DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ziya Gökalp/Ergenekon (Ziya Gökalp)
Destanî anlatı şiiri · 20. yüzyıl

Ergenekon (Ziya Gökalp)

Türk tarihini Ergenekon’dan çıkış anlatısı çevresinde geniş bir soy ve fetih zinciri olarak kuran şiir, kapanışta yeni bir kurtarıcı ve yeniden aydınlanma beklentisini dile getirir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Biz Türk Han'ın beş oğluyuz,

    Gök Tanrı'nın öz kuluyuz,

    Beş bin yıllık bir orduyuz,

    Turan yurdu durağımız!

    Ak ordumuz sola gitti,

    Üç hakanlık tesis etti,

    "Medi", "Sümer Akad", "Hitti"

    Bu üç şanlı oymağımız!

    Birincisi Azerbaycan,

    İkincisi Geldanistan,

    Üçüncüsü Arz-ı Kenan,

    Fışkırdı üç kaynağımız!

    Gök ordumuz sağa vardı,

    Çin’i baştan başa sardı,

    Hiyong-nular bu Hanlardı,

    Set olmadı tutağımız!

    Kara ordu gitti, İskit,

    Ülkesinde yaptı bir çit.

    "Atilla ol, Şalon’a git",

    Sözü oldu adağımız!

    Kızıl ordu dağlar aştı,

    Efganlarla çok savaştı,

    Bir alayı Hind’e taştı,

    Sind oldu bir ırmağımız.

    Sarı ordu tekin durdu,

    Şehir yaptı, çiftlik kurdu,

    Uygurların bu iç yurdu,

    Kaldı ana toprağımız!

    Yüce Tanrı Oğuz Han’ı,

    Göndererek Türk hakanı,

    Birleştirdi beş Turan’ı,

    Doğdu güneş sancağımız!

    Oğuz Han’dan sonra Hanlar

    Kazandılar yüce şanlar,

    Bilinmek için bu boş anlar,

    Şahnamedir sorağımız,

    Yıllar geçti bir an geldi,

    Türk Tahtına İlhan geldi,

    Sağdan, soldan düşman geldi,

    Kurulmuştu tuzağımız.

    Verilmedi bir dem soluk,

    Kanlar aktı oluk oluk,

    Öldü bütün çoluk çocuk,

    Han, Bey, , Uşağımız.

    Yalnız Nököz ile Kıyan

    İki kızı alıp yayan,

    Bir sarp dağa attılar can

    Bunlar oldu kaçağımız.

    Dağdan dağa hep gizlice,

    Yürüdüler beş-on gece,

    Bir tan vaktı gayet ince,

    Bir iz oldu uğrağımız!

    Bu iz yolu çok uzattı,

    Sonra Alageyik çattı,

    Bir dik yardan bizi attı,

    Kanadı her bucağımız!

    Bir de baktık yeşil bir bağ

    Her tarafi bir yüce dağ,

    Geniş, fakat sıkı bir ağ,

    Dedik ne hoş bu ağımız!

    Alageyik çayır yerdi

    Yavrusunu emzirirdi,

    Bizi gördü meme verdi,

    Oldu Ana Kucağımız!

    Dörtyüz sene burda kaldık,

    Geyik arttı, biz çoğaldık,

    Çıkamadık İşe daldık,

    Pek şenlendi konağımız!

    Elma,erik çoktu yedik,

    Demir bulduk, ör işledik,

    "Bir gizli yol bulsak" dedik,

    Dağ delerdi bıçağımız!

    Kurt’tan hali iken bu yurt,

    Bir gün peyda oldu bir kurt,

    Bir geyiğe attı avurt,

    Gördü çoban yamağımız!

    Kurt bir delik buldu,gitti,

    Bir demirci takip etti,

    Ocak yaktı taş eritti,

    Açıldı yol kapağımız!

    Büyük sevinç, büyük müjde,

    Bayram yaptık kentte,köyde,

    Torun, oğul, baba, dede,

    Büyüğümüz, ufağımız!

    Demircye Bozkurt dendi

    Han tanıldı,taç giyildi,

    Yoldan önce kendi indi,

    Sağ elinde bayrağımız!

    kurdun adı,

    yurdun adı,

    Dörtyüzsene durdun hadi,

    Çık ey, yüzbin mızrağımız!

    Oldu sana Kaf bu eşik,

    Tarih kaldı delik,deşik,

    Artık yeter bu taş beşik,

    Oldu körpe yatağımız!

