DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey güzel hançer çeküp kasdetme insân üstüne
Şiir · 17. yüzyıl

Ey güzel hançer çeküp kasdetme insân üstüne

Konuşan güzelden insana hançer çekmemesini ve göğüsteki kana yeni kan eklememesini ister. Aşkın yakıcılığını bilseydi bu ateşe düşmeyeceğini söyler; can ve gönül kavuşmayı istese de feleğin ayrılık üstüne dönmesinden korkar. Güzelliğin nazardan saklanması, kâkülün peçe olması ve benlerin Hint şahı gibi İran üzerine otağ kurması tasarlanır. Ömer’i sarhoş eden Cem kadehi değil saf dudak şerbetidir; sevgili uğruna baş ve can feda edilir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey güzel hançer çeküp kasdetme insân üstüne

    Sînede derdim yanar kan eyleme kan üstüne

    1Ey güzel, hançer çekip insanın üstüne kastetme;

    2Göğüste derdim yanar, kan üstüne kan yapma.

    Sevgiliye “hançer çekme” denmesi güzelliği gerçek saldırı tehdidiyle yan yana getirir. Göğüsteki dert zaten yanar ve kan vardır; “kan üstüne kan” yeni yaranın mevcut acıyı çoğaltacağını söyler.

  2. 2

    Bilmedim aşkın beni tâ böyle

    Yohsa düşmezdim varup bu üstüne

    1Aşkın beni böyle yakacağını bilmedim;

    2Yoksa gidip bu yakıcı ateşin üstüne düşmezdim.

    Konuşan aşkın kendisini “ihrâk” edeceğini önceden bilmediğini kabul eder; bilgisizlik gönüllü girişin mazeretidir. “Nâr-ı sûzân üstüne” gidip düşmek, sevdayı uzaktan gelen yangın değil bizzat yaklaşılmış yakıcı zemin yapar.

  3. 3

    Geçti gönlüm mübtelâdır sana ammâ neyleyim

    Bir eylemezsin bana ammâ neyleyim

    1Gönlüm sana tutuldu, ama ne yapayım;

    2Bana bir kez merhamet etmezsin, ama ne yapayım.

    Gönül “geçti” ve sevgiliye müptela oldu; karar artık geride kalmıştır. İki kez yinelenen “ammâ neyleyim” çaresizliği, sevgilinin tek bir merhamet bile göstermemesi karşısında eylem imkânının tükenişini duyurur.

  4. 4

    Vaslın ister cân ü dil bir yana ammâ neyleyim

    Korkarım çarh-ı felek dönerse hicrân üstüne

    1Can ve gönül kavuşmanı ister bir yana, ama ne yapayım;

    2Felek ayrılık üstüne dönerse korkarım.

    Can ile dil vuslatı birlikte ister; beden ve iç söz aynı hedefe yönelir. Buna karşı korku çarhın dönmesine bağlıdır: felek “hicrân üstüne” gelirse mevcut ayrılık yeni bir ayrılıkla ağırlaşacaktır.

  5. 5

    Hüsnünü sakla nazardan

    Âfitâba perde çek zulmette kalsun mâhitâb

    1Güzelliğini nazardan sakla, kâkülünü peçe et;

    2Güneşe perde çek, ay ışığı karanlıkta kalsın.

    Nazar tehlikesine karşı kâkül “nikab” yapılır; saç kendi yüzünü örten koruyucu kumaşa dönüşür. Güneşin önüne perde çekmek ve ay ışığını karanlıkta bırakmak, sevgilinin güzelliğini göksel rakiplerden bile saklamayı amaçlar.

  6. 6

    üzre benlerin olmaz hisâb

    Şâh-ı Hindîdir otağın kurdu Îrân üstüne

    1Yanak sayfanın üstündeki benlerin hesabı yoktur;

    2Hint şahıdır, İran’ın üstüne otağını kurdu.

    Yanak “safha”, yazılı sayfadır ve üzerindeki benler sayılamaz koyu işaretlerdir. Bunlardan biri “Şâh-ı Hindî”ye büyür, İran üstüne otağ kurar; küçük yüz noktası siyah ten ve doğu imparatorluğu imgeleriyle fetih sahnesine dönüşür.

  7. 7

    Mest eden Âşık Ömer’i elde değil

    Lâ’l-i nâbın şerbetinden içtiğim zemzem değil

    1Âşık Ömer’i sarhoş eden eldeki Cem kadehi değildir;

    2Saf dudağının şerbetinden içtiğim zemzem değildir.

    Ömer’in sarhoşluğunun kaynağı “câm-ı Cem” değildir; efsanevi kadeh reddedilir. Saf dudak şerbeti de zemzem değildir denerek dünyevi sevgilinin içkisi kutsal ve hükümdarlık içeceklerinden ayrı, kendine özgü güç kazanır.

  8. 8

    Râh-ı aşkında eğer gam değil

    Uğruna kurbân olayım baş ile cân üstüne

    1Aşk yolunda başımdan geçersem gam değildir;

    2Uğruna kurban olayım, baş ve can üstüne.

    Aşk yolunda “serden geçmek” hem başı feda etmek hem candan vazgeçmek anlamına gelir; konuşan bunu gam saymaz. Son dizede baş ile can açıkça üst üste sunulur, sevgili uğruna kurbanlık en yüksek bedensel bedelle tamamlanır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.325 gövdesinde “Mest eden Âşık Ömer’i elde câm-ı Cem değil” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n325-BC7AFD08C533. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.325, PDF 264–265; 8 iki dizelik birim/16 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy güzeller şahı, aşkından usanmak neden?
Ey güzeller şâhı aşkından bizâr olmak niçün
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ihrâk eylesin

Yaksın, ateşte yok etsin.

nâr-ı sûzân

Yakıcı ateş.

terahhum

Merhamet.

kâkülün eyle nikab

Kâkülünü yüz örtüsü yap.

Safha-i ruhsârın

Yanak/yüz sayfan.

Şâh-ı Hindî

Hint şahı; siyah ben imgesi.

câm-ı Cem

Cemşid’in efsanevi kadehi.

serden geçersem

Başımdan/canımdan vazgeçersem.