Merhemlerini boşuna harcama tabibim
Şair yaralarının merhem kabul etmediğini, derdin kendisine ezelden düşen pay olduğunu söyler. Gözyaşı Kızılırmak gibi durmadan akarken geçmiş günlere erişilemez; gurbet, gam ve keder sonunda ağza gem takan ağır bir bineğe dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Merhemlerin etme tabibim
Yaralarım kabul etmez em benim
1Merhemlerini boşuna harcama, tabibim.
2Benim yaralarım merhem kabul etmez.
- 2
Tecelliden böyle imiş nasibim
Kisip kârım oldu derdü gam benim
1Kaderin görünüşünden payıma böyle düşmüş.
2Benim kazancım yalnız dert ve gam oldu.
Dert ve gamın ‘kazanç’ diye anılması talihin alaycı hesabıdır. Tecelli payı olarak gelen acı, şairin çalışarak değiştireceği sonuç değil kendisine yazılmış manevi nasip görünümündedir.
- 3
Can havfından geçti yere varılmaz
geçmene köprü kurulmaz
1Can korkusunun ötesine geçmeden güvenli yere varılmaz.
2Esenliğe geçmek için köprü kurulmaz.
Can korkusunu aşmak cesaret gerektirir, fakat karşıya geçirecek selamet köprüsü de yoktur. İki dize, korkuyu yenmenin bile güvenli sona varmak için yeterli olmadığı çıkışsız bir yol kurar.
- 4
Kızıl ırmak gibi asla durulmaz
Hasret ile akar gözden nem benim
1Benim gözyaşım Kızılırmak gibi hiç durulmaz.
2Hasretle gözümden akar.
Gözyaşı Kızılırmak’a benzetilerek kişisel acı geniş ve durdurulamaz bir akışa dönüşür. Hasret, gözden çıkan nemi geçici damla olmaktan çıkarıp sürekli akan nehir hâline getirir.
- 5
SEYRANÎ geçmiş gün geçmez destime
Rabbim kavuştura çeşmi mestime
1Seyrânî, geçmiş gün artık elime geçmez.
2Rabbim beni sarhoş gözlü sevgilime kavuştursun.
Geçmiş gün ele gelmezken tek umut sarhoş gözlü sevgiliye Tanrı’nın kavuşturmasıdır. Seyrânî kaybolan zamanı geri istemez; geçmişteki yakınlığın yeniden kurulması için dua eder.
- 6
Gam keder gurbette bindi üstüme
At gibi ağzıma taktı benim
1Gurbet, gam ve keder üstüme bindi.
2Bir at gibi ağzıma gem taktı.
Gurbet, gam ve keder şairin üstüne binen bir süvari gibi davranır. Ağza takılan gem, acının yalnız yük olmadığını, kişinin yönünü ve sözünü de zorla denetlediğini gösterir.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Seyrânî mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Seyrânî bölümü, 2 numaralı metin: 12 özgün dize ve 6 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-seyrani-n2-978DBAD73E70.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ne hikmettir şu dünyayaSeyrânî · Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur)→
Tabibin merhemi daha baştan reddedilir; çünkü yara bedensel değil aşk ve kader kaynaklıdır. Şair hekimin emeğini küçümsemez, tedavinin ulaşamayacağı bir acıyla karşı karşıya olduğunu bildirir.