Irkımın Türküsü
Yedi bölüm ve tekrarlanan nakaratlarla Türk tarihini, dili, toplumsal erdemi, savaşçılığı ve vatan fikrini destansı bir topluluk türküsünde birleştirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Biz Oğuzlar soyu olan Türkleriz;
İlk ateşi parlatan,
İlk sabanla sert toprağa atan,
İlk ocağa temel koyan hep biziz.
1Biz Oğuzlar soyu olan Türkleriz;
2İlk ateşi parlatan,
3İlk sabanla sert toprağa tohum atan,
4İlk ocağa temel koyan hep biziz.
- 2
Her bucakta vahşî yeller eserken
Isığgöl’de çadır kuran biz vardık;
Ural’larda boz ayılar gezerken
İlk kervanı biz Uygurlar çıkardık.
1Her bucakta vahşî yeller eserken
2Issık Göl’de çadır kuran biz vardık;
3Ural’larda boz ayılar gezerken
4İlk kervanı biz Uygurlar çıkardık.
Issık Göl ile Ural çevresini Uygur kervanının uygarlık hafızasına bağlayan tarih sahnesi. “Her bucakta vahşî yeller eserken / Isığgöl’de çadır kuran biz vardık; / Ural’larda boz ayılar gezerken / İlk kervanı biz Uygurlar çıkardık.” Irkımın Türküsü 2 kaynak akışıdır; “Her bucakta vahşî yeller eserken / Issık Göl’de çadır kuran biz vardık; / Ural’larda boz ayılar gezerken / İlk kervanı biz Uygurlar çıkardık.” Irkımın Türküsü 2 güncel okumasıdır. Irkımın Türküsü 2 için Turan bağı öne çıkar.
- 3
Bakın, bizim öz Türkçemiz ne hoş dil;
Onun her bir nağmesi,
Gökten gelen hitap gibi saf sesi
Ne bülbüle, ne duduya eş değil.
1Bakın, bizim öz Türkçemiz ne hoş dil;
2Onun her bir nağmesi,
3Gökten gelen hitap gibi saf sesi
4Ne bülbüle ne de dudu kuşuna benzer.
Türkçenin nağmesini göksel hitapla ölçüp kuş seslerinden ayrı tutan dil övgüsü. Irkımın Türküsü 3 özgün sırası “Bakın, bizim öz Türkçemiz ne hoş dil; / Onun her bir nağmesi, / Gökten gelen hitap gibi saf sesi / Ne bülbüle, ne duduya eş değil.” biçimindedir; Irkımın Türküsü 3 hizalı aktarımı “Bakın, bizim öz Türkçemiz ne hoş dil; / Onun her bir nağmesi, / Gökten gelen hitap gibi saf sesi / Ne bülbüle ne de dudu kuşuna benzer.” olarak kalır. Irkımın Türküsü 3 Türklük izleğini taşır.
- 4
Bu dil alageyiklerin içtiği
Yakut renkli çaylar gibi şarıldar;
Orhun ile Kızılırmak gibi ki
Sularında ruhlarımız pırıldar.
1Bu dil alageyiklerin içtiği
2Yakut renkli çaylar gibi şarıldar;
3Orhun ile Kızılırmak gibi ki
4Sularında ruhlarımız pırıldar.
Dilin şırıltısını Yakut renkli çaylardan Orhun ve Kızılırmak sularına taşıyan akış imgesi. Irkımın Türküsü 4 tanık yüzeyi “Bu dil alageyiklerin içtiği / Yakut renkli çaylar gibi şarıldar; / Orhun ile Kızılırmak gibi ki / Sularında ruhlarımız pırıldar.” sözlerini verir; Irkımın Türküsü 4 okur yüzeyi “Bu dil alageyiklerin içtiği / Yakut renkli çaylar gibi şarıldar; / Orhun ile Kızılırmak gibi ki / Sularında ruhlarımız pırıldar.” dizilerini sunar. Irkımın Türküsü 4 dil çizgisini sürdürür.
- 5
Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
Ey ırklara altın destan yazanlar!
Biz devlerin, fillerin
Diz çöktüğü kuvvetiz;
Eski, yeni dillerin
Anlattığı milletiz!...
1Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
2Ey ırklara altın destan yazanlar!
3Biz devlerin, fillerin
4Diz çöktüğü kuvvetiz;
5Eski, yeni dillerin
6Anlattığı milletiz!...
