DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey Güzeller Şâhı Medhin Eylerim Her An Senin
Şiir · 17. yüzyıl

Ey Güzeller Şâhı Medhin Eylerim Her An Senin

Şair güzeller şahının inci dişini, mercan dudağını, kara kaşını ve parlak yüzünü över. Sevgilinin bakışı kan döker ve cefası ağırdır; yine de Ömer eşiğinde sadık kul kalacağını, canı tende oldukça vazgeçmeyeceğini söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey güzeller şâhı medhin eylerim her an senin

    Dişlerin dahi hem leblerin mercan senin

    1Ey güzeller şahı, seni her an överim.

    2Dişlerin inci, dudakların mercandır.

    İnci diş ve mercan dudak değerli taşların beyaz-kırmızı karşıtlığını kurar. “Güzeller şahı” sözü bu ayrıntıları bir hükümdarın işaretleri yapar; övgü yalnız çekiciliğe değil sevgilinin üstün konumuna yönelir.

  2. 2

    Hûblar içre yok misâlin kahraman heybetlisin

    Bakışın eyler efendim günde yüz bin kan senin

    1Güzeller arasında eşin yok; kahraman gibi heybetlisin.

    2Bakışın her gün yüz bin cana kıyar.

    Kahraman heybeti güzelliğe sertlik ekler. Bakışın günde yüz bin cana kıyması, sevgilinin gözünü sessiz bir savaşçıya dönüştürür; âşık övdüğü yüzün aynı zamanda toplu bir yıkım gücü taşıdığını bilir.

  3. 3

    Rûz ü şeb gitmez gözümden hiç hayâlin dilberâ

    Hazret-i Mevlâ yetiştirsin kemâlin dilberâ

    1Ey güzel, hayalin gece gündüz gözümden gitmez.

    2Mevlâ seni güzelliğinin olgunluğuna eriştirsin.

    Hayalin gece gündüz gözden gitmemesi sevgilinin fiziksel yokluğunu zihinsel varlıkla doldurur. Mevlâ’dan olgun güzellik dilemek, şairin hayranlığını dua biçimine çevirir ve sevgiliyi zaman içinde daha da yüceltir.

  4. 4

    Der görenler hub cemâlin dilberâ

    Ruhlerin derler görenler ne güzel insan senin

    1Seni görenler “Maşallah, ne güzel yüz” der.

    2Yanaklarını görenler “Ne güzel insansın” diye över.

    Başkalarının “Bârekâllah” demesi övgüyü toplumsal tanıklığa açar. Yanakları gören herkesin aynı hükme varması, şairin kişisel abartısını ortak kabul gibi sunar; güzellik yalnız âşığın gözünde değildir.

  5. 5

    Ol siyah billâhi aklım dağıdır

    Âşıkına ettiğini hoş bilürsün ağıdır

    1O siyah kaşların vallahi aklımı dağıtır.

    2Âşığına yaptığının ne büyük acı olduğunu iyi bilirsin.

    Siyah kaş aklı dağıtırken sevgili verdiği acının farkındadır. Bu bilinç cefayı tesadüf olmaktan çıkarır; âşık, kendisini yaralayan kişinin sonucunu bildiği hâlde davranışını sürdürdüğünü söyler.

  6. 6

    Ayş ü işret ile her dem tâzeliğin çağıdır

    Süre gör âlemde zevk-ı hurremi devran senin

    1Her an eğlence ve sevinçle gençliğinin çağını sürersin.

    2Dünyada mutlu devrin zevkini sürmeye devam et.

    Gençlik, eğlence ve mutlu devir sevgilinin zamanını; gece gündüz bekleyiş ise âşığın zamanını belirler. Şair yine de onun zevkini kesmek istemez, sevgilinin sevinçli devrini sürdürmesini diler.

  7. 7

    Hüsn-i rûyin pür ziyâsıdır perîşan gün gibi

    Var mıdır tâkat getürür cevrine bir ben gibi

    1Güzel yüzün, parlak güneş gibi ışık doludur.

    2Benim gibi biri senin eziyetine dayanabilir mi?

    Yüzün güneş gibi ışığına karşı âşığın tahammül gücü sorgulanır. Dünyada benzeri bulunmayan güzellik, eşsiz cefa da üretir; şair dayanamayacağını söylerken aynı anda her an bu cefaya razı olur.

  8. 8

    bulunmaz değme dilber sen gibi

    Kailim çekmeğe her an senin

    1Yeryüzünün dörtte birinde senin gibi güzel bulunmaz.

    2Senin eziyetini her an çekmeye razıyım.

    Yeryüzünün yaşanan bölümünde sevgilinin benzerinin bulunmadığı söylenerek güzellik eşsizleştirilir. Şair de bu üstünlüğün bedeli saydığı eziyet ve cefayı her an çekmeye açıkça razı olur.

  9. 9

    Bu Ömer bekler eşiğin sâdıkane bendedir

    Ben severim kakikane bîvefâlık sendedir

    1Bu Ömer eşiğini bekler; sadık kulun benim.

    2Ben içten severim, vefasızlık sendendir.

    Ömer sevgilinin eşiğinde bekleyen sadık kul olduğunu bildirir. Kendisi içtenlikle severken vefasızlığın sevgilide kaldığını söylemesi, bağlılığını bozmaz fakat ilişkinin ahlaki sorumluluğunu açıkça ayırır.

  10. 10

    tâ ölünce nitekim can tendedir

    Bir canım var o da olsun yoluna kurban senin

    1Can bedende oldukça ölünceye dek senden vazgeçmem.

    2Bir canım var; o da senin yoluna kurban olsun.

    Şiirin bütünü övgü ile sitemi yan yana tutar. Güzelliğin ışığı arttıkça bakışın kanı ve cefanın ağırlığı da büyür; Ömer bu ikisini ayırmadan aynı kişiye bağlı kalmayı seçer.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.473; görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer baskısındaki 473 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla, harfi harfine korunmuştur. Kaynak sürümü: ergun1936-n473-26984C0F8B97.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Güzellerin Önde Geleni
Ey güzeller serfirâzı ma’ni-i genc-i sıfât
Âşık Ömer · Musammat

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

dürdür

İncidir.

Rub’-i meskûnda

Yeryüzünün yaşanan dörtte birinde.

Fâriğ olmam

Vazgeçmem.

bârekâllah

Allah mübarek etsin anlamında övgü sözü.

ebrûların

Kaşların.

cevr ü cafânı

Eziyetini ve cefanı.