Ervahı ezelde Levhü kalemde
Şair kara bahtının ezelde yazıldığını ve dünya devrinde bir gününün yüz bin yaraya dönüştüğünü söyler. Aşkın bitmeyen çekişmesi, hasret ve kötü niyetli kişilerin sevgiliye taşıdığı sözlerle büyür. Buna rağmen sadık kalplerin sözünden dönmeyeceği belirtilir; Sümmânî aşk kaydının kenarına yazılmıştır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ervahı ezelde Levhü kalemde
Bu benim bahtımı kara yazdılar
1Ruhlar ezelde Levh ve Kalem’deyken,
2Benim bu bahtımı kara yazdılar.
- 2
Gönül perişandır devri âlemde
Bir günümü yüz bin yâra yazdılar
1Gönlüm dünya devrinde perişandır.
2Bir günümü yüz bin yara olarak yazdılar.
Dünya devrinde perişan olan gönlün tek günü yüz bin yara sayılır. Zamanın niceliği acının yoğunluğuyla bozulur; kısa bir gün bile şairin deneyiminde sayısız yaraya genişler.
- 3
Aşk benimle eyler daim
Dahi sabretmeğe kalmadı mecal
1Aşk benimle sürekli çekişiyor.
2Artık sabretmeye gücüm kalmadı.
Aşkın sürekli ‘kîlü kal’ etmesi bitmeyen tartışma ve çekişmedir. Sabır gücünün kalmaması, bu iç konuşmanın geçici bir huzursuzluk değil şairi tüketen kesintisiz mücadele olduğunu gösterir.
- 4
Derdim taksimdara kıldım
Dedi ki öz bahtın kara yazdılar
1Derdimi paylaştırana dilekçeyle sundum.
2‘Kendi bahtını kara yazdılar,’ dedi.
Derdin taksimdarına sunulan arzıhâl acıyı manevi bir idare makamında şikâyet etme sahnesi kurar. Verilen cevap sorumluluğu yine şairin kara yazılmış öz bahtına bağlar.
- 5
Gönül gülşeninde kâr olmuş diye
Hasretlik cisminde var olmuş diye
1Gönül bahçesinde kar olmuş diye,
2Hasret bedeninde yer etmiş diye,
Gönül gülşenindeki kar sıcaklığı ve canlılığı örter; hasret ise bedende kalıcı bir varlık kazanır. İki dize ayrılığın hem iç manzarayı hem fiziksel varlığı nasıl soğutup kuşattığını anlatır.
- 6
Sevdiğim sevdiğin pîr olmuş diye
Erbabı garazlar yâre yazdılar
1Sevdiğim, sevdiğin kişi yaşlanmış diye,
2Kötü niyet sahipleri sevgiliye yazdılar.
Sevgilinin veya onun sevdiğinin yaşlanması hakkındaki sözleri garaz sahipleri yâre taşır. Başkalarının kötü niyetli yazısı, zaten ağır olan ayrılığı toplumsal dedikodu ve yanlış haberle büyütür.
- 7
Nedir bu sevdanın nihayetinde
Yadlar gezer yârın vilâyetinde
1Bu sevdanın sonunda ne var?
2Yabancılar sevgilinin ülkesinde geziyor.
Sevdanın sonunu soran şair, yabancıların sevgili ülkesinde rahatça gezdiğini görür. Kendisi dışarıdayken yadların içeri girebilmesi aşk düzenindeki haksız yer değişimini gösterir.
- 8
Her kes diyarında muhabbetinde
Bilmem bizi ne civare yazdılar
1Herkes kendi yurdunda ve sevgisinde.
2Bizi hangi yana yazdılar, bilmiyorum.
Herkes kendi diyarında ve muhabbetinde yer bulmuşken şair hangi kıyıya yazıldığını bilmez. Belirsiz ‘civar’, onun hem yurt hem sevgili bakımından kayıtsız ve dışarıda kalmış konumudur.
- 9
Döner mi kavlinden kalbi sadıklar
Dost ile dost olur bağrı yanıklar
1Kalbi sadık olanlar sözünden döner mi?
2Bağrı yanıklar dostla dost olur.
Sadık kalbin sözünden dönmeyeceği sorusu cevabını içinde taşır. Bağrı yanıkların dostla dost olması, acının insanları ayırmak yerine aynı sadakat çevresinde birleştirdiğini belirtir.
- 10
Aşk kaydına geçti bunca âşıklar
SÜMMANÎ’yi derkenara yazdılar
1Bunca âşık aşk kaydına geçti.
2Sümmânî’yi sayfanın kenarına yazdılar.
Âşıkların kaydı tutulurken Sümmânî’nin derkenara yazılması merkezden dışarıda bırakılmadır. Yine de adının kayda girmesi, küçümsenen kenar konumunu aşk sicilindeki kalıcı bir tanıklığa dönüştürür.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Sümmânî mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Sümmânî bölümü, 4 numaralı metin: 20 özgün dize ve 10 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-summani-n4-3025E009871C.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Kime sual edem kimden öğrenemSümmânî · Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur)→
Levh ve Kalem kaderin yazıldığı ezelî düzeni temsil eder; kara bahtın orada kayda geçmesi sonradan düzeltilemeyecek hüküm duygusu yaratır. Şair bugünkü acıyı hayatın başına değil varlığın öncesine taşır.