DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Seyrânî/Eski Libas Gibi Aşığın Gönlü
Dört dörtlük · 19. yüzyıl

Eski Libas Gibi Aşığın Gönlü

Âşığın gönlünü sökülünce dikilemeyen eski bir giysiye, aşk bağını kıyamete kadar çözülmeyen dikişe benzetir. İbrişim ile çeliği ve toprak ile taşı karşı karşıya getirerek karşılıksız sevginin katılığını anlatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Eski gibi aşığın gönlü

    Söküldükten geri dikilmez imiş

    Ne kadar olsa da gerdanı benli

    Her güzelin kahrı çekilmez imiş

    1Âşığın gönlü eski bir giysi gibiymiş;

    2söküldükten sonra yeniden dikilmezmiş.

    3Boynu ne kadar benli olursa olsun,

    4her güzelin eziyetine katlanılmazmış.

    Gönül, söküldüğünde yeniden dikilemeyen eski bir giysiye benzetilir; böylece aşk yarası kumaşın geri çevrilemez yırtığına dönüşür. Benli gerdan güzelliği görünür kılarken ‘her güzel’ hükmü konuşanın kırgın genellemesidir.

  2. 2

    Bülbül eder daldan dala bir

    için eyler gül ile çekiş

    Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş

    Kıyamete değin sökülmez imiş

    1Bülbül daldan dala sıçrar;

    2bu yüzden gülle çekişir.

    3Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş

    4kıyamete kadar sökülmezmiş.

    Bülbülün daldan dala sıçraması ile gülle çekişmesi hareketli bir bahçe sahnesi kurar. İlk dörtlükte sökülemeyen gönül bu kez aşkın iğnesiyle dikilmiş dikiştir: aynı terzilik alanı, önce onarılamazlığı sonra kıyamete dek süren bağı anlatır.

  3. 3

    Dilber böyle değil idin sen

    Aşkımın bağına düşürdün

    İbrişimden nazik sandığım güzel

    Meğer gibi bükülmez imiş

    1Ey sevgili, sen başlangıçta böyle değildin.

    2Aşkımın bağına bir ‘gazel’ düşürdün.

    3İpek ipliğinden daha narin sandığım güzel

    4meğer çelik gibi bükülmezmiş.

    Sevgiliye doğrudan sesleniş geçmişteki hâl ile şimdiki katılığı karşılaştırır. Kaynaktaki ‘gazel’ sözü hem şiir türünü hem ceylanı çağrıştırır; iki anlam da açık durur. İbrişim ile pulat karşıtlığı, narin sanılan kişinin bükülmez çıkmasını keskinleştirir.

  4. 4

    Seyrani'nin gözü kanlı yaş imiş

    Aşk u sevda cümle derde baş imiş

    Toprak sandım benim bağrım taş imiş

    Meğer taşa tohum ekilmez imiş

    1Seyrani'nin gözünden kanlı yaş akarmış.

    2Aşk ve sevda bütün dertlerin başıymış.

    3Kendi bağrımı toprak sandım, meğer taşmış.

    4Meğer taşa tohum ekilmezmiş.

    Kanlı gözyaşı, aşkın bütün dertlerin başı sayılmasıyla kişisel acıyı genelleştirir. Son iki dize ekim imgesini içe çevirir: konuşan bağrını verimli toprak sanmıştır, fakat taş olduğunu anlayınca sevginin orada kök salamayacağını söyler.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'ın 172988 numaralı sabit revizyonundaki 16 dize, dört dörtlük sırası ve tek-şiir sınırıyla korundu. Sayfa başlığı Âşık Seyrani'yi eser sahibi gösterir, gövde Seyrani mahlasını taşır ve Akyüz Öztokmak 2023 çalışmasını şiire özgü araştırma kaynağı olarak verir; buna karşılık telif altlığı Anonim şablonudur. Modern makale yalnız kısa atıf kanıtıdır, yeniden kullanılabilir tam metin tanığı değildir. Kaynakta şiir düzeyinde adlandırılmış bir ölçü tanığı yoktur; on altı dizenin tamamı 11 hece ve durak altıncı hecededir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAşk arısına talaş düşürme
Aşkın arısına düşürme talaş
Seyrânî · Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur)

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

libas

Arapça kökenli ‘giysi’; gönlü sökülüp dikilebilen bir eşya gibi düşünmeyi mümkün kılar

gerdan

Boynun ön ve yan bölümü; âşık şiirinde güzellik ölçüsü ben ile birlikte burada sayılır

sekiş

Sekme, sıçrama; bülbülün daldan dala geçişini eylem yerine ad hâline getirir

gazel

Hem sararıp dökülen yaprak hem divan şiirinin nazım biçimi; dize iki okumayı da açık bırakır

ibrişim

Bükülmüş ham ipek ipliği; narinliğin ölçüsü olarak pulatın karşısına konur

pulat

Çelik; bükülmezliğin karşılığı olarak ipek ipliğiyle aynı dizede çarpışır

ezel

Başlangıcı olmayan geçmiş; burada ‘en baştan beri’ anlamıyla sevgilinin eski hâline gönderir

anın

“Ol” zamirinin ilgi hâli; bugünkü “onun” karşılığıdır.