Devlerle filleri diz çöktüren ortak kuvveti ilan eden ilk nakarat. Irkımın Türküsü 5 içindeki “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” dizilişi, Irkımın Türküsü 5 için “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” aktarımıyla eşleşir. Irkımın Türküsü 5 ahlâk vurgusunu belirginleştirir.
- 6
Biz Türklerde büyük, küçük tanılır;
Bizim için kan saçan,
Bize vermek için yol açan
Azizlerin sırasında anılır.
1Biz Türklerde büyük, küçük tanılır;
2Bizim için kan saçan,
3Bize kurtuluş vermek için yol açan
4Azizlerin sırasında anılır.
Topluluk uğruna kan dökenleri yaş ayrımı gözetmeden azizler arasına alan vefa ölçüsü. Irkımın Türküsü 6 doğrudan kaynağı “Biz Türklerde büyük, küçük tanılır; / Bizim için kan saçan, / Bize necat vermek için yol açan / Azizlerin sırasında anılır.” şeklindedir; Irkımın Türküsü 6 doğal karşılığı “Biz Türklerde büyük, küçük tanılır; / Bizim için kan saçan, / Bize kurtuluş vermek için yol açan / Azizlerin sırasında anılır.” sırasını izler. Irkımın Türküsü 6 tarih anlamını sınırlar.
- 7
Beyaz saçlı insanlarla aliller
Bizde saygı, bizde acı bulurlar;
Solgun yüzlü yetimlerle sefiller
Bize evlât, bize kardeş olurlar.
1Beyaz saçlı insanlarla engelliler
2Bizde saygı, bizde acı bulurlar;
3Solgun yüzlü yetimlerle sefiller
4Bize evlât, bize kardeş olurlar.
Yaşlı, engelli, yetim ve yoksulu aile bağıyla koruyan dayanışma düzeni. Irkımın Türküsü 7 özgün sözleri “Beyaz saçlı insanlarla aliller / Bizde saygı, bizde acı bulurlar; / Solgun yüzlü yetimlerle sefiller / Bize evlât, bize kardeş olurlar.”, Irkımın Türküsü 7 modern satırları “Beyaz saçlı insanlarla engelliler / Bizde saygı, bizde acı bulurlar; / Solgun yüzlü yetimlerle sefiller / Bize evlât, bize kardeş olurlar.” olarak okunur. Irkımın Türküsü 7 Turan odağını tamamlar.
- 8
Bizde her kalp Şark ruhunu titretir;
Şu ihtiyar dünyanın,
Peygamberler yurdu olan Asya’nın
Bozulmayan pak ahlâkı bizdedir.
1Bizde her kalp Doğu ruhunu titretir;
2Şu ihtiyar dünyanın,
3Peygamberler yurdu olan Asya’nın
4Bozulmayan temiz ahlâkı bizdedir.
Asya’yı peygamberler yurdu sayıp bozulmamış ahlâkı Doğu ruhuyla ilişkilendiren sav. Irkımın Türküsü 8 kaynağı “Bizde her kalp Şark ruhunu titretir; / Şu ihtiyar dünyanın, / Peygamberler yurdu olan Asya’nın / Bozulmayan pak ahlâkı bizdedir.” dizilerini verir; Irkımın Türküsü 8 moderni “Bizde her kalp Doğu ruhunu titretir; / Şu ihtiyar dünyanın, / Peygamberler yurdu olan Asya’nın / Bozulmayan temiz ahlâkı bizdedir.” olur. Irkımın Türküsü 8 içinde Turan yönü korunur.
- 9
Bizdedir ki bir erkeğin sözleri
Hiç bir dostu ve düşmanı aldatmaz;
Genç kızların cana değen gözleri
Doğruluktan başka bir şey parlatmaz.
1Bizdedir ki bir erkeğin sözleri
2Hiçbir dostu ve düşmanı aldatmaz;
3Genç kızların cana değen gözleri
4Doğruluktan başka bir şey parlatmaz.
Sözün dostu da düşmanı da aldatmaması üzerinden doğruluğu cinsiyetler arası bir erdem yapan bölüm. “Bizdedir ki bir erkeğin sözleri / Hiç bir dostu ve düşmanı aldatmaz; / Genç kızların cana değen gözleri / Doğruluktan başka bir şey parlatmaz.” Irkımın Türküsü 9 kaynak akışıdır; “Bizdedir ki bir erkeğin sözleri / Hiçbir dostu ve düşmanı aldatmaz; / Genç kızların cana değen gözleri / Doğruluktan başka bir şey parlatmaz.” Irkımın Türküsü 9 güncel okumasıdır. Irkımın Türküsü 9 için Türklük bağı öne çıkar.
