DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey gönül, Tanrı’nın eşsiz yaratışını kavra
Şiir · 17. yüzyıl

Ey gönül, Tanrı’nın eşsiz yaratışını kavra

Şair gönlü Tanrı’nın tekliğini ve insan yüzündeki ilahi sanatı anlamaya çağırır. Nefis, gurur, boş heves ve Leyla’ya takılı kalan dünyevi aşk eleştirilir; doğru yol, zikir, ibretli bakış ve nefsin ıslahı önerilir. Mahlassız metin, bütün insanlığa iyilik söyleyen bir öğütle kapanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey dilâ fehm eyle Hak’kın sun’-i

    Bâri anla kâmilin vechinde insâniyyetin

    1Ey gönül, Tanrı’nın eşsizliğini gösteren yaratışını kavra.

    2Hiç olmazsa olgun kişinin yüzündeki insanlık değerini anla.

    Tanrı’nın eşsiz yaratışı önce kozmik bir ilke, sonra olgun insanın yüzündeki insanlık niteliği olarak okunur. Gönülden istenen, soyut inancı gündelik kişilikteki değere bağlamasıdır.

  2. 2

    Tâ ki çekersin anın râhmda hicrâniyyetin

    Sâbit ol sıdk ile gözle hele ruhâniyyatin

    1Onun rahminde ayrılığını daha ne kadar çekeceksin?

    2Doğrulukta kararlı ol ve ruhani yönü gözet.

    Rahimdeki ayrılık sözü insanın kaynağından uzak oluşunu doğum öncesine kadar götürür. Doğrulukta sabit kalmak ve ruhani yönü gözetmek, bu köklü ayrılığın ilacı sayılır.

  3. 3

    Câhil oldur eyleye her yerde şeytâniyyetin

    Har-ı elinden çektiğim gavga nedir

    1Cahil, her yerde şeytanca davranış gösterendir.

    2Anlamaz eşeğin elinden çektiğim bu kavga nedir?

    Cahillik bilgi eksikliğinden çok şeytanca davranışla tanımlanır. Anlamaz eşek benzetmesi, şairin bu kör inatla giriştiği tartışmanın verimsizliğini sert bir dille ortaya koyar.

  4. 4

    Hirmen-i ömrüm hevâya vermede ma’nâ nedir

    Dâm içinde bülbül-i şeydâda kec da’vâ nedir

    1Ömür harmanımı boş heves uğruna savurmanın anlamı nedir?

    2Tuzaktaki çılgın bülbülün eğri iddiası nedir?

    Ömür bir harmandır; heves rüzgârına verilince elde ürün kalmaz. Tuzaktaki bülbülün eğri iddiası da özgür değilken büyük söz söyleyen insanın çelişkisini gösterir.

  5. 5

    Vird eder ism-i Hudâ’yı gonce-i ra’nâ nedir

    Râh-ı Hak’ka gir yürü terk eyle

    1Güzel gonca Tanrı’nın adını sürekli anarken bu durum nedir?

    2Tanrı yoluna gir, yürü ve benlik iddianı terk et.

    Goncanın bile Tanrı adını anması tabiatı zikreden canlı bir varlık yapar. İnsan için çıkarılan sonuç açıktır: Hak yoluna girmek ve benlik iddiasını terk etmek gerekir.

  6. 6

    Zâr edersin ey gönül Mecnûn veş Leylâ içün

    Serseri gezme cihanda bir gül i ra’nâ içün

    1Ey gönül, Mecnun gibi Leyla için ağlayıp inlersin.

    2Güzel bir gül uğruna dünyada başıboş gezme.

    Gönlün Leyla için Mecnun gibi ağlaması dünyevi aşkın tanıdık örneğidir. Şair bu hâli yüceltmek yerine başıboşluk sayar ve tek güzel uğruna bütün dünyada savrulmayı eleştirir.