    Uzaklarda hoş ülkeler,

    Issız yurtlar seni bekler,

    İşte Kıpçak, işte Kaşgar,

    Ta karşıda Gökdağ’ımız!

    Tarhandağı gözler seni;

    Tanrı orada sözler seni,

    Dört asırdır özler seni,

    Tukin dağda otağımız!

    Turan, eski toprak bize;

    Hind, bir altın konak bize;

    Çin köşkleri kışlak bize,

    Tuna boyu yaylağımız!

    Yunus gibi çıktık Hut’tan!

    Büyük yurda küçük yurttan,

    Geyik girdik, doğduk kurttan.

    Kılıç oldu orağımız!

    Sartlık gitti, Uygurlandık.

    Soyumuzla gururlandık.

    Şamanlardan uğurlandık.

    Pirler oldu yardağımız!

    İlk yayıldık: Beşbalık’a!

    Karakurum, Elmalık’a

    Çin başladı zorbalığa,

    Ezdi onu tokmağımız!

    Sağa sola gitti ordu;

    Hind’e, Rum’a bir baş vurdu.

    Altın yuta düzen kurdu.

    Yine eski yasağımız!

    Alplerimiz girdi harbe,

    Düşmanlara attı darbe;

    Şimal, cenup, şarka, garbe,

    Akın etti kısrağımız!

    Türk ayağı hangi yurda,

    Basmışsa baş eğdi kurda!

    “Gökhan orda, Akhan burada!”

    Dedik gitti ayağımız!

    Tümen, Çin’e akın etti.

    Efrasiyab, Rum’a gitti.

    Tomris adı göğe yetti.

    Hüsrev oldu tutsağımız!

    Teleleri, Aktürkman’ı

    Toplamıştı Soğd’un Hanı,

    Çapul etti Eşkân(i), yân’ı

    Sevinç adlı soğdağımız!

    İlhan Mokan, Bilge Kağan,

    Gaznevi’den Mahmut Sultan,

    Selçuklulardan Alparslan Han,

    Birer şanlı koçağımız!

    Askerliği gördü atsız.

    Harzem Şah’ı oldu atsız.

    Bugün hakan, dün bir adsız:

    Böyle kayar kızağımız!

    Tonguz, Çin’e hakan oldu.

    Hıtay Türk’ü üryan oldu.

    İlk düşünen Gür Han oldu,

    “Birleşmeli ocağımız”!

    Cengiz bunu tasarladı.

    Dört bucağa ılgarladı.

    Türk soyunu toparladı,

    Turan oldu öz bağımız!

    Oğuz Han’dan beri mühmel,

    Kalmış idi büyük emel.

    Yüce dilek uzattı el.

    Ele geçti arağımız!

    Gökten yüce yıldızımız!

    Bir devr açtı her hızımız!

    Atilla bir Kırgız’ımız!

    Timurleng bir Kazak’ımız!

    Fatih aldı İstanbul’u.

    Babür, Hind’e eğdi yolu.

    Nadir sarstı sağı solu…

    Oldu bir son taslağımız!

    Bundan sonra talih döndü,

    Yıldızımız yine söndü,

    Karşımızda Rus göründü…

    Kesildi yurt otağımız!

    Kırım, Kazan heder oldu!

    Tuna, Kafkas beter oldu!

    Türkistan’da neler oldu?

    İşitmedi kulağımız!

    Yurt girince yâd eline,

    oldu yine!

    Çıkmaz mı bir ?

    Nurlanmaz mı çerağımız…

    1Biz, Türk Han’ın beş oğluyuz,

    2Gök Tanrı’nın öz kullarıyız,

    3Beş bin yıllık bir orduyuz,

    4Turan yurdu durağımız!

    5Ak ordumuz sola gitti,

    6Üç hakanlık kurdu,

    7"Medi", "Sümer Akad", "Hitti"

    8Bunlar üç şanlı boyumuzdur!

    9Birincisi Azerbaycan,

    10İkincisi Geldanistan,

    11Üçüncüsü Arz-ı Kenan,

    12Üç kaynağımız böyle fışkırdı!

    13Gök ordumuz sağa yöneldi,

    14Çin’i baştan başa kuşattı,

    15Hiyong-nular bu Hanlardı,

    16Hiçbir set bizi durduramadı!

    17Kara ordu İskit ülkesine gitti,

    18Orada kendine bir yurt kurdu.