- 10
Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
Ey ırklara altın destan yazanlar!
Biz devlerin, fillerin
Diz çöktüğü kuvvetiz;
Eski, yeni dillerin
Anlattığı milletiz!...
1Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
2Ey ırklara altın destan yazanlar!
3Biz devlerin, fillerin
4Diz çöktüğü kuvvetiz;
5Eski, yeni dillerin
6Anlattığı milletiz!...
Ahlâk dizisinin ardından devler ve filler imgesini geri çağıran ikinci nakarat. Irkımın Türküsü 10 özgün sırası “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” biçimindedir; Irkımın Türküsü 10 hizalı aktarımı “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” olarak kalır. Irkımın Türküsü 10 dil izleğini taşır.
- 11
Biz girdaplar, uçurumlar aşanız;
Elimizde mızraklar,
Önümüzde gök ve kızıl bayraklar
Dünyaların uçlarına koşanız.
1Biz girdaplar, uçurumlar aşanız;
2Elimizde mızraklar,
3Önümüzde gök ve kızıl bayraklar
4Dünyaların uçlarına koşanız.
Girdapları ve uçurumları gök ile kızıl bayrakların önünde aşan hareket tasviri. Irkımın Türküsü 11 tanık yüzeyi “Biz girdaplar, uçurumlar aşanız; / Elimizde mızraklar, / Önümüzde gök ve kızıl bayraklar / Dünyaların uçlarına koşanız.” sözlerini verir; Irkımın Türküsü 11 okur yüzeyi “Biz girdaplar, uçurumlar aşanız; / Elimizde mızraklar, / Önümüzde gök ve kızıl bayraklar / Dünyaların uçlarına koşanız.” dizilerini sunar. Irkımın Türküsü 11 ahlâk çizgisini sürdürür.
- 12
Milletimiz her bir yalçın kayaya,
Her sahile tuğlarını dikendir;
’ya ve cihangir Roma’ya
Haraç salan fatih Hunlar bizdendir.
1Milletimiz her bir yalçın kayaya,
2Her sahile tuğlarını dikendir;
3Goluva’ya ve cihangir Roma’ya
4Haraç salan fatih Hunlar bizdendir.
Hunların Galya ile Roma’dan haraç almasını kıyılara dikilen tuğlarla birleştiren fetih iddiası. Irkımın Türküsü 12 içindeki “Milletimiz her bir yalçın kayaya, / Her sahile tuğlarını dikendir; / Goluva’ya ve cihangir Roma’ya / Haraç salan fatih Hunlar bizdendir.” dizilişi, Irkımın Türküsü 12 için “Milletimiz her bir yalçın kayaya, / Her sahile tuğlarını dikendir; / Goluva’ya ve cihangir Roma’ya / Haraç salan fatih Hunlar bizdendir.” aktarımıyla eşleşir. Irkımın Türküsü 12 tarih vurgusunu belirginleştirir.
- 13
Bağrımızda şu çırpınan kalp kadar
Bir kuvvete eğilmez,
Elmas gibi parçalanır, ezilmez
Hangi ırkta kahramanlar kalbi var?
1Bağrımızda şu çırpınan kalp kadar
2Bir kuvvete eğilmez,
3Elmas gibi parçalanır, ezilmez
4Hangi ırkta kahramanlar kalbi var?
Kahraman kalbini elmas gibi parçalanabilen fakat ezilmeyen bir direnç olarak kuran soru. Irkımın Türküsü 13 doğrudan kaynağı “Bağrımızda şu çırpınan kalp kadar / Bir kuvvete eğilmez, / Elmas gibi parçalanır, ezilmez / Hangi ırkta kahramanlar kalbi var?” şeklindedir; Irkımın Türküsü 13 doğal karşılığı “Bağrımızda şu çırpınan kalp kadar / Bir kuvvete eğilmez, / Elmas gibi parçalanır, ezilmez / Hangi ırkta kahramanlar kalbi var?” sırasını izler. Irkımın Türküsü 13 Turan anlamını sınırlar.
- 14
Bu kalptir ki alnı yüce kaldırtır,
Zafer için göğse iman getirir,
En büyüğe ve en güçe saldırtır,
Sarp yollarda: «İleriye!» dedirir.
1Bu kalptir ki alnı yüce kaldırtır,
2Zafer için göğse iman getirir,
3En büyüğe ve en güçe saldırtır,
4Sarp yollarda: «İleriye!» dedirir.
