Ey gonca dehen kıl hazer âh-ı seherimden
Seher vakti çıkan âhının sevgilinin gül bahçesini yakabileceğini söyleyen âşık, sitem topunun gönül sarayını yıktığını ve gözyaşının kanlı bir sele döndüğünü anlatır; pervane gibi yanmış bedenini mumun da andığını söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey kıl hazer
Yandıra gibi gülşeni
1Ey gonca ağızlı, seher vaktindeki ahımdan sakın.
2Yakıcı kıvılcımım gül bahçesini yakacak gibidir.
- 2
Tob-ı sitemin etti berbâd
sakla gubâr-ı kederimden
1Sitem topun gönül sarayını yıkıp dağıttı.
2Güzelliğinin aynasını kederimin tozundan koru.
Sevgilinin sitemi bir “tob” gibi gönül kasrına çarpar ve onu harap eder; söz, taş duvar yıkan ağır bir silaha dönüşmüştür. İkinci dizede sevgilinin güzelliği aynadır, âşığın kederi ise yüzeye konacak toz. Yıkılan saray konuşana, korunması istenen ayna sevgiliye aittir.
- 3
Sel gibi nola çağlasa
cânıma geçti ciğerimden
1Kanlı gözyaşımın sel gibi çağlamasına şaşılır mı?
2Belâ okun canımı delip ciğerimden geçti.
“Serhâb-ı sirişkim” gözyaşını kızıl, kanlı bir su hâline getirir ve onun sel gibi çağlamasını doğal sayar. Çünkü belânın “peygân”ı, yani ok ucu cana girip ciğerden geçmiştir. Gözden taşan sel ile içerideki delici yara aynı beden hattında birbirini açıklar.
- 4
Mey içme deyip âşıkına nükte edersin
Var mı haberin sâfî benim derd-i serimden
1Âşığına ‘Şarap içme,’ deyip ince söz söylersin.
2Benim baş ağrıtan derdimden gerçekten haberin var mı?
Sevgili âşığına “mey içme” der ve bu uyarıyı bir nükte gibi sunar; konuşan ise onun kendi “derd-i ser”inden haberi bulunup bulunmadığını sorar. Kaynaktaki “sâfî” yüzeyi kesin bir kelime oyununa bağlanmadan korunur. Böylece içki yasağı, âşığın başına çöken derdi bilmeyen muhatabın hafif sözü gibi duyulur.
- 5
Pervâne sıfat Âşık Ömer
Şem’a dahi yâdetti beni bâl ü perimden
1Pervane gibi Âşık Ömer’in yanmış bedenini
2mum bile kanadım ve tüyüm yüzünden anıp durdu.
Mahlaslı kapanış Âşık Ömer’in vücudunu mum çevresinde yanan pervaneye benzetir; “suhte” sıfatı yanmayı tamamlanmış bir beden hâli yapar. Mumun onu “bâl ü per” ile anması, kanat ve tüyü yok eden ateşi tersine çevirir. Yanan âşığı ateşin kaynağı bile hatırlar.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.216 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Pervâne sıfat Âşık Ömer suhte vücûdum mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n216-65E06C2F2379. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.216, PDF 200; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
“Gonca dehen” sevgilinin kapalı ve küçük ağzını çiçekle kurarken karşısına seherde yükselen âh konur. Konuşan, bu âhın kıvılcımından sevgilinin gül bahçesini sakınmasını ister. Bahçe güzelliğin alanıdır; âşığın iç yanışı orayı yakabilecek dış tehlikeye dönüşür.