Ey Genç Çiftçi
Altı dörtlük genç çiftçiyi saban, verimli ova, çocuk, tarihsel çiftçilik kimliği ve beden gücü imgeleriyle çalışmaya çağırır; bugünkü emek yarın dolacak ambarlara bağlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
demirini yaratan
İstemiş ki, yeryüzünde eşsiz olan şu vatan.
Şu çiftçilik memleketi ;
Onun için kuvvet vermiş senin dahi .
1Sabanının demirini yaratan,
2Yeryüzünde eşi olmayan bu vatanın,
3Bir tarım ülkesi olarak gelişmesini istemiş;
4Bu yüzden senin ellerine de güç vermiştir.
- 2
Bak! Ne güzel, ne bulunmaz ovalar...
Toprakları altın olan bu yerdir.
Bu yerdir ki, her yanından su çağlar;
Bu yerdir ki, bir yüz verir!... .
1Bak, ne güzel ve ne değerli ovalar var!
2Toprağı altın değerinde olan yer burasıdır.
3Her yanından suların aktığı yer burasıdır;
4Bir ölçek tohuma yüz ölçü ürün veren yer burasıdır!
Ovalar bulunmaz değerde, toprak altın ve su her yandan çağlayan bereket kaynağıdır. Bir kile tohuma yüz ürün verme sözü kesin tarım verisi değil bolluk abartısıdır; dörtlük çiftçinin karşısındaki imkânı büyüterek çalışmamanın gerekçesini azaltmaya çalışır.
- 3
Haydi yürü, sen herkesten geç kaldın;
çek, öküzleri sür yola.
Baş ucunda altın topu evlâdın
Bak, nereyi gösteriyor parmakla!...
1Haydi yürü; herkesten çok geç kaldın;
2Çarığını giy, öküzlerini yola sür.
3Başucundaki altın top gibi çocuğun,
4Bak, parmağıyla sana nereyi gösteriyor!
‘Herkesten geç kaldın’ buyruğu çiftçiyi çarığını giyip öküzlerini sürmeye çağırır. Başucundaki altın top gibi çocuk parmağıyla yön gösterir; çocuk yalnız sevgi nesnesi değil bugünkü emeğin gelecekteki alacaklısı olarak harekete geçirici işlev görür.
- 4
Biz Türklere: «Çiftçi millet» diyorlar.
Evet, Oğuz Han gününden elimizde saban var:
Bizim için en aziz şey topraktır.
En iyi hal alında ter, elde olmaktır.
1Bize, Türklere “çiftçi millet” diyorlar.
2Doğru; Oğuz Han’dan beri elimizde saban var:
3Bizim için en değerli varlık topraktır.
4En güzel hâl, alında ter ve elde nasır bulunmasıdır.
‘Çiftçi millet’ adı Oğuz Han'dan beri elde tutulan sabanla tarihsel kimliğe çevrilir. Toprak en değerli varlık, alın teri ve eldeki nasır en iyi hâl sayılır. Bu yüceltme ağır tarım emeğini romantikleştiren dönemsel bir söylem de taşır; çalışma koşullarını açıklamaz.
- 5
O sendeki aslan gövde üstünde,
Demir gibi sağlam olan o kollar
Kerpiç gibi bir tarlayı dört günde,
Değirmenin unu gibi ufalar!..
1Sendeki o aslan gibi gövde,
2Demir kadar sağlam kollar,
3Kerpiç gibi katı bir tarlayı dört günde,
4Değirmen unu kadar ince hâle getirir!
Aslan gövde ve demir kollar, kerpiç kadar katı tarlayı dört günde un gibi ufaltır. İnsan bedeni tarım makinesi ölçüsünde güçlendirilirken benzetme çiftçiden olağanüstü dayanıklılık bekler; sayısal süre gerçekçi norm değil emeği yücelten şiirsel abartı olarak okunur.
- 6
Kalk, oturma, artık yeter dinlenme;
Gün aşıyor, şimdi akşam olacak.
Çiftini sür, bugün biraz emek çek;
Boş ambarlar yarın buğday dolacak!..
1Kalk, oturma; dinlendiğin yeter;
2Gün ilerliyor, az sonra akşam olacak.
3Tarlanı sür, bugün biraz emek ver;
4Boş ambarlar yarın buğdayla dolacak!
Son dörtlük günün ilerlemesini zaman baskısına çevirir: dinlenme bitecek, çift sürülecek ve bugün çekilen emek yarın ambarı dolduracaktır. Şiir ödülü gecikmiş ama somut gösterir; buğday dolu ambar, bütün önceki altın ve bereket imgelerinin gündelik sonucudur.
Metnin kaynağı
Mehmet Emin Yurdakul'un Türk Sazı taramasında 65–66. sayfalardaki basılı başlık ve eksiksiz şiir gövdesi, 163715 ve 163762 numaralı exact proofread Page revizyonlarıyla sabitlendi. Page metnindeki açık harf/OCR yanlışları, Atlas Kitabevi Üçüncü Baskı (1979) olan ve SHA-1 ile kimliklenen Commons PDF görüntüsüne araştırma amacıyla bakılarak düzeltildi; bu modern taramanın reuseStatus değeri yalnızca araştırma amacıyla olup eser metninin workRights kamu malı kararından ayrıdır. Okumalar bağımsız tanık alanında satır satır belgelendi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir rüyamış!... Zira yine, ben zavallı şen değilim;Mehmet Emin Yurdakul · Bentli şiir→
İlk dörtlük sabanın demirini yaratan gücün vatana tarım ülkesi olarak canlılık vermek istediğini söyler. Çiftçinin elindeki kuvvet bu amaç için bağışlanmıştır. Yaratılış anlatısı, toprağı işleme görevini yalnız geçim seçimi değil vatana karşı yükümlülük olarak kurar.