İmanın zafer için göğse yerleşip sarp yolda ileri buyruğuna dönüştüğü irade zinciri. Irkımın Türküsü 14 özgün sözleri “Bu kalptir ki alnı yüce kaldırtır, / Zafer için göğse iman getirir, / En büyüğe ve en güçe saldırtır, / Sarp yollarda: «İleriye!» dedirir.”, Irkımın Türküsü 14 modern satırları “Bu kalptir ki alnı yüce kaldırtır, / Zafer için göğse iman getirir, / En büyüğe ve en güçe saldırtır, / Sarp yollarda: «İleriye!» dedirir.” olarak okunur. Irkımın Türküsü 14 Türklük odağını tamamlar.
- 15
Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
Ey ırklara altın destan yazanlar!
Biz devlerin, fillerin
Diz çöktüğü kuvvetiz;
Eski, yeni dillerin
Anlattığı milletiz!...
1Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
2Ey ırklara altın destan yazanlar!
3Biz devlerin, fillerin
4Diz çöktüğü kuvvetiz;
5Eski, yeni dillerin
6Anlattığı milletiz!...
Askerî ilerleme dizisinin sonunda ortak kuvveti yineleyen üçüncü nakarat. Irkımın Türküsü 15 kaynağı “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” dizilerini verir; Irkımın Türküsü 15 moderni “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” olur. Irkımın Türküsü 15 içinde Türklük yönü korunur.
- 16
Biz «Dünyanın Güzeli»ne âşıkız;
Baht yoluna çıkarak,
Tılısımlı kapıları yıkarak
Rüyamızı kucaklayan bir ırkız.
1Biz «Dünyanın Güzeli»ne âşıkız;
2Baht yoluna çıkarak,
3Tılsımlı kapıları yıkarak
4Rüyamızı kucaklayan bir ırkız.
Dünyanın Güzeli masalını tılsımlı kapıları kıran topluluk rüyasına dönüştüren arzu anlatısı. “Biz «Dünyanın Güzeli»ne âşıkız; / Baht yoluna çıkarak, / Tılısımlı kapıları yıkarak / Rüyamızı kucaklayan bir ırkız.” Irkımın Türküsü 16 kaynak akışıdır; “Biz «Dünyanın Güzeli»ne âşıkız; / Baht yoluna çıkarak, / Tılsımlı kapıları yıkarak / Rüyamızı kucaklayan bir ırkız.” Irkımın Türküsü 16 güncel okumasıdır. Irkımın Türküsü 16 için dil bağı öne çıkar.
- 17
Biz o vakur Acem ile Arab’ın
Medeniyet tahtlarını parlattık;
Muhammed’in getirdiği kitabın
Beklediği bir cihanı yarattık.
1Biz o vakur Acem ile Arap’ın
2Medeniyet tahtlarını parlattık;
3Muhammed’in getirdiği kitabın
4Beklediği bir cihanı yarattık.
Acem ve Arap medeniyet tahtlarıyla Muhammed’in kitabını dünya kurucu bir tarih savında buluşturan kıta. Irkımın Türküsü 17 özgün sırası “Biz o vakur Acem ile Arab’ın / Medeniyet tahtlarını parlattık; / Muhammed’in getirdiği kitabın / Beklediği bir cihanı yarattık.” biçimindedir; Irkımın Türküsü 17 hizalı aktarımı “Biz o vakur Acem ile Arap’ın / Medeniyet tahtlarını parlattık; / Muhammed’in getirdiği kitabın / Beklediği bir cihanı yarattık.” olarak kalır. Irkımın Türküsü 17 ahlâk izleğini taşır.
- 18
Türklüğümüz her ufukta parıldar;
Kubbeleri haykıran,
Tezgâhları iş türküsü çağıran
Yüz memleket hâlâ bizi selâmlar.
1Türklüğümüz her ufukta parıldar;
2Kubbeleri haykıran,
3Tezgâhları iş türküsü çağıran
4Yüz ülke hâlâ bizi selâmlar.
Kubbelerin haykırışıyla tezgâhların iş türküsünü geniş bir coğrafyadaki Türk izi sayan bölüm. Irkımın Türküsü 18 tanık yüzeyi “Türklüğümüz her ufukta parıldar; / Kubbeleri haykıran, / Tezgâhları iş türküsü çağıran / Yüz memleket hâlâ bizi selâmlar.” sözlerini verir; Irkımın Türküsü 18 okur yüzeyi “Türklüğümüz her ufukta parıldar; / Kubbeleri haykıran, / Tezgâhları iş türküsü çağıran / Yüz ülke hâlâ bizi selâmlar.” dizilerini sunar. Irkımın Türküsü 18 tarih çizgisini sürdürür.
