DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Virânî/Ey Cemâlin Sûre-i Seb'-ulmesânî'den Gelür
Gazel · 17. yüzyıl

Ey Cemâlin Sûre-i Seb'-ulmesânî'den Gelür

Redif olan “gelür” yedi beyitte yedi kaynak gösterir: yüzün güzelliği bir sûreden, eşyanın yaratılışı bir emirden, gayb dili bir kitaptan gelir. Gazel Hurûfî yüz okumasını kurar, kaynaklarını adıyla anar ve sonunda öğretinin herkese açık olmadığını söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey cemâlin sûre-i ’den gelür

    Sûretin hattı kitâb-ı âsmânîden gelür

    1Ey sevgili, güzelliğin “yedi kez tekrarlanan” sûreden gelir;

    2yüzünün çizgileri gökten inen kitaptan gelir.

    Seb'ul-mesânî, Fâtiha'nın adlarından biridir; Hurûfî okuma yüzdeki hatları o sûrenin âyetleriyle eşler. Beytin bütün yükü “hat” kelimesinin çift anlamında: hem yüzdeki çizgi hem yazı. Redif olan “gelür” bir benzetme değil bir köken iddiası kurar ve gazelin geri kalanı bu iddiayı besler.

  2. 2

    Çünki Hak bir nutk ile bünyâd idübdür âlemi

    Hilkat-i eşyâ serâser ’den gelür

    1Hak âlemi bir söz ile kurmuş olduğundan

    2eşyanın yaratılışı baştan sona “ol, oldu”dan gelir.

    Yaratmanın maddesi değil sesi öne çıkar: âlem bir nutk ile kurulmuştur. “Kün fe-kân” iktibası bu düşünceyi tek kelimeye sığdırır. Söz merkezli bir kozmoloji, harf ve ses üzerinde çalışan bir öğretinin doğal zeminidir; beyit gazelin yöntemini de böylece gerekçelendirir.

  3. 3

    Men aref’le Hak’kı isbât eylemek âsan değil

    Bu lisân-ı gayb-i ma’nâ ’den gelür

    1“Kendini bilen” sözüyle Hakk'ı kanıtlamak kolay değil;

    2bu gayb dilinin anlamı Câvidân'dan gelir.

    Şair burada kendi kaynağını adıyla söyler: Câvidânnâme, Hurûfîliğin temel kitabıdır. “Âsan değil” kaydı ise bir alçakgönüllülük değil bir sınır çizgisi — öğretinin herkese açık olmadığını savunan altıncı beyti buradan hazırlar.

  4. 4

    Gayrdan ummak hatâdır ’in râzım

    Terk-i -i fenâ sâhib maânîden gelür

    1Başkasından beklemek yanlıştır; ben “gizli hazine”nin sırrıyım.

    2Terk, tecrîd ve fenâ, mânâ sahibinden gelir.

    İlk dize dilenmeyi yasaklayıp gerekçesini kendinde bulur: aranan hazine dışarıda değildir. İkinci dize yolun üç basamağını sıralar — terk, tecrîd, fenâ. Bu dizenin ölçüden iki hece eksik kalması kaynağın dizgisine ait; tamamlanmadı, çünkü eksik metni tam gibi yayımlamak uydurmakla aynı kapıya çıkar.

  5. 5

    Âkil ol terk et fenâ dârın baka dârın dile

    Şûr ü şer gavga vü kesret işbu fâniden gelür

    1Akıllı ol, yok olacak evi bırak, kalıcı evi iste;

    2kargaşa, kötülük, kavga ve çokluk hep bu geçici olandan gelir.

    Dâr-ı fenâ ile dâr-ı bekā karşıtlığı klasik, ama ikinci dizenin listesi dikkat çekici: kargaşa ve kötülüğün yanına “kesret” de konur. Çokluğun bir günah değil bir dağılma sayılması vahdet düşüncesinin ahlâkî sonucudur ve gazelin sonundaki gizlilik savunusuna zemin hazırlar.

  6. 6

    Her kese lâyık değildir zevk ile vahdet huzûr

    Kim huzûr-i zevk-ı vahdet ’den gelür

    1Vahdetin zevki ve huzuru herkese uygun değildir;

    2çünkü vahdet zevkinin huzuru mekânsız olandan gelir.

    Aynı üç kelime — zevk, vahdet, huzûr — iki dizede yer değiştirerek tekrarlanır; anlam ilerlemez, sıkışır. “Lâmekân” mekânı olmayan demektir ve burada bir gizlilik gerekçesi işi görür: yeri olmayan bir bilgi, herkesin ulaşabileceği bir yerde durmaz.

  7. 7

    Değme bir ile Vîrânî olma

    Genc-i mahfî akl-ı kâmil bir virânîden gelür

    1Ey Vîrânî, rastgele bir bilgisizle yan yana oturma;

    2gizli hazine ve olgun akıl bir viraneden gelir.

    Mahlas beyti kelime oyununu açığa vurur: büyük harfli Vîrânî şairin adı, küçük harfli virânî yıkık yerdir. Define yıkık yerde gömülü olduğu için hazine ile mahlas aynı dizede buluşur. “Genc-i mahfî” tamlaması da dördüncü beyitteki Küntü kenz sözüne geri döner ve gazeli kendi başına kapatır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144616 numaralı sürüm esas alındı; on dört dizenin tamamı alındı, gövdedeki sıra numarası (“—11—”) dize sayılmadı. Dördüncü beytin ilk dizesi (“Gayrdan ummak hatâdır Küntükenz’in râzım”) ölçünün gerektirdiği on beş yerden iki hece eksik kalıyor; kaynağın dizgisinde bir kelime düşmüş görünüyor, tamamlanmadı. “baka dârın” (bekā) ve “maânîden” yazımları da kaynağa ait.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirFazl-ı Hak'kın Sırrına Her Kim ki Âgâh Olmadı
Fazl-ı Hak’kın sırrına her kim ki âgâh olmadı
Virânî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Seb’-ulmesânî

“yedi kez tekrarlanan”; Fâtiha sûresinin adlarından

Künfekânî

“ol dedi, oldu” emrine ait olan

Câvidânî

Hurûfîliğin temel kitabı Câvidânnâme'ye ait

Küntükenz

“Ben gizli bir hazineydim” diye başlayan meşhur söz

tecrîd

kendini her şeyden soyutlama

Lâmekânî

mekânı olmayan, yer tutmayan

nâdân

bilgisiz, kaba

hemnişîn

yan yana oturan, arkadaş