DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Pir Sultan Abdal/Enelhak deyüben dikildim dâra
Kaynaklı metin
Nefes · 16. yüzyıl

Enelhak deyüben dikildim dâra

Darağacına çıkmayı sorgu, terazi ve kıldan köprüyle süren bir hesap yolculuğuna dönüştüren; ‘Enelhak’ sözünü suçlamadan cennet kapısına çeviren beş dörtlüklük nefes.

Özgün metin
  1. 1

    Enelhak deyüben dikildim dâra

    Edeb erkân bize doğru yol oldu

    Geldi zebâniler sual sormağa

    Hak Muhammed Ali yardımcı oldu

    Günümüz Türkçesi +

    1‘Ben Hakk’ım’ deyip darağacına dikildim.

    2Yolun edebi ve kuralı bize doğru yol oldu.

    3Azap melekleri gelip beni sorguya çekti.

    4Hak, Muhammed ve Ali yardımcım oldu.

    Dörtlük yorumu +

    ‘Enelhak’ Hallâc’ın idam sözüdür; Pir Sultan onu darağacının altında tekrarlıyor. Ceza anı böylece yolun başlangıcına dönüşüyor: sorgu gelirken yardım da geliyor, ama önce asılmak gerekiyor.

  2. 2

    Enelhak’tır mü’minlerin kapusu

    Dâra durdu meleklerin hepisi

    İçinden açıldı Cennet kapusu

    Hak’kın emri ile bize gel oldu

    Günümüz Türkçesi +

    1‘Enelhak’ müminlerin kapısıdır.

    2Bütün melekler o darın önünde saf tuttu.

    3O kapının içinden cennetin kapısı açıldı.

    4Hakk’ın buyruğuyla bize ‘gel’ denildi.

    Dörtlük yorumu +

    Darağacı bir kapıya dönüşüyor; meleklerin seyirci değil saf tutan bir kalabalık olması infazı törene çeviriyor. Çağrı ‘gel’ sözüyle geliyor: içeri girmenin bedeli dışarıdaki hayattan çıkmak.

  3. 3

    Bir kapu açıldı içeri girdim

    Hak terâzi mizan ben anda gördüm

    Bir ayak üzere bir saat durdum

    Sızdı iliklerim kemik dâl oldu

    Günümüz Türkçesi +

    1Bir kapı açıldı, içeri girdim.

    2Hakk’ın adalet terazisini orada gördüm.

    3Tek ayak üzerinde bir saat durdum.

    4İliklerim sızdı, kemiğim dal gibi kaldı.

    Dörtlük yorumu +

    Hesap sahnesinde ölçü aleti ile beden yan yana duruyor: terazi tartarken şair tek ayak üstünde eriyor. ‘Bir saat’ sözü mahşeri soyut bir zamandan çıkarıp sayılabilir bir süreye indiriyor, dayanılmaz kılan da bu.

  4. 4

    Bir dolu sundular bize iç deyu

    Arkamızdan heybet oldu göç deyu

    Kıldan köprü yaradıldı geç deyu

    Üstüne uğradım tozlu yol oldu

    Günümüz Türkçesi +

    1Bize bir dolu kadeh sunup ‘iç’ dediler.

    2Arkamızdan bir heybet gelip ‘göç’ dedi.

    3Kıldan bir köprü yaratıp ‘geç’ dediler.

    4Üzerine vardığımda tozlu bir yol oldu.

    Dörtlük yorumu +

    Üç buyruk arka arkaya geliyor: iç, göç, geç. Kıldan köprünün ayak basılınca tozlu bir yola dönüşmesi, korkulan sınavın geçenler için sıradan bir güzergâh olduğunu söylüyor.

  5. 5

    Pîr Sultan Abdal’ım şahların şâhı

    Elinde var idi Ali’nin âhı

    Görsem men pîrimi dönmem bir dahi

    Mahabbetler durağımız göl oldu

    Günümüz Türkçesi +

    1Ben Pir Sultan Abdal’ım; şahların şahı odur.

    2Elinde Ali’nin âhı vardı.

    3Pirimi bir görsem, bir daha yolumdan dönmem.

    4Muhabbetlerimizin durağı bir göl oldu.

    Dörtlük yorumu +

    Şiir ateşle başlayıp suyla bitiyor: âhın yerini bir göl alıyor. Yine de ‘görsem’ sözü dileği tamamlanmamış bırakıyor; pirle buluşma bir vaat değil, dönmemeyi mümkün kılacak tek şart.

Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’taki 174069 numaralı sürüm esas alındı; sürüm, İstanbul Maarif Kitaphanesi’nin Pir Sultan Abdal Hayatı ve Şiirleri baskısını aktarır ve şiiri semâî olarak sınıflar. Dize başlarındaki görünmez boşluk karakterleri temizlendi; noktalama eklenmedi, ‘kapusu’ ve ‘deyu’ gibi imlalar kaynakta olduğu gibi bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Okumaya devam edin

Pir Sultan Abdal şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →