına olası bir kaynak sunar. Şair ardından bu tadın dile geçmesini ister ve “tûtî”yi konuşma öğretilebilen papağan olarak kullanır. Sevgilinin yüzü ay kadar parlak olsa da dilinin ayrıca eğitim görmesi gerekir.

  3. 3

    Ağlar gezer ol olanlar

    Sen böyle gazûb olma kerem kıl küçücükten

    1Sana hayran kul olanlar ağlayarak dolaşır.

    2Böyle öfkeli olma; daha küçüklükten merhamet göster.

    Sevgiliye hayran olanlar “bende” diye kulluk konumunda durur, fakat bu bağlılığın karşılığı ağlayarak dolaşmaktır. “Gazûb” sevgilinin süreğen öfkesini adlandırır; hemen ardından “kerem kıl” buyruğu gelir. Şair karakteri değişmez yazgı saymaz, küçük yaştan merhametle düzeltilebilecek huy kabul eder.

  4. 4

    Bu hüsnile sen lemi ârâ olacaksın

    Hüsnün gibi et küçücükten

    1Bu güzellikle sen “lemi ârâ” olacaksın; eksik yüzey kesinleştirilemez.

    2Güzelliğin gibi huyunu da daha küçüklükten olgunlaştır.

    Kaynak dizedeki “lemi ârâ” yüzeyinin başı eksik olduğundan tamlama sessizce “âlemi ârâ” diye tamamlanamaz ve kesin bir dünya anlamına bağlanamaz. Buna karşı beyitin ikinci çizgisi açıktır: şair mevcut dış güzelliği “hüsn” ile överken huy için ayrıca “tekmil” ister; görünüşteki olgunluk, ahlakın da tamamlandığını kanıtlamaz.

  5. 5

    Akl ile güzel fehmedeğör

    Sen bu Ömer’in kıymetini bil küçücükten

    1Akılla düşünerek eski sevgiliyi güzelce anla.

    2Sen bu Ömer’in değerini daha küçüklükten bil.

    Son beyit sevgiliden “yâr-ı kadîm”i, yani eski ve köklü bağlılık sahibini akılla tanımasını ister. Mahlas ikinci dizede doğrudan değer hesabına girer: bilinmesi gereken şey Ömer’in “kıymeti”dir. Tekrarlanan küçüklük sözü, bu tanımanın gecikmeden başlaması gerektiğini vurgular.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.219 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Sen bu Ömer’in kıymetini bil küçücükten mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n219-408360E24BE2. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.219, PDF 201; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBaharın Geldiği Zamandır
Evvel bahar gülzar ile yaz gelür
Âşık Ömer · Bahar koşması

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

cefâ ilmini tahsil

Eziyet bilgisini öğrenme.

va’deye te’vil

Verilen sözü başka yoruma çekme.

Sükker ile

Şekerle.

Ta’lîm edegör

Öğretmeyi sürdür.

tûtî gibi

Papağan gibi.

bende-i hayrânın

Hayran kulun.

hulkunu tekmil

Huyunu olgunlaştır.

yâr-ı kadîmi

Eski, öteden beri bağlı sevgiliyi.