DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Selîmî/Ey cemālüñ nūr-ı çeşm-i enbiyā
Murabba · 15.–16. yüzyıl

Ey cemālüñ nūr-ı çeşm-i enbiyā

Selîmî mahlasıyla kayıtlı murabba, her bendin sonunda yardım isteyen aynı nakaratı yineler; övgüden günah itirafına, oradan şefaat ve bağışlanma dileğine ilerler. Köksal'ın A kümesinde Yavuz Sultan Selim'e kesin olarak bağlanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey cemālüñ nūr-ı çeşm-i

    El-meded ey -i nūr-ı Ḫudā

    Ḫāk-i pāy-i -yı

    El-meded ey -i nūr-ı Ḫudā

    1Ey güzelliği peygamberlerin göz nuru olan,

    2Yardım et ey Allah'ın nurunun kaynağı.

    3Ayağının toprağı seçkinlerin gözüne sürmedir;

    4Yardım et ey Allah'ın nurunun kaynağı.

    İlk bent övgü ile yakarışı birbirine bağlar: cemal göz nuru, ayak toprağı ise sürme olur. Yüceltilen yüz ile yere değen toprak arasındaki dikey mesafe, tekrarlanan El-meded çağrısıyla kulun yardım arayan konumunu belirginleştirir.

  2. 2

    Kimse sensiz bulımaz Ḥaḳḳ’a

    Feyż-i luṭfuñla olur merd[i] ḳabūl

    Raḥmeten li’l-ʿālemīnsin ey Resūl

    El-meded ey -i nūr-ı Ḫudā

    1Sensiz kimse Hakk'a kavuşamaz;

    2Lütfunun bereketiyle insan kabul görür.

    3Ey Resul, sen âlemlere rahmetsin;

    4Yardım et ey Allah'ın nurunun kaynağı.

    İkinci bent vusulü kişinin kendi çabasına değil, peygamberin aracılığına ve lütfun feyzine bağlar. Rahmeten li'l-âlemîn ifadesi doğrudan dinî bir unvan gibi kullanılır; nakarat, öğretici önermeyi yeniden kişisel yakarışa çevirir.

  3. 3

    Eyledüm bī-ḥadd cürm ile cerīm

    Oldum eşḫāṣ-ı hevā ile nedīm

    Eyle ʿıṣyānum yā Kerīm

    El-meded ey -i nūr-ı Ḫudā

    1Sayısız suç ve günah işledim,

    2Nefsinin isteğine uyan kişilerle arkadaş oldum.

    3Ey kerem sahibi, isyanım için şefaat et;

    4Yardım et ey Allah'ın nurunun kaynağı.

    Üçüncü bent övgü dilinden itirafa geçer. Sınırsız suç, nefsin çevresindeki kötü arkadaşlıkla birlikte anılır; şefaat isteği böylece soyut bir temenni değil, konuşanın açıkça üstlendiği kusurlara karşı aradığı bağış yoludur.

  4. 4

    Ey kerem kānı resūl-i Kibriyā

    Kemterüñdür bu Selīmī pür-ḫaṭā

    Dergehüñden eyler

    El-meded ey -i nūr-ı Ḫudā

    1Ey cömertlik kaynağı, yüce Allah'ın elçisi,

    2Bu günah dolu Selîmî senin değersiz kulundur.

    3Bağış dileğiyle kapına sığınır;

    4Yardım et ey Allah'ın nurunun kaynağı.

    Son bent kerem ve küçüklük karşıtlığını kurar: Resul kerem kaynağı, Selîmî ise kusurla dolu değersiz kuldur. Mahlas bu alçalış anında gelir; dergâha iltica ve atâ talebi, dört bent boyunca yinelenen yardım çağrısını sonuçlandırır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Köksal 2019'un A kümesi, mecmua kayıtları ve şiirdeki Selîmî/Selim Şah işaretleri temelinde bu manzumeyi Yavuz Sultan Selim'e kesin olarak bağlar.

Atıf kanıtını aç ↗

M. Fatih Köksal, “Yavuz Sultan Selîm'in Türkçe Şiirleri”, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi 40 (2019); koksal2019-A1; kaynak(lar): Mehmed Ârif (yz.), Mecmû'a-i Kenz-i Esrâr ve Define-i Envâr, Millî Kütüphane, Yz A 3369, 8a; Mecmû'a-i Eş'âr, İBB Atatürk Kitaplığı K 0351, 245a. Yavuz Sultan Selim'in Türkçe şiir söylediği çağdaşı Sehî Beg ve Latîfî tarafından reddedilir; Türkçe manzumelerin ona aidiyeti mecmua kayıtları temelinde Köksal'ın 2019 neşrinde kurulmuştur. Torunu II. Selim de Selîmî mahlasını kullandığından neşir aidiyeti kesinleşmeyen manzumeleri ayırır; bu şiir kesin A kümesindedir. Makale metni dergi politikasında CC BY-NC 4.0 olarak sunulur; ticari canlı kullanım ayrı izin olmadan yapılmamalıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy nūr-ı ẕātı lemʿa-i cān-ı muvaḥḥidīnSelîmî · Eksik Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

enbiyā

Peygamberler

maʿden

Bir şeyin çıktığı kaynak ve merkez

tūtiyā

Göze çekilen sürme

aṣfiyā

Gönlü temiz, seçkin kişiler

vuṣūl

Kavuşma, ulaşma

şefāʿat

Bağışlanma için aracılık

ilticā

Sığınma

ʿaṭā

Bağış, ihsan