DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey Bütün Dünyâ Değer Gül Yüzlü Yârım Kandesin
Şiir · 17. yüzyıl

Ey Bütün Dünyâ Değer Gül Yüzlü Yârım Kandesin

Şair bütün dünyaya bedel sevgiliyi durmadan “neredesin” diye arar. Hasret sabrını yırtar, utanç şişesini kırar ve gönül evini harap eder; Ömer karanlık yolda kalmışken kavuşma umudunu yine sevgiliye bağlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey bütün dünyâ değer gül yüzlü yârım

    Gün begün artmaktadır feryâd ü zârım

    1Ey bütün dünyaya bedel gül yüzlü sevgilim, neredesin?

    2Feryadım günbegün artıyor; neredesin?

    Sevgilinin bütün dünyaya bedel olması yokluğun ölçeğini belirler. “Kandesin” tekrarı basit yer sorusu değil, her gün büyüyen feryadın ritmidir; şair değer biçtiği varlığın izini hiçbir yerde bulamaz.

  2. 2

    sen ey tabîbim ben helâk oldum helâk

    Yoksa âh-ı sana gelmez mi bâk

    1Neredesin ey hekimim? Ben mahvoldum.

    2Yoksa gönül yakan ahımdan sana korku ulaşmıyor mu?

    Sevgili hekim, şair ise mahvolmuş hastadır. Gönül yakan ahın ona korku vermemesi, tedavi edebilecek kişinin hastanın sesini duymadığını ya da önemsemediğini düşündürür.

  3. 3

    Âh-ı hasret bir yana sabrım yakasın etti çâk

    Vaslını hayli zamandır intizârım

    1Hasret ahı bir yana, sabrımın yakasını yırttı.

    2Uzun zamandır kavuşmanı bekliyorum; neredesin?

    Hasret sabrın yakasını yırtarak iç dayanıklılığı görünür biçimde parçalar. Uzun kavuşma bekleyişi takvime bağlanmaz, fakat “hayli zamandır” sözü acının geçici bir nöbet olmadığını açıkça gösterir.

  4. 4

    bir kerre bak bu ben garîbin âhına

    Yüz sürüp her dem hayâl-i şâhımın dergâhına

    1Neredesin? Bir kez bu garibin ahına bak.

    2Her an hayalimdeki şahın dergâhına yüz sürüyorum.

    Garibin ahına bir kez bakma isteği çok küçük bir merhamet talebidir. Hayaldeki şahın dergâhına yüz sürmek, gerçek kavuşma yokken zihinsel bir ziyaret kurar; sevgili yine hükümdar konumundadır.

  5. 5

    Bir meded kıl yoksa ben girdim

    Taşa çaldım şîşe-i nâmûş u ârım

    1Yardım et; yoksa kınanma yoluna girdim.

    2Namus ve utanç şişemi taşa çaldım; neredesin?

    Kınanma yoluna girmek ve namus şişesini taşa çalmak toplumsal itibardan vazgeçiştir. Şişenin kırılması geri dönüşsüzdür; âşık sevgili bulunmadan önce bile dünya önündeki koruyucu kabını parçalamıştır.

  6. 6

    sen aşkın ile eylerim sînem

    Âh-ı hasret derd ü gam dilhânesin kıldı harâb

    1Neredesin? Aşkınla göğsümü rebap gibi çalıyorum.

    2Hasret ahı, dert ve gam gönül evini yıktı.

    Göğsün rebap olması, acının bedenden müzik çıkarmasını anlatır. Hasret, dert ve gam gönül evini yıkarken bu yıkım sessiz kalmaz; şairin ahı çalgının teli gibi sürekli titreşir.

  7. 7

    Gülşen olur sâde sensiz meskenim yerim

    Ey yüzü bâğ-ı İrem kaddi çinârım

    1Sensiz gül bahçesi bile kuru, yerimse topraktır.

    2Ey yüzü İrem bağı, boyu çınarım, neredesin?

    Sevgili yoksa gül bahçesi bile çoraklaşır ve mekân toprağa iner. İrem bağı yüz ile çınar boy imgesi, dış dünyanın kaybettiği bütün canlılığı sevgilinin bedeninde toplar.

  8. 8

    sen ben reh-i mihnette kaldım gel yetiş

    aldı yolum zulmette kaldım gel yetiş

    1Neredesin? Ben sıkıntı yolunda kaldım, gel yetiş.

    2Keder gecesi yolumu kapladı; karanlıkta kaldım, gel yetiş.

    Sıkıntı yolu ve keder gecesi hareketi durdurur. “Gel yetiş” tekrarları yer sorusunu acil yardım çağrısına çevirir; şair artık sevgiliyi yalnız görmek değil karanlıktan çıkmak için ister.

  9. 9

    Bir belâ-yi va’de-i hayrette kaldım gel yetiş

    Der ki Ömer vaslını candan umarım

    1Şaşkın bırakan bela dolu bir sözün içinde kaldım, gel yetiş.

    2Ömer der ki: Kavuşmanı candan umuyorum; neredesin?

    Mahlas beyti, şaşkınlığa dönüşen kavuşma vaadine rağmen umudu korur. Ömer soruyu son kez yineler; şiir cevap bulmaz, fakat gerçekleşmeyen sözün içinde aramanın ve beklemenin hâlâ sürdüğünü mühürler.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.479; görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer baskısındaki 479 numaralı metnin 18 dizesi ve 9 birimi basılı sırayla, harfi harfine korunmuştur. Kaynak sürümü: ergun1936-n479-C8FFACB0E4DE.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy bütün dünyâyı bünyâd eyleyen Mevlâ mededÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

kandesin

Neredesin.

melâmet râhına

Kınanma yoluna.

Şâm-ı gam

Keder gecesi.

dilnevâzımdan

Gönül okşayan sesimden.

rebâb

Telli bir çalgı.

türâb

Toprak.