- 19
Biz oyuz ki, uzun saçlı çobanlar
Ruhumuzun öz şi’rini çalarlar;
Bingöl’lerde bu sesleri duyanlar
En mübarek hülyalara dalarlar.
1Biz oyuz ki, uzun saçlı çobanlar
2Ruhumuzun öz şi’rini çalarlar;
3Bingöl’lerde bu sesleri duyanlar
4En mübarek hülyalara dalarlar.
Bingöl çobanlarının sazını ruhun öz şiiri ve mübarek hülya kaynağı olarak duyan pastoral kesit. Irkımın Türküsü 19 içindeki “Biz oyuz ki, uzun saçlı çobanlar / Ruhumuzun öz şi’rini çalarlar; / Bingöl’lerde bu sesleri duyanlar / En mübarek hülyalara dalarlar.” dizilişi, Irkımın Türküsü 19 için “Biz oyuz ki, uzun saçlı çobanlar / Ruhumuzun öz şi’rini çalarlar; / Bingöl’lerde bu sesleri duyanlar / En mübarek hülyalara dalarlar.” aktarımıyla eşleşir. Irkımın Türküsü 19 Turan vurgusunu belirginleştirir.
- 20
Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
Ey ırklara altın destan yazanlar!
Biz devlerin, fillerin
Diz çöktüğü kuvvetiz;
Eski, yeni dillerin
Anlattığı milletiz!...
1Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
2Ey ırklara altın destan yazanlar!
3Biz devlerin, fillerin
4Diz çöktüğü kuvvetiz;
5Eski, yeni dillerin
6Anlattığı milletiz!...
Medeniyet ile halk ezgisi dizilerini dev ve fil nakaratıyla bağlayan dördüncü dönüş. Irkımın Türküsü 20 doğrudan kaynağı “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” şeklindedir; Irkımın Türküsü 20 doğal karşılığı “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” sırasını izler. Irkımın Türküsü 20 Türklük anlamını sınırlar.
- 21
Bizi tamam elli asır dinledi;
Karakurum çölleri,
Kaf dağları, buzlu Baykal gölleri
Hür ve yüksek sesimizle inledi.
1Bizi tamam elli asır dinledi;
2Karakurum çölleri,
3Kaf dağları, buzlu Baykal gölleri
4Hür ve yüksek sesimizle inledi.
Karakurum, Kaf ve Baykal’ı elli asırlık yüksek sesin tanıkları yapan coğrafi zaman ölçüsü. Irkımın Türküsü 21 özgün sözleri “Bizi tamam elli asır dinledi; / Karakurum çölleri, / Kaf dağları, buzlu Baykal gölleri / Hür ve yüksek sesimizle inledi.”, Irkımın Türküsü 21 modern satırları “Bizi tamam elli asır dinledi; / Karakurum çölleri, / Kaf dağları, buzlu Baykal gölleri / Hür ve yüksek sesimizle inledi.” olarak okunur. Irkımın Türküsü 21 dil odağını tamamlar.
- 22
Bizim, mağrur kayserlere diz çöken
Hiç bir alçak askerimiz doğmadı;
’lara sakıyelik eyleyen
Her esir kız başka millet evlâdı.
1Bizim, mağrur kayserlere diz çöken
2Hiçbir alçak askerimiz doğmadı;
3Dârâ’lara saki olarak hizmet eden
4Her esir kız başka millet evlâdı.
Kayser karşısında diz çökmeme savını Dârâ sarayındaki esir kızlar üzerinden keskinleştiren karşılaştırma. Irkımın Türküsü 22 kaynağı “Bizim, mağrur kayserlere diz çöken / Hiç bir alçak askerimiz doğmadı; / Dârâ’lara sakıyelik eyleyen / Her esir kız başka millet evlâdı.” dizilerini verir; Irkımın Türküsü 22 moderni “Bizim, mağrur kayserlere diz çöken / Hiçbir alçak askerimiz doğmadı; / Dârâ’lara saki olarak hizmet eden / Her esir kız başka millet evlâdı.” olur. Irkımın Türküsü 22 içinde dil yönü korunur.
- 23
Tarihimiz Altay gibi uludur;
Onun her bir yaprağı,
Duman tüten yirmi milyon ocağı
Övündüren şereflerle doludur.
1Tarihimiz Altay gibi uludur;
2Onun her bir yaprağı,
3Duman tüten yirmi milyon ocağı
4Övündüren şereflerle doludur.