    19"Atilla ol, Şalon’a git",

    20Bu söz bizim adağımız oldu!

    21Kızıl ordu dağlar aştı,

    22Efganlarla çok savaştı,

    23Bir alayı Hind’e taştı,

    24Sind oldu bir ırmağımız.

    25Sarı ordu yerinde huzurla kaldı,

    26Şehir yaptı, çiftlik kurdu,

    27Uygurların bu iç yurdu,

    28Orası ana toprağımız olarak kaldı!

    29Yüce Tanrı Oğuz Han’ı,

    30Göndererek Türk hakanı,

    31Beş Turan kolunu birleştirdi,

    32Doğdu güneş sancağımız!

    33Oğuz Han’dan sonra Hanlar

    34Kazandılar yüce şanlar,

    35Geçmişteki bu karanlık anları öğrenmek için,

    36Başvurduğumuz kaynak Şehname’dir,

    37Yıllar geçti bir an geldi,

    38Türk Tahtına İlhan geldi,

    39Sağdan, soldan düşman geldi,

    40Bize bir tuzak kurulmuştu.

    41Bize bir an bile soluk verilmedi,

    42Kanlar aktı oluk oluk,

    43Öldü bütün çoluk çocuk,

    44Hanımız, beyimiz, askerimiz ve uşağımız öldü.

    45Yalnız Nököz ile Kıyan

    46İki kızı yanlarına alıp yürüyerek,

    47Canlarını sarp bir dağa attılar.

    48Bunlar oldu kaçağımız.

    49Dağdan dağa hep gizlice,

    50Yürüdüler beş-on gece,

    51Tan vakti belli belirsiz,

    52İnce bir iz yollarına çıktı!

    53Bu iz yollarını epey uzattı,

    54Sonra Alageyik karşımıza çıktı,

    55Bizi dik bir yardan aşağı attı,

    56Her yanımız yaralandı!

    57Bir de baktık yeşil bir bağ

    58Her tarafında yüksek dağlar vardı,

    59Geniş, fakat sıkı bir ağ,

    60Dedik ne hoş bu ağımız!

    61Alageyik çayır yerdi

    62Yavrusunu emzirirdi,

    63Bizi gördü meme verdi,

    64Oldu Ana Kucağımız!

    65Burada dört yüz yıl kaldık,

    66Geyik arttı, biz çoğaldık,

    67Çıkış bulamayınca çalışmaya koyulduk,

    68Yurdumuz iyice şenlendi!

    69Elma ve erik boldu; yedik,

    70Demir bulduk, örs başında işledik,

    71"Bir gizli yol bulsak" dedik,

    72Dağ delerdi bıçağımız!

    73Bu yurtta hiç kurt yokken,

    74Bir gün bir kurt ortaya çıktı,

    75Bir geyiğin böğrüne saldırdı,

    76Gördü çoban yamağımız!

    77Kurt bir delik buldu, gitti,

    78Bir demirci onu izledi,

    79Ocak yakıp taşı eritti,

    80Kapalı yolumuz açıldı!

    81Büyük sevinç, büyük müjde,

    82Kentte ve köyde bayram yaptık,

    83Torun, oğul, baba, dede,

    84Büyüğümüz, ufağımız!

    85Demirciye Bozkurt adı verildi,

    86Han seçildi ve taç giydi,

    87Yoldan önce kendi indi,

    88Sağ elinde bayrağımız!

    89Börteçine kurdun adı,

    90Ergenekon yurdun adı,

    91Dört yüz yıl bekledin; artık ilerle,

    92Haydi, yüz bin mızrağımızla dışarı çık!

    93Bu eşik sana Kaf Dağı oldu,

    94Tarihte bu geçit bir delik olarak kaldı,

    95Bu taş beşikte kalmak artık yeter,

    96Oldu körpe yatağımız!

    97Uzaklarda hoş ülkeler,

    98Boş yurtlar seni bekliyor,

    99İşte Kıpçak, işte Kaşgar,

    100İşte karşıda Gökdağ’ımız!

    101Tarhandağı gözler seni;

    102Tanrı orada sözler seni,

    103Dört asırdır özler seni,

    104Tukin dağda otağımız!

    105Turan bizim eski toprağımızdır;

    106Hint ülkesi bize altın bir konaktır;

    107Çin köşkleri kışlağımızdır,

    108Tuna boyu da yaylağımızdır!

    109Yunus gibi balığın karnından çıktık!

