Enelhak deyüben dikildim dâra
Darağacına çıkmayı sorgu, terazi ve kıldan köprüyle süren bir hesap yolculuğuna dönüştüren; ‘Enelhak’ sözünü suçlamadan cennet kapısına çeviren beş dörtlüklük nefes.
- 1
Enelhak deyüben dikildim dâra
Edeb erkân bize doğru yol oldu
Geldi zebâniler sual sormağa
Hak Muhammed Ali yardımcı oldu
Günümüz Türkçesi +
1‘Ben Hakk’ım’ deyip darağacına dikildim.
2Yolun edebi ve kuralı bize doğru yol oldu.
3Azap melekleri gelip beni sorguya çekti.
4Hak, Muhammed ve Ali yardımcım oldu.
- 2
Enelhak’tır mü’minlerin kapusu
Dâra durdu meleklerin hepisi
İçinden açıldı Cennet kapusu
Hak’kın emri ile bize gel oldu
Günümüz Türkçesi +
1‘Enelhak’ müminlerin kapısıdır.
2Bütün melekler o darın önünde saf tuttu.
3O kapının içinden cennetin kapısı açıldı.
4Hakk’ın buyruğuyla bize ‘gel’ denildi.
Dörtlük yorumu +
Darağacı bir kapıya dönüşüyor; meleklerin seyirci değil saf tutan bir kalabalık olması infazı törene çeviriyor. Çağrı ‘gel’ sözüyle geliyor: içeri girmenin bedeli dışarıdaki hayattan çıkmak.
- 3
Bir kapu açıldı içeri girdim
Hak terâzi mizan ben anda gördüm
Bir ayak üzere bir saat durdum
Sızdı iliklerim kemik dâl oldu
Günümüz Türkçesi +
1Bir kapı açıldı, içeri girdim.
2Hakk’ın adalet terazisini orada gördüm.
3Tek ayak üzerinde bir saat durdum.
4İliklerim sızdı, kemiğim dal gibi kaldı.
Dörtlük yorumu +
Hesap sahnesinde ölçü aleti ile beden yan yana duruyor: terazi tartarken şair tek ayak üstünde eriyor. ‘Bir saat’ sözü mahşeri soyut bir zamandan çıkarıp sayılabilir bir süreye indiriyor, dayanılmaz kılan da bu.
- 4
Bir dolu sundular bize iç deyu
Arkamızdan heybet oldu göç deyu
Kıldan köprü yaradıldı geç deyu
Üstüne uğradım tozlu yol oldu
Günümüz Türkçesi +
1Bize bir dolu kadeh sunup ‘iç’ dediler.
2Arkamızdan bir heybet gelip ‘göç’ dedi.
3Kıldan bir köprü yaratıp ‘geç’ dediler.
4Üzerine vardığımda tozlu bir yol oldu.
Dörtlük yorumu +
Üç buyruk arka arkaya geliyor: iç, göç, geç. Kıldan köprünün ayak basılınca tozlu bir yola dönüşmesi, korkulan sınavın geçenler için sıradan bir güzergâh olduğunu söylüyor.
- 5
Pîr Sultan Abdal’ım şahların şâhı
Elinde var idi Ali’nin âhı
Görsem men pîrimi dönmem bir dahi
Mahabbetler durağımız göl oldu
Günümüz Türkçesi +
1Ben Pir Sultan Abdal’ım; şahların şahı odur.
2Elinde Ali’nin âhı vardı.
3Pirimi bir görsem, bir daha yolumdan dönmem.
4Muhabbetlerimizin durağı bir göl oldu.
Dörtlük yorumu +
Şiir ateşle başlayıp suyla bitiyor: âhın yerini bir göl alıyor. Yine de ‘görsem’ sözü dileği tamamlanmamış bırakıyor; pirle buluşma bir vaat değil, dönmemeyi mümkün kılacak tek şart.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 174069 numaralı sürüm esas alındı; sürüm, İstanbul Maarif Kitaphanesi’nin Pir Sultan Abdal Hayatı ve Şiirleri baskısını aktarır ve şiiri semâî olarak sınıflar. Dize başlarındaki görünmez boşluk karakterleri temizlendi; noktalama eklenmedi, ‘kapusu’ ve ‘deyu’ gibi imlalar kaynakta olduğu gibi bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dörtlük yorumu +
‘Enelhak’ Hallâc’ın idam sözüdür; Pir Sultan onu darağacının altında tekrarlıyor. Ceza anı böylece yolun başlangıcına dönüşüyor: sorgu gelirken yardım da geliyor, ama önce asılmak gerekiyor.