DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Pir Sultan Abdal/Yürü bre yalan dünya
Nefes · 16. yüzyıl

Yürü bre yalan dünya

Hasan ile Hüseyin’i, Düldül’ü ve Muhammed’in kefen bezini alıp giden dünyaya ‘yalan’ diye seslenen; her dörtlüğü aynı soruyla bağlayan beş dörtlüklük nefes.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yürü yalan dünya

    Yalan dünya değil misin

    Hasan ile Hüseyin’i

    Alan dünya değil misin

    1Yürü git be yalancı dünya!

    2Sen yalan dünya değil misin?

    3Hasan ile Hüseyin’i

    4elimizden alan dünya değil misin?

    Şiir dünyayı bir muhatap yapıp kovuyor; ‘bre’ sözü seslenişi kavgaya yaklaştırıyor. Suçlama da soyut kalmıyor: Kerbelâ’nın iki adıyla dünyanın hesabı somutlaşıyor.

  2. 2

    Ali bindi ata

    Can dayanmaz bu firkata

    Boz kurt ile kıyamete

    Kalan dünya değil misin

    1Ali, Düldül adlı atına bindi.

    2Can bu ayrılığa dayanamaz.

    3Boz kurtla birlikte kıyamete kadar

    4kalacak olan dünya değil misin?

    Ali atına biniyor, ayrılık başlıyor; şair dünyayı bu gidişin sahnesi saymakla yetinmiyor, ondan geride kalmakla suçluyor. Boz kurt sözü de dünyaya insanı değil yırtıcıyı yoldaş bırakıyor.

  3. 3

    Tanrı’nın Aslan’ın alan

    ’ü dağlara salan

    Yedi kere kalan

    Kalan dünya değil misin

    1Tanrı’nın Aslanı’nı elimizden alan,

    2Düldül’ü sahipsiz dağlara salan,

    3yedi kez bomboş kalan

    4dünya sen değil misin?

    Ali’nin gidişinden sonra atı dağlara kalıyor; binicisi olmayan Düldül, yitimin en sessiz kanıtı. ‘Yedi kere ıssız kalmak’ ise dünyaya süreklilik değil, tekrar tekrar boşalma kaderi yazıyor.

  4. 4

    Bak şu kışa bak şu güze

    Ciğer kebab döndü köze

    Muhammed’i bir top beze

    Saran dünya değil misin

    1Şu kışa bak, şu güze bak.

    2Ciğer kebap olup köze döndü.

    3Muhammed’i bir top beze

    4saran dünya değil misin?

    Mevsim dönüşü ile yanan ciğer aynı bakışın içine giriyor; dışarıdaki soğuk, içerideki kor. Peygamberi ‘bir top beze’ indiren dize ise ölümü ölçülebilir bir hesaba çeviriyor: kefen kadar.

  5. 5

    Pir Sultan’ım ne yatarsın

    Kurmuş çarhını dönersin

    Ne konarsın ne göçersin

    Kalan dünya değil misin

    1Pir Sultan’ım, ne yatıp duruyorsun?

    2Çarkını kurmuş, dönüp gidiyorsun.

    3Ne bir yere konuyorsun ne göç ediyorsun.

    4Geriye kalan dünya değil misin?

    Şair önce kendine çıkışıyor, sonra sözü yeniden dünyaya çeviriyor; iki muhatap tek dörtlükte iç içe giriyor. Ne konmak ne göçmek: dünyanın suçu durmadan dönmesi değil, hiçbir yere varmaması.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’taki 169855 numaralı sürüm esas alındı. Bu sürüm bir türkü sözü derlemesine dayanır, tenkitli neşre değil. Noktalama düzenlendi ve dize sonlarındaki fazla boşluklar temizlendi; ilk dizenin yedi heceli kalışı kaynakta olduğu gibi bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÇeke çeke ben bu derdden ölürümPir Sultan Abdal · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

bre

Öfkeli ya da sitemli seslenme sözü

Düldül

Hz. Muhammed’den Hz. Ali’ye geçen katırın adı

firkat

Ayrılık, ayrı düşmenin acısı

Tanrı’nın Aslanı

Hz. Ali’nin ‘Haydar’ ve ‘Esedullah’ adlarına dayanan sıfatı

ıssız

Sahipsiz, kimsesiz; boş

çarh

Dönen çark; feleğin dönüşü

göçmek

Konduğu yerden ayrılmak; ölmek

top bez

Rulo hâlinde kumaş; burada kefen