Ey gönül âlemde nâlân eyler insânı ecel
Ecelin insanı dünyada inleten, dünya tekkesinde çıplak bırakan ve sonunda dillere destan eden gücü anlatılır. Fani dünyanın gürültüsüne inanılmaması; akla karayı bilip avareye uyulmaması istenir. Ecel kasap gibi insanı çengeller arasında gezdirip kurban eder. Akıllı kişi mal ve mülkle gururlanmamalı, Hak kapısından ayrılmamalı ve kabirdeki ölülerden ders almalıdır. Karun çevresindeki “cem’iyyete zûreylese” bağı açık tutulur; İskender benzetmesi ve Ömer’in kapanışı, baş göğe erse bile basılı “iusânı” yüzeyinin toprakla bir oluşunu gösterir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey gönül âlemde eyler insânı ecel
üryân eyler insânı ecel
1Ey gönül, ecel âlemde insanı inleyen hâle getirir;
2Ecel dünya tekkesinde insanı çıplak bırakır.
- 2
Gel inanma bu hem hûyuna
Âkıbet dillerde destân eyler insânı ecel
1Gel, bu fani dünyanın hayına huyuna inanma;
2Ecel sonunda insanı dillere destan eder.
Fani dünyanın “hâyı ve hûyu” kalabalık sesi, şöhreti ve çekici gürültüsüdür; inanılacak kalıcı haber değildir. Ecelin insanı destan etmesi, yaşayan kişiyi sonunda başkalarının dilinde anlatılan geçmişe dönüştürür.
- 3
Vâkıf ol dünyâda ancak sen bu ağ u kareye
Er isen uyma sakın bu demdeki âvâreye
1Dünyada şu ak ile karanın farkında ol;
2Er kişiysen bu zamandaki avareye sakın uyma.
Ak ve kara ahlaki ya da talihsel karşıtlık olarak dünyada ayırt edilmelidir; dize kesin bir nesne eklemez. Er olmanın ölçüsü bu anın avaresine uymamak, yani yönsüz kalabalığın peşine takılmamaktır.
- 4
Gezdirip kassab gibi kannâreye
Âkıbet bir yerde kurbân eyler insânı ecel
1Kasap gibi çengelden çengele gezdirip;
2Ecel sonunda insanı bir yerde kurban eder.
Ecel kasap, insan da kannareler arasında taşınan kurban gibi resmedilir; hareket özgür yolculuk değildir. Sonunda “bir yerde” kurban oluş, dolaştırmanın mekânı değişse de kaçınılmaz sonucun tek olduğunu bildirir.
- 5
Mâl ü mülke gel gurur yeme eğer âkil isen
düşme sen bâb-ı Hak’a kail isen
1Akıllıysan mal ve mülkle gururlanma;
2Hak kapısını kabul ediyorsan başka yola düşme.
Mal ve mülk gururu aklın karşıtıdır; şiir zenginliği değil onunla büyüklük taslamayı hedef alır. Hak kapısına kail olanın gayrı yola düşmemesi, ekonomik sahiplik yerine manevi yönelişi yol ölçüsü yapar.
- 6
Kapre gel seyret gayret al kâmil isen
Gör nice âlemde pinhân eyler insânı ecel
1Kabre gel, ölüleri seyret; olgunsan gayret al;
2Ecelin nice insanı dünyada gizlediğini gör.
Kabir soyut ölüm bilgisinden gözle görülen emvat sahnesine çağırır; kâmillik bu görüntüden gayret ve ders almaktır. Ecelin insanı pinhan etmesi, görünür hayatı toprağın içinde saklı hâle getirir.
- 7
Bir kişi Karun gibi cem’iyyete zûreylese
Kendini gibi var eylese
1Bir kişi Karun gibi “cem’iyyete zûreylese” [kişi ve eylem bağı açık];
2Kendini devrin İskender’i gibi var etse.
Karun ve İskender dünyevi kudretin iki uç örneğidir; ancak “cem’iyyete zûreylese” yüzeyinde cemiyet, zor, kişi ve eylem ilişkisi tanıksız kapatılmaz. Güvenli alan, kişinin kendini devrin İskender’i gibi var etme iddiasıdır.
- 8
Ey Ömer başını eflâke berâber eylese
Âkıbet eyler iusânı ecel
1Ey Ömer, başını göklere denk yükseltse bile;
2Ecel sonunda “iusânı” toprakla bir eder [basılı yüzey; bağlam insanı gösterir].
Mahlaslı kapanış başın eflaka erişmesini varsayar ve önceki güç örneklerini tek bedende toplar. Basılı “iusânı” yüzeyi sessizce düzeltilmez; güçlü insan bağlamı görünür notla belirtilir ve ecel onu hâk ile yeksan eder.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.363 gövdesinde “Ey Ömer başını eflâke berâber eylese” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n363-E8F9320817C6. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.363, PDF 290; 8 iki dizelik birim/16 dize. Kaynak aparatı: dize 11 “Kapre”: The historical print visibly reads “Kapre”; it is retained without silently normalizing to “Kabre”. dize 16 “iusânı”: The historical print visibly reads “iusânı”; it is retained as printed rather than conjecturally regularized. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Ecelin ilk işi insanı “nâlân”, yani inleyen kişi yapmaktır; ölüm gelmeden sesi dönüştürür. Dünya bir tekye olarak düşünülür, fakat bu geçici konakta ecel giysi ve mülkiyeti söküp insanı üryan bırakır.