    110Büyük yurda küçük yurttan,

    111Geyik olarak girdik, kurttan yeniden doğduk.

    112Kılıç oldu orağımız!

    113Yerleşik hayata geçip Uygurlaştık.

    114Soyumuzla gururlandık.

    115Şamanlardan uğurlandık.

    116Pirler yardımcımız oldu!

    117İlk yayıldık: Beşbalık’a!

    118Karakurum, Elmalık’a

    119Çin zorbalığa başlayınca,

    120Tokmağımız onu ezdi!

    121Sağa sola gitti ordu;

    122Hint’e ve Rum ülkesine yöneldi.

    123Altın yu[r]da düzen kurdu.

    124Eski töremiz yeniden yürürlükteydi!

    125Yiğitlerimiz savaşa girdi,

    126Düşmanlara ağır darbe vurdu;

    127Kuzeye, güneye, doğuya ve batıya,

    128Kısraklarımız akın etti!

    129Türk ayağı hangi yurda,

    130Basmışsa baş eğdi kurda!

    131“Gökhan orda, Akhan burada!”

    132Dedik gitti ayağımız!

    133Tümen, Çin’e akın etti.

    134Efrasiyab, Rum’a gitti.

    135Tomris adı göğe yetti.

    136Hüsrev oldu tutsağımız!

    137Teleleri, Aktürkman’ı

    138Toplamıştı Soğd’un Hanı,

    139Eşkâniyân’ı yağmaladı.

    140Sevinç adlı Soğdlu yiğidimiz!

    141İlhan Mokan, Bilge Kağan,

    142Gaznevi’den Mahmut Sultan,

    143Selçuklulardan Alparslan Han,

    144Her biri şanlı yiğitlerimizdir!

    145Atsız askerlik hizmetine girdi.

    146Atsız, Harzemşah oldu.

    147Bugün hakan, dün bir adsız:

    148Böyle kayar kızağımız!

    149Tonguz, Çin’e hakan oldu.

    150Hıtay Türk’ü üryan oldu.

    151İlk düşünen Gür Han oldu,

    152“Birleşmeli ocağımız”!

    153Cengiz bu birliği tasarladı.

    154Dört yana akın etti.

    155Türk boylarını yeniden topladı,

    156Turan ortak bağımız oldu!

    157Oğuz Han’dan beri ihmal edilmiş,

    158Büyük ülkü öylece kalmıştı.

    159Yüce dilek bize elini uzattı.

    160Aradığımız fırsat elimize geçti!

    161Gökten yüce yıldızımız!

    162Her atılımımız yeni bir dönem açtı!

    163Atilla bir Kırgız’ımız!

    164Timurleng bir Kazak’ımız!

    165Fatih aldı İstanbul’u.

    166Babür, Hind’e eğdi yolu.

    167Nadir sarstı sağı solu…

    168Bu, son büyük taslağımız oldu!

    169Bundan sonra talih tersine döndü,

    170Yıldızımız yine söndü,

    171Karşımızda Rus göründü…

    172Yurt çadırımız parçalandı!

    173Kırım ve Kazan yok edildi!

    174Tuna ile Kafkas daha da perişan oldu!

    175Türkistan’da neler oldu?

    176İşitmedi kulağımız!

    177Yurt yabancıların eline geçince,

    178Ülke yeniden Ergenekon’a döndü!

    179Çıkmaz mı bir Börteçine?

    180Işığımız yeniden parlamaz mı?

    Uzun anlatı, orduların dağılışından Ergenekon’daki sıkışmaya ve demir dağı eriterek çıkışa ilerler; bozkurt ile alageyik yol gösterici simgelerdir. Sonraki tarih sıralaması efsaneyi siyasal hafızaya bağlar, son sorular ise geçmiş çıkışı güncel bir yeniden doğuş beklentisine çevirir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Yazar başlığı sabit 145523 revizyonunda ve TEİS Ziya Gökalp maddesinde doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Yazar başlığı sabit 145523 revizyonunda ve TEİS Ziya Gökalp maddesinde doğrulandı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirYeşil Boncuk
Ben bir küçücük çocuğum,
Ziya Gökalp · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Ergenekon

Destanda Türklerin dört yüz yıl kapalı kaldığı yurt.

Börteçine

Ergenekon’dan çıkışa öncülük eden bozkurdun adı.

çeri

Asker.

otağ

Hükümdar veya komutan çadırı.

ılgarlamak

Hızla akın etmek.

çerağ

Kandil, ışık.