Altay yüceliğindeki tarihin her yaprağını yirmi milyon ocağın şerefiyle dolduran kolektif hafıza. “Tarihimiz Altay gibi uludur; / Onun her bir yaprağı, / Duman tüten yirmi milyon ocağı / Övündüren şereflerle doludur.” Irkımın Türküsü 23 kaynak akışıdır; “Tarihimiz Altay gibi uludur; / Onun her bir yaprağı, / Duman tüten yirmi milyon ocağı / Övündüren şereflerle doludur.” Irkımın Türküsü 23 güncel okumasıdır. Irkımın Türküsü 23 için ahlâk bağı öne çıkar.
- 24
O şeyleri haykırır ki her biri
Altın sazla çalınacak destandır;
Her milletin kahramanlık şairi
Bu beyitsiz Şehname’ye hayrandır.
1O şeyleri haykırır ki her biri
2Altın sazla çalınacak destandır;
3Her milletin kahramanlık şairi
4Bu beyitsiz Şehname’ye hayrandır.
Tarih olaylarını altın sazla çalınacak destanlara ve beyitsiz bir Şehname’ye benzeten poetika. Irkımın Türküsü 24 özgün sırası “O şeyleri haykırır ki her biri / Altın sazla çalınacak destandır; / Her milletin kahramanlık şairi / Bu beyitsiz Şehname’ye hayrandır.” biçimindedir; Irkımın Türküsü 24 hizalı aktarımı “O şeyleri haykırır ki her biri / Altın sazla çalınacak destandır; / Her milletin kahramanlık şairi / Bu beyitsiz Şehname’ye hayrandır.” olarak kalır. Irkımın Türküsü 24 tarih izleğini taşır.
- 25
Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
Ey ırklara altın destan yazanlar!
Biz devlerin, fillerin
Diz çöktüğü kuvvetiz;
Eski, yeni dillerin
Anlattığı milletiz!...
1Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
2Ey ırklara altın destan yazanlar!
3Biz devlerin, fillerin
4Diz çöktüğü kuvvetiz;
5Eski, yeni dillerin
6Anlattığı milletiz!...
Tarih dizisini milletin ortak kudret cümlesine bağlayan beşinci nakarat. Irkımın Türküsü 25 tanık yüzeyi “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” sözlerini verir; Irkımın Türküsü 25 okur yüzeyi “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” dizilerini sunar. Irkımın Türküsü 25 Turan çizgisini sürdürür.
- 26
Biz atalar töresince gideriz
Tanrı ile hakana,
Bize hayat, hukuk veren vatana
Tatlı canlar kurban etmek isteriz.
1Ataların töresince gideriz
2Tanrı ile hakana,
3Bize hayat, hukuk veren vatana
4Tatlı canlar kurban etmek isteriz.
Tanrı, hakan ve vatana can sunmayı atalar töresinin devamı sayan bağlılık yemini. Irkımın Türküsü 26 içindeki “Biz atalar töresince gideriz / Tanrı ile hakana, / Bize hayat, hukuk veren vatana / Tatlı canlar kurban etmek isteriz.” dizilişi, Irkımın Türküsü 26 için “Ataların töresince gideriz / Tanrı ile hakana, / Bize hayat, hukuk veren vatana / Tatlı canlar kurban etmek isteriz.” aktarımıyla eşleşir. Irkımın Türküsü 26 Türklük vurgusunu belirginleştirir.
- 27
Yurdumuzun en küçücük bir taşı
Bize Seylan incisinden üstündür;
Onun hafif gölgeli bir su başı
Bize yeşil cennet gibi görünür.
1Yurdumuzun en küçücük bir taşı
2Bize Seylan incisinden üstündür;
3Onun hafif gölgeli bir su başı
4Bize yeşil cennet gibi görünür.
Yurdun küçük taşını Seylan incisinden üstün, gölgeli su başını cennet değerinde gören ölçü. Irkımın Türküsü 27 doğrudan kaynağı “Yurdumuzun en küçücük bir taşı / Bize Seylan incisinden üstündür; / Onun hafif gölgeli bir su başı / Bize yeşil cennet gibi görünür.” şeklindedir; Irkımın Türküsü 27 doğal karşılığı “Yurdumuzun en küçücük bir taşı / Bize Seylan incisinden üstündür; / Onun hafif gölgeli bir su başı / Bize yeşil cennet gibi görünür.” sırasını izler. Irkımın Türküsü 27 dil anlamını sınırlar.
- 28
Türk sesleri gelen her yer bizimdir;
Üç dünyanın üstünde,
Gök sedeften yedi deniz önünde
Parıldayan memleketler bizimdir.
