Ey çarh-ı sitemger dil-i nâlâne dokunma
Şair feleğe, sabah yeline, şaraba ve ölüm meleğine ayrı ayrı seslenerek “dokunma” der; sevgilinin saçı, gözü ve ona adanmış can bu dört buyruğun ortak dokunulmaz alanıdır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey dokunma
Hecr âlemidir ettiğim efgane dokunma
1Ey zulmeden felek, inleyen gönle dokunma;
2yaptığım feryat ayrılık âlemindendir, dokunma.
- 2
Ey uğrar isen yâre selâm et
Tel kırma fakat dokunma
1Ey sabah yeli, yâre uğrarsan selâm et;
2ama tel kırma, o dağınık saça dokunma.
Sabah yeli haberci kılınır: sevgiliye selâm götürebilir, fakat saçın tek bir telini bile incitmemelidir. “Tel kırma” hem fiziksel narinliği hem dokunma yasağını güçlendirir; yelin saçı düzeltmesi gibi kaynakta olmayan bir eylem eklenmez.
- 3
Ey bâde eğer yârım içerse seni bensiz
Ver neş’e fakat dokunma
1Ey şarap, sevgilim seni bensiz içerse,
2neşe ver; fakat o sarhoş nergis gözlere dokunma.
Şarap kişileştirilir ve kıskanç bir sınırla görevlendirilir: sevgili içtiğinde neşe verecek, gözlerine ilişmeyecektir. “Nerkis-i mestâne” gözün sarhoş nergis benzetmesini korur; içkinin gerçekten gözü değiştirdiği söylenmez.
- 4
Vermem sana çek benden elin ey
Cânânıma câne dokunma
1Sana vermem; elini benden çek, ey ölüm meleği;
2sevgilime adadığım cana dokunma.
Son bir yakarışta ölüm meleği doğrudan geri çevrilir; çünkü can önceden sevgiliye adanmıştır. “Nezr eylemek” adama yükümlülüğünü taşır ve konuşanın kararlılığını açıklar; ölümün fiilen geldiği veya canın teslim edildiği ileri sürülmez.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.154 Âşık Ömer bölümünde basılmıştır; görünür mahlas bulunmadığından atıf probable tutulur.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak ergun1936-n154-4622D05772AB; Ergun 1936 No.154, PDF 178; 4 birim/8 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı; belirsiz yüzeyler ikinci tanık olmadan tekleştirilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Feleğe seslenen konuşan kişi, inleyen gönlünü yeni bir darbeye karşı korur. Feryadın kaynağı açıkça “hecr”, yani ayrılıktır; “âlem” deneyim alanını genişletir, ancak ayrılığın hangi kişiden veya ne kadar sürdüğü belirtilmez.