DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Seyyid Nesîmî/Ey Müselmânlar, Medet, Ol Yâr Pünhân Ayrılır
Gazel · 14.–15. yüzyıl

Ey Müselmânlar, Medet, Ol Yâr Pünhân Ayrılır

Yedi beyitlik bir ayrılık gazeli; her beyit “ayrılır” redifiyle biter. Gövdeden çıkan candan Ya'kūb'un Yûsuf'suzluğuna kadar giden ayrılık dizisi, son beyitte ezelde yapılmış bir taksime bağlanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey müselmânlar, medet, ol yâr ayrılır,

    Ağlamayım, neyleyim, çün gövdeden cân ayrılır.

    1Ey Müslümanlar, medet! O yâr gizlice ayrılıyor,

    2Ağlamayayım da ne yapayım, çünkü gövdeden can ayrılıyor.

    Matla bir imdat çağrısıyla açılır ve muhatap sevgili değil cemaattir; şair derdini önce topluluğa duyurur. Redif “ayrılır” burada henüz düz anlamındadır: yâr gizlice gidiyor. İkinci dize aynı fiili ölüme çevirir — gövdeden can ayrılması, ayrılmanın en son karşılığıdır.

  2. 2

    Ey , hicrân elinden naley-î zâr eylerim,

    Gözlerimden sanasan deryay-î ümmân ayrılır.

    1Ey put gibi güzel, ayrılığın elinden ağlayıp inliyorum,

    2Sanırsın gözlerimden koca bir umman ayrılıyor.

    “Senem” put demektir; sevgiliye put denmesi klasik şiirde hem güzelliği hem önünde eğilmeyi aynı sözcükte toplar. Beyit gözyaşını damladan ummana büyütür ve abartıyı redife bağlar: gözden ayrılan artık su değil denizin kendisidir, yani ayrılık gözü de boşaltır.

  3. 3

    Ol sebepdendir ki, ben bimar-û olmuşum,

    Hasta gönlüm merhemi, şol derde dermân ayrılır.

    1İşte bu yüzden hasta ve bitkin düştüm,

    2Hasta gönlümün merhemi, o derde derman olan ayrılıyor.

    Beyit hastalığın sebebini geriye, önceki beytin gözyaşına bağlar. Asıl buluş ikinci dizededir: hasta eden ile merhem olan aynı kişidir, bu yüzden gidişi iki kere yaralar — hem derdi bırakır hem devayı götürür. Redif de ilk kez bir kaybı değil, bir çarenin yokluğunu adlandırır.

  4. 4

    Reng-û çöhrem olubdur, kametim hem çün hilâl,

    Ol güneş yüzlü habibim, -î handân ayrılır.

    1Rengim ve yüzüm sarardı, boyum da hilâl gibi büküldü,

    2O güneş yüzlü sevgilim, gülen lâl dudak ayrılıyor.

    Sararmış yüz ve hilâle dönen boy, klasik şiirin ayrılık tarifidir; hilâl hem eğrilik hem eksilme demektir. İkinci dize karşıya güneşi koyar ve karşıtlık tamamlanır: yüzü güneş olan gidince geriye ay biçimli, bükülmüş, ışığını kaynağından alan bir gövde kalır.

  5. 5

    Takatim, sabrım tükendi, yârsız ben neylerim,

    Aklimi şeydâ kılan ol çeşm-î ayrılır.

    1Takatim, sabrım tükendi; yârsız ben ne yaparım,

    2Aklımı çılgına çeviren o fettan göz ayrılıyor.

    “Çeşm-i fettân”, fitne çıkaran göz demektir; klasik şiirde göz sevgilinin en tehlikeli uzvudur ve âşığı akıldan eden odur. Beytin ince yeri şu: aklı alan şey giderken aklı geri getirmez, yalnız çılgınlığı bırakır. Kaynakta “Aklimi” noktasız dizilmiş, düzeltilmedi.

  6. 6

    Mahşer-î yövm-ül hesap, koptu kıyâmet başime,

    Çünkü, ey Yusuf sıfatlı, pir-î Ken'an ayrılır.

    1Mahşer, hesap günü; başımda kıyamet koptu,

    2Çünkü ey Yûsuf yüzlü, Ken'an piri ayrılıyor.

    Kıyamet burada kozmik değil kişiseldir: mahşer, sevgilinin gidişinde kopar. İkinci dize Yûsuf kıssasını çağırır ve rolleri dağıtır — giden Yûsuf ise kalan, oğlunun ayrılığından gözlerini ağlaya ağlaya kaybeden