DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmet Emin Yurdakul/Felâketler Karşısında
Bentli şiir · 19.–20. yüzyıl

Felâketler Karşısında

Üç bent, Baltazar'ın duvar yazısından Babil yazgısına uzanan felaket duygusunu baş, kalp ve dile dağıtır; millî saz mutlu yurdu söyleyemezse konuşan hem parmaklarını hem sazı yok oluşa bırakır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bir rüyamış!... yine, ben zavallı şen değilim;

    'a alev saçan zalim harfler önündeyim.

    Bana öyle geliyor ki mezarımın üstündeyim,

    Eski Babil evlâdının talihinde bir sefilim.

    1Meğer bir düşmüş! Çünkü ben yine mutsuzum;

    2Baltazar’a ateş saçan o uğursuz yazıların karşısındayım.

    3Kendimi sanki mezarımın üstünde duruyormuş gibi hissediyorum,

    4Eski Babil halkının yazgısını yaşayan bir zavallıyım.

    İlk bent önceki sevincin rüya olduğunu söyler ve Baltazar'a ateş saçan yazıları yaklaşan hükmün simgesi yapar. Konuşan kendisini mezarının üstünde ve eski Babil halkının yazgısında görür. Gönderme tarihsel ayrıntı anlatmaktan çok kaçınılmaz felaket duygusunu büyütür.

  2. 2

    Bak, bugün de ben ruhumda cehennemler taşıyorum:

    O başım ki tufanı var, bir karanlık gecedeyim;

    O kalbim ki cellâdı var, bir demirden pençedeyim;

    O dilim ki var, bir baykuşum.

    1Bak, bugün de ruhumda cehennemler taşıyorum:

    2Başımda bir tufan kopuyor; karanlık bir gecedeyim;

    3Kalbimin bir celladı var; demirden bir pençenin içindeyim;

    4Şikâyetle dolu dilimle yıkıntıda öten bir baykuşum.

    Ruh cehennem taşır; başta tufan, kalpte cellat, dilde şikâyet vardır. Konuşanın viranedeki baykuşa dönüşmesi acıyı düşünce, duygu ve söz organlarına ayrı ayrı dağıtır. Yoğun karanlık imgeleri nesnel bir tanı değil, toplumsal felaket karşısındaki şiirsel ruh hâlidir.

  3. 3

    Ey Türklüğün dertli sazı! Bugün de mi acı ?.

    Bugün de mi senin sesin bir hıçkırık olacaktı?

    Sara tutan tellerine göz yaşlarım dolacaktı?

    Eğer mesut yurdun altın çalamazsan

    Benim bahtsız parmaklarım birer kuru dala dönsün;

    Seni dahi kurtlar yesin, senin dahi ömrün sönsün!...

    1Ey Türklüğün dertli sazı! Bugün de mi acı acı inleyeceksin?

    2Bugün de mi sesin bir hıçkırığa dönüşecek?

    3Nöbet geçiren tellerine gözyaşlarım mı dolacak?

    4Mutlu yurdun altın destanını çalamazsan,

    5Benim bahtsız parmaklarım kupkuru dallara dönüşsün;

    6Seni de kurtlar yesin, senin de ömrün sona ersin!

    Türklüğün dertli sazına yönelen son altılık, sesin yeniden hıçkırığa dönüşüp dönüşmeyeceğini sorar. Mutlu yurdun destanı çalınamazsa parmakların kuruması ve sazın kurtlara kalması istenir. Bu öz-yıkıcı dilek tarihsel umutsuzluk retoriğidir; kendine zarar çağrısı olarak onaylanmaz.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Mehmet Emin Yurdakul'un Türk Sazı taramasında 105. sayfalardaki basılı başlık ve eksiksiz şiir gövdesi, 163851 numaralı exact proofread Page revizyonlarıyla sabitlendi. Kaynak dizeleri sessizce düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGemici
Evet, bora başlayınca, soluğanlı bir deniz
Mehmet Emin Yurdakul · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Zira

Çünkü

Baltazar

Babil anlatısındaki hükümdar

şekvası

Şikâyeti

viranede

Yıkıntı içinde

figan

Acı haykırış

destanını

Uzun kahramanlık anlatısını