1Türk sesleri gelen her yer bizimdir;
2Üç dünyanın üstünde,
3Gök sedeften yedi deniz önünde
4Parıldayan ülkeler bizimdir.
Türk sesinin duyulduğu yeri üç dünya ve yedi deniz ölçeğinde sahiplenmeye açan mekân savı. Irkımın Türküsü 28 özgün sözleri “Türk sesleri gelen her yer bizimdir; / Üç dünyanın üstünde, / Gök sedeften yedi deniz önünde / Parıldayan memleketler bizimdir.”, Irkımın Türküsü 28 modern satırları “Türk sesleri gelen her yer bizimdir; / Üç dünyanın üstünde, / Gök sedeften yedi deniz önünde / Parıldayan ülkeler bizimdir.” olarak okunur. Irkımın Türküsü 28 ahlâk odağını tamamlar.
- 29
O Turan ki, onun her bir bucağı
Bize nice hikâyeler nakleder;
Bin bir hakan sayan aziz toprağı:
«Hint’ten, Çin’den önce doğan benim!» der.
1O Turan ki, onun her bir bucağı
2Bize nice hikâyeler nakleder;
3Bin bir hakan sayan aziz toprağı:
4«Hint’ten, Çin’den önce doğan benim!» der.
Turan toprağını Hint ve Çin’den önce doğduğunu söyleyen kadim bir anlatıcıya dönüştüren bölüm. Irkımın Türküsü 29 kaynağı “O Turan ki, onun her bir bucağı / Bize nice hikâyeler nakleder; / Bin bir hakan sayan aziz toprağı: / «Hint’ten, Çin’den önce doğan benim!» der.” dizilerini verir; Irkımın Türküsü 29 moderni “O Turan ki, onun her bir bucağı / Bize nice hikâyeler nakleder; / Bin bir hakan sayan aziz toprağı: / «Hint’ten, Çin’den önce doğan benim!» der.” olur. Irkımın Türküsü 29 içinde ahlâk yönü korunur.
- 30
Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
Ey ırklara altın destan yazanlar!
Biz devlerin, fillerin
Diz çöktüğü kuvvetiz;
Eski, yeni dillerin
Anlattığı milletiz!...
1Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
2Ey ırklara altın destan yazanlar!
3Biz devlerin, fillerin
4Diz çöktüğü kuvvetiz;
5Eski, yeni dillerin
6Anlattığı milletiz!...
Vatan ve Turan dizilerinin ardından güç bildirisini yenileyen altıncı nakarat. “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” Irkımın Türküsü 30 kaynak akışıdır; “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” Irkımın Türküsü 30 güncel okumasıdır. Irkımın Türküsü 30 için tarih bağı öne çıkar.
- 31
Bize herkes saygısını takınsın;
Bize tamah besleyen,
Bir Afrika aslanının dişinden
Kurtulmayan avcı gibi sakınsın!
1Bize herkes saygısını takınsın;
2Bize tamah besleyen,
3Bir Afrika aslanının dişinden
4Kurtulmayan avcı gibi sakınsın!
Topluluğa tamah eden avcıyı Afrika aslanının dişinden kurtulamayan kişiye benzeten uyarı. Irkımın Türküsü 31 özgün sırası “Bize herkes saygısını takınsın; / Bize tamah besleyen, / Bir Afrika aslanının dişinden / Kurtulmayan avcı gibi sakınsın!” biçimindedir; Irkımın Türküsü 31 hizalı aktarımı “Bize herkes saygısını takınsın; / Bize tamah besleyen, / Bir Afrika aslanının dişinden / Kurtulmayan avcı gibi sakınsın!” olarak kalır. Irkımın Türküsü 31 Turan izleğini taşır.
- 32
Yeryüzünde her kim Türk’e düşmansa
Onun kanı bizim için kevserdir;
Bu kanlarla hatta Kâbe boyansa
Ora bize şafak doğmuş bir yerdir.
1Yeryüzünde her kim Türk’e düşmansa
2Onun kanı bizim için kevserdir;
3Bu kanlarla hatta Kâbe boyansa
4Ora bize şafak doğmuş bir yerdir.