  7. 7

    Şehr-i aşka bas kadem ol menzil-i a’lâ içün

    Sun bize sen şerbet-i lâ’l-i lebin irvâ içün

    1Aşk şehrine adım at ve o yüce menzile yönel.

    2Doyurmak için bize lal dudağının şerbetini sun.

    Aşk şehri yüce menzile giden manevi yol olarak açılır; lal dudak şerbeti ise bu yolun coşkusunu taşır. Dünyevi sevgili dili, daha yüksek bir doyuma doğru yeniden yorumlanır.

  8. 8

    edüp sen adın anma hîç sahbâ niyyetin

    Tarz-ı eş’âr-ı maânîde bulasın iştihâr

    1Adını gizle; şarap niyetini hiç anma.

    2Anlamlı şiir üslubunda ün kazanasın.

    Adı ve şarap niyetini gizleme buyruğu gösterişten sakınmayı öğretir. Ün isteniyorsa bunun içki iddiasıyla değil anlam taşıyan şiir üslubuyla kazanılması gerektiği söylenir.

  9. 9

    Zâhir olsun dilde zikrin edegör leyi ü nehâr

    Ayn-ı ibretle nazar kıl eyle keşf-i rûzigâr

    1Zikrin gönülde görünsün; gece gündüz anmayı sürdür.

    2İbret gözüyle bakıp zamanın perdesini aç.

    Gece gündüz zikir, gönülde görünür bir iz bırakmalıdır. İbret gözüyle zamana bakmak ise olayların yüzeyini aşarak değişimin arkasındaki dersi keşfetmeyi gerektirir.

  10. 10

    Gayret eyle kim bulasın bu fenâda i’tibâr

    Kurtarup keştî.i ten tûfân-ı gam mellâhı ol

    1Çabala ki bu geçici dünyada değer bulasın.

    2Beden gemisini gam tufanından kurtaran kaptan ol.

    Geçici dünyada değer bulmanın yolu beden gemisini gam tufanından çıkaracak kaptanlıktır. İnsan dışarıdan kurtarıcı beklemek yerine kendi yönünü tayin eden sorumlu kişi olmaya çağrılır.

  11. 11

    Gir hem dahi Cerrâhı ol

    Lîk gûş et pendimi gel nefsinin ıslahı ol

    1Dosdoğru yola gir ve aynı zamanda yaranın cerrahı ol.

    2Fakat öğüdümü dinle, gel ve nefsini iyileştir.

    Dosdoğru yol yolculuğu ile cerrahlık aynı kişide birleşir: Kişi hem yürümeli hem kendi yarasını tedavi etmelidir. Nefsin ıslahı, öğüdü dinlemekten uygulamaya geçiren iç ameliyattır.

  12. 12

    Merhabâ ile demâdem âlemin meddâhı ol

    Nâdan hecv et bulasın dilde nûrâniyyetin

    1Durmadan selam verip bütün âlemin övgücüsü ol.

    2Cahili hicvet ki gönlünde aydınlık bulasın.

    İlk dize selamı ve övgüyü bütün âleme yaymayı ister. Son dize ise basılı yüzeyde cahili hicvetmek ile gönüldeki nuraniyeti ilişkilendirir; şiirin nefs ıslahı çizgisi içinde bu sert dil ayrıca korunarak görünür kılınır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet kuvvetle muhtemel

Basılı gövdede görünür mahlas yoktur; atıf yalnız Ergun koleksiyonundaki yerleşime dayanır ve probable olarak korunmuştur.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 609 numaralı metnin 24 dizesi ve 12 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy dilâ kıla gör kesb-i havâlarÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

ferdâniyyetin

Tanrı’nın eşsiz ve tek oluşunu.

lâyefhem

Anlamaz, kavrayışsız.

enâniyyettin

Benlik iddiasından ve gururundan.

ketm

Gizleme, saklama.

keştî-i ten

Gemiye benzetilen beden.

tarîk-ı müstakîme

Dosdoğru yola.