DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey melek tal’at perî peyker sabâhın hayr ola
Şiir · 17. yüzyıl

Ey melek tal’at perî peyker sabâhın hayr ola

Melek yüzlü, peri bedenli sevgiliye sabah duası edilir; yüzü İskender aynasına, dudağı Kevser bahçesine benzetilir. Âşık hayat suyuna susamışken sevgiliye güzelliğin kalıcı olmadığı öğütlenir. Yakup, Mecnun ve Eyyub benzetmeleri acıyı çoğaltır; Ömer kanını helal edip saç tuzağından kurtuluşun imkânsızlığını kabul eder.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey perî peyker sabâhın hayr ola

    Ey yüzü sabâhın hayr ola

    1Ey melek yüzlü, peri bedenli, sabahın hayırlı olsun;

    2ey yüzü İskender’in aynası, sabahın hayırlı olsun.

    “Melek tal’at” yüzü, “perî peyker” bedeni insanüstü iki varlıkla över. Yüzün “Mir’ât-ı İskender” oluşu efsanevi aynanın dünyayı gösteren parlaklığını sevgiliye taşır; sabah selamı bu görkemli portreyi günlük bir karşılaşmanın sıcaklığına indirir.

  2. 2

    Teşneyim câna görünmez çeşmime

    Ey dudağı sabâhın hayr ola

    1Susamışım; “câna görünmez çeşmime âb-ı hayât” [câna/gözüme bağı kapalı];

    2Ey dudağı Kevser bahçesi, sabahın hayırlı olsun.

    “Teşneyim” susuzluğu açarken “câna görünmez” ile “çeşmime” parçaları hayat suyunun çevresinde kapanmayan bir dizim kurar; suyun tam olarak neye görünmediği belirgin değildir. Kevser bahçesine benzetilen dudak, bu eksikliği cennet suyu çağrışımıyla derinleştirir.

  3. 3

    Lûtf edüp eyle terahhum âşıka çeşm-i gazâl

    Hüsne mağrûr olma bâkî kalmaz ey Yûsuf cemâl

    1Ey ceylan gözlü, lütfedip âşığa merhamet et;

    2Güzelliğine güvenme, kalıcı kalmaz; ey Yusuf yüzlü güzel.

    Ceylan gözüne yönelen “terahhum” çağrısı âşığa merhamet ister. Yusuf güzelliğiyle övülen sevgiliye aynı anda “hüsne mağrûr olma” denmesi, övgüyü geçicilik uyarısıyla sınırlar; “bâkî kalmaz” hükmü güzelliğin zaman karşısındaki faniliğini açıkça bildirir.

  4. 4

    Dinle pendimi benim gûş eyle ey kaşı keman

    Ey cemâli sabâhın hayr ola

    1Öğüdümü dinle, kulak ver ey keman kaşlı;

    2ey yüzü büyük bayram, sabahın hayırlı olsun.

    “Dinle pendimi” sözü konuşanı yalnız âşık değil öğüt veren kişi konumuna getirir; “gûş eyle” aynı işitmeyi ikinci fiille güçlendirir. Keman kaşlı sevgilinin yüzü en büyük bayrama benzetildiğinde öğüt, neşeli ve kutsal bir görünüşe karşı söylenen ciddi ikaz olur.

  5. 5

    Ağlamaktan eyledin Ya’kub misâl

    Bilmezem kendimi asla gezerim Mecnun misâl

    1Ağlamaktan boyumu Yakup gibi nun harfine çevirdin;

    2kendimi hiç bilmem, Mecnun gibi dolaşırım.

    Ağlamak kaddi “nûn” harfine çevirir; eğrilik Yakup’un yasına bağlanarak bedensel acıya kıssasal derinlik kazandırır. Kendini bilmeden Mecnun gibi gezmek ise sabit eğilmiş bedenin yanına dolaşan zihni koyar; iki ünlü aşk ve sabır figürü aynı hâlde birleşir.

  6. 6

    Bir devâsız derde düştüm ağlarım

    Ey tabîbâ derdime rehber sabâhın hayr ola

    1Eyyub gibi ağladığım devasız bir derde düştüm;

    2ey hekim, derdime yol göster, sabahın hayırlı olsun.

    Dert “devâsız”dır ve ağlayış Eyyub’un sabrını çağırır. Sevgiliye “tabîbâ” diye seslenmek onu hem hastalığın çevresindeki güzel hem de muhtemel iyileştirici yapar; “derdime rehber” ifadesi ilacın kendisinden çok acı içinde yol gösterme isteğini öne çıkarır.

  7. 7

    Gel şehâ [Ö]mer gedânın cürmünü eyle suâl

    Öldürürsen râzıyım pes eylerim kanım helâl

    1Gel ey şah, yoksul Ömer’in suçunu sor;

    2öldürürsen razıyım, artık kanımı helal ederim.

    Şah sevgili, Ömer gedanın “cürmünü” sormaya çağrılır; hükümdar-yoksul karşıtlığı hüküm sahnesi kurar. Konuşan öldürülmeye razı olup kanını helal ettiğini söyler; böylece suçun ne olduğu açıklanmasa da cezanın en ağırına gönüllü bağlılık gösterir.

  8. 8

    halâs olmak bana emr-i muhâl

    Ey gönüller uğrusu dilber sabâhın hayr ola

    1Saçının tuzağından kurtulmam imkânsız bir iştir;

    2ey gönüller hırsızı sevgili, sabahın hayırlı olsun.

    Zülf bir “dâm”, yani kurtuluşu imkânsız tuzaktır; aşkın bağlayıcılığı saç imgesinde somutlaşır. “Gönüller uğrusu” sevgiliyi kalpleri çalan hırsız diye adlandırır; perî beden övgüsü, yakalanma ve hırsızlık imgeleriyle tehlikeli bir cazibeye dönüşür.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet kuvvetle muhtemel

Ergun 1936 kesintisiz Âşık Ömer dizisindedir; görünür mahlas olmadığı için atıf probable tutuldu.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n270-13F351E7C8C8. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.270, PDF 227; 8 iki dizelik birim/16 dize. Kaynak aparatı: dize 13 [Ö]mer: Mahlasın ilk glifi yüzey hasarıyla görünmez; Ö açık restorasyon olarak köşeli ayraçta verildi. İçerik aparatı: U2 câna/görünmez/çeşmime dizimi kapalıdır; U3 “ey Yûsuf cemâl” hitabı korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Ömer, Mecnun Ömer, usanmış Ömer, Âşık Ömer
Ey Ömer mecnun Ömer bîzâr Ömer Âşık Ömer
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

melek tal’at

Sabah selamında yüzü meleğin aydınlığına benzetilen sevgili.

Mir’at-ı İskender

İskender’in dünyayı gösterdiği söylenen aynası.

âb-ı hayât

Hayat suyu; câna/görünmez/çeşmime söz dizimi açık değildir.

bağçe-i kevser

Cennetteki Kevser’in bahçesi.

îd-i ekber

En büyük bayram.

kaddimi nûn

Boyumu nun harfi gibi eğri.

Eyyub misâl

Eyyub gibi sabırla acı çeken.

Dâm-ı zülfünden

Saçının tuzağından.