Düşman kanını kevser ve Kâbe’de doğan şafak imgeleriyle kutsallaştıran sert şiddet söylemi. Irkımın Türküsü 32 tanık yüzeyi “Yeryüzünde her kim Türk’e düşmansa / Onun kanı bizim için kevserdir; / Bu kanlarla hatta Kâbe boyansa / Ora bize şafak doğmuş bir yerdir.” sözlerini verir; Irkımın Türküsü 32 okur yüzeyi “Yeryüzünde her kim Türk’e düşmansa / Onun kanı bizim için kevserdir; / Bu kanlarla hatta Kâbe boyansa / Ora bize şafak doğmuş bir yerdir.” dizilerini sunar. Irkımın Türküsü 32 Türklük çizgisini sürdürür.
- 33
Hiç bir zalim kuvvet bizi sarsamaz;
Yerler, gökler durdukça,
Göğüslerde kalplerimiz vurdukça
Bu Türklüğe kimse mezar kazamaz.
1Hiçbir zalim kuvvet bizi sarsamaz;
2Yerler, gökler durdukça,
3Göğüslerde kalplerimiz vurdukça
4Bu Türklüğe kimse mezar kazamaz.
Yer, gök ve atan kalp sürdükçe Türklüğe mezar kazılamayacağını bildiren devamlılık savı. Irkımın Türküsü 33 içindeki “Hiç bir zalim kuvvet bizi sarsamaz; / Yerler, gökler durdukça, / Göğüslerde kalplerimiz vurdukça / Bu Türklüğe kimse mezar kazamaz.” dizilişi, Irkımın Türküsü 33 için “Hiçbir zalim kuvvet bizi sarsamaz; / Yerler, gökler durdukça, / Göğüslerde kalplerimiz vurdukça / Bu Türklüğe kimse mezar kazamaz.” aktarımıyla eşleşir. Irkımın Türküsü 33 dil vurgusunu belirginleştirir.
- 34
Bilinsin ki, en son nisan bu ilin
Son tahtına güllerini serpecek.
En son doğan baygın güneş, bu neslin
Hür alnını nurlarıyle öpecek.
1Bilinsin ki, en son nisan bu ilin
2Son tahtına güllerini serpecek.
3En son doğan baygın güneş, bu neslin
4Hür alnını nurlarıyle öpecek.
Son nisanın gülleri ile son güneşin özgür alnı öpmesini gelecek güvencesine dönüştüren kapanış. Irkımın Türküsü 34 doğrudan kaynağı “Bilinsin ki, en son nisan bu ilin / Son tahtına güllerini serpecek. / En son doğan baygın güneş, bu neslin / Hür alnını nurlarıyle öpecek.” şeklindedir; Irkımın Türküsü 34 doğal karşılığı “Bilinsin ki, en son nisan bu ilin / Son tahtına güllerini serpecek. / En son doğan baygın güneş, bu neslin / Hür alnını nurlarıyle öpecek.” sırasını izler. Irkımın Türküsü 34 ahlâk anlamını sınırlar.
- 35
Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
Ey ırklara altın destan yazanlar!
Biz devlerin, fillerin
Diz çöktüğü kuvvetiz;
Eski, yeni dillerin
Anlattığı milletiz!...
1Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar,
2Ey ırklara altın destan yazanlar!
3Biz devlerin, fillerin
4Diz çöktüğü kuvvetiz;
5Eski, yeni dillerin
6Anlattığı milletiz!...
Şiirin bütün tarih, ahlâk ve savaş halkalarını son kez ortak kuvvet ilanında toplayan final nakaratı. Irkımın Türküsü 35 özgün sözleri “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...”, Irkımın Türküsü 35 modern satırları “Eğiliniz ey şerefler, ey şanlar, / Ey ırklara altın destan yazanlar! / Biz devlerin, fillerin / Diz çöktüğü kuvvetiz; / Eski, yeni dillerin / Anlattığı milletiz!...” olarak okunur. Irkımın Türküsü 35 tarih odağını tamamlar.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Mehmet Emin Yurdakul adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 165437 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey muhterem Ertuğrul’un gözbebeği,Mehmet Emin Yurdakul · Manzume→
Oğuz soyunu ateş, saban ve ocak kuruculuğuyla tanımlayan başlangıç bildirisi. Irkımın Türküsü 1 kaynağı “Biz Oğuzlar soyu olan Türkleriz; / İlk ateşi parlatan, / İlk sabanla sert toprağa toh’m atan, / İlk ocağa temel koyan hep biziz.” dizilerini verir; Irkımın Türküsü 1 moderni “Biz Oğuzlar soyu olan Türkleriz; / İlk ateşi parlatan, / İlk sabanla sert toprağa tohum atan, / İlk ocağa temel koyan hep biziz.” olur. Irkımın Türküsü 1 içinde tarih yönü korunur.