Ey Bâd-i Sabâ Hâlimi Cânânıma Söyle
Âşık Ömer sabah rüzgârını sevgiliye haberci gönderir. Ayrılık acısının canına yettiğini, ciğerinin lale gibi kan olduğunu ve Yakup misali hasret çektiğini söyler; perişan hâlini dağınık saçlı sevgiliye ulaştırmasını ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey hâlimi cânânıma söyle
elemi yetti benim cânıma söyle
1Ey sabah rüzgârı, hâlimi sevgilime anlat;
2ayrılık acısı canıma yetti, bunu ona söyle.
- 2
Firkatte kalup ermedi el söyle
Can kıldı sefer derd ile dermânıma söyle
1Ayrılıkta kaldığımı, elimin eteğine erişmediğini söyle;
2canım dertle yola çıktı, bunu dermanıma söyle.
Eteğe erişememek sevgilinin yakınlığına ve himayesine ulaşamamaktır. Canın seferi ölüm eşiğini çağrıştırır; sevgili “derman” diye adlandırılarak hastalığın tek çaresi olarak gösterilir.
- 3
Hasretlik ile lâle gibi oldu ciğer
Kan ağladığım söyle
1Hasretten ciğerim lale gibi kan oldu;
2kan ağladığımı o sarhoş bakışlı nergisime söyle.
Lalenin kırmızılığı ciğer kanına, nergisin biçimi sevgilinin mest gözüne dönüşür. Bahçe imgeleri güzel bir manzara değil, bedenin kanaması ile bakışın uzaklığını taşıyan haber dili olur.
- 4
Ya’kub-ı dilin çektiğini -i belâdan
Bir ol Yûsuf-i irfânıma söyle
1Gönül Yakub’unun bela kanından çektiklerini,
2bir aracı olup irfan Yusuf’uma söyle.
Yakup’un Yusuf hasreti şairin gönlüne uyarlanır. Sevgili irfan sahibi Yusuf, rüzgâr ise aracı olur; kutsal kıssa kişisel ayrılığın sabır ve haber bekleme boyutunu derinleştirir.
- 5
Âşık Ömer’im kime idem hâlimi
zülf-i perîşânıma söyle
1Ben Âşık Ömer’im, hâlimi kime açıklayayım?
2perişanlığımı o dağınık saçlı sevgilime söyle.
Mahlas beyti başka muhatap kalmadığını açıklar. Âşığın iç dağınıklığı sevgilinin perişan zülfüyle eşleşir; rüzgâr son kez hem haberi hem saçların hareketini taşıyan ortak unsur olur.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği görünür mahlas, Ergun dizisi ve TEİS otoritesiyle sınırlıdır.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 177; tarama s. 187; 5 birim/10 dize. Kayıt kaynakta “Ey bâd-i sabâ hâlimi cânânıma söyle” ile başlar, “Âşüfteliğim zülf-i perîşânıma söyle” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Ey gonca varup sünbül-i reyhâne öpülme” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey dilâ akl adın anıp gidenlerÂşık Ömer · Koşma→
Sabah rüzgârı âşık ile uzaktaki sevgili arasında haberci yapılır. “Yetti” sözü acının dayanma sınırını aştığını bildirir; şair kendi sesinin ulaşamadığı yere doğanın esintisini gönderir.