Erzurum dağından esen ruzigâr
Sabah rüzgârına “yolumu bağlama” diyen bir yolcunun koşması; kendini satılmayan bir kumaşa benzetiyor, üç güne söz verip beşinci günü hâlâ yârsız sayıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Erzurum dağından esen
Bağlama yolumu atım eşkindir
Söylemen o yâre dokunur bana
Yürek pare pare gönül coşkundur
1Erzurum dağından esen rüzgâr,
2yolumu kesme; atım eşkin gidiyor.
3O yâre söylemeyin, bana dokunur.
4Yüreğim parça parça, gönlüm coşkun.
- 2
Getirin atımı binem aşkara
Âlem bilir sevdiğim
Dellallar çağırtsam günde beş kere
Satılmaz kumaşım gözden düşkündür
1Atımı getirin, gizlemeden binerim.
2Kimi sevdiğimi bütün âlem biliyor.
3Tellallara günde beş kez çağırtsam bile
4kumaşım satılmaz; gözden düşmüş.
Sevdasını pazara çıkarıyor; tellal günde beş kez çağırsa da alıcı yok. Kendini satılmayan bir kumaşa benzeten âşık, reddedilmeyi duygu değil piyasa hükmü olarak yazıyor.
- 3
Ördeksiz göllerin avın avlama
Vefasız dilbere meyil bağlama
Ben yolcuyum beni yoldan eğleme
Ver bana bir öğüt aklım şaşkındır
1Ördeği olmayan gölde av arama.
2Vefasız güzele gönül bağlama.
3Ben yolcuyum, beni yoldan alıkoyma.
4Bana bir öğüt ver; aklım şaşkın.
Üç öğüdü kendine veriyor, sonra dönüp “bana bir öğüt ver” diyor. Boş gölde av arayan adam, yolda kalmamak için kendi sözüne bile güvenmiyor.
- 4
Atıma binip gideyim
Her yiğit sevdiği inen gezemez
kocar amma gönül kocamaz
Şimdi gönlüm bir yosmaya düşkündür
1Atıma binip durmadan gideyim.
2Her yiğit sevdiğiyle birlikte gezemez.
3Yüz yaşlanır ama gönül yaşlanmaz.
4Şimdi gönlüm bir yosmaya tutkun.
“Sıfat kocar amma gönül kocamaz” dizesi şiirin ortasında bir hüküm gibi duruyor. Yüzünün yaşlanmasını kabul eden adam, gönlünün aynı yaşta kalmasını kazanç değil dert olarak sayıyor.
- 5
Karacoğlan der ki ben de yanarım
Yâr yitirdim yana yana ararım
Üç güne koydumdu kavlü kararım
Bu gün yardan ayrılalı beş gündür
1Karacoğlan der ki: ben de yanıyorum.
2Yâr yitirdim, yanıp yanıp arıyorum.
3Sözümü üç güne bağlamıştım.
4Bugün yârdan ayrılalı beş gün oldu.
Sözleşme üç gündü, geçen süre beş. İki günlük fazla, şiiri büyük acı sözlerinden çıkarıp takvime bağlıyor; sayının küçüklüğü bekleyişin ağırlığını daha iyi gösteriyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’ın 144086 numaralı sürümü esas alındı; şiir iki tarama sayfasına bölünmüş durumda (kitap s. 80–81, tarama s. 90–91, tarama sürümleri 137986 ve 137987). Antolojide “— 7 —” numarasıyla veriliyor. Metin, Sadettin Nüzhet Ergun’un Halk Edebiyatı Antolojisi adlı derlemesinin (İstanbul, 1938) taranmış nüshasından aktarıldı. Dizegâh’taki bu beş ek metnin tamamı aynı derlemeye bağlıdır; türkü icralarında dolaşan başka varyantlarla karıştırılmadı. Kaynakta büyük harfle dizilen mahlas (KARACOĞLAN) normal yazıma çevrildi; harf kadrosuna, noktalamaya ve dize düzenine dokunulmadı. Dördüncü dörtlükteki “mazamaz” kelimesi kaynakta bu şekilde dizilmiş; okunuşu düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Rüzgâra “yolumu bağlama” demek, gecikmeye tahammülü kalmadığını söylemenin en kısa yolu. Hemen ardından haber almayı da yasaklıyor; acele eden adam duymaya değil yürümeye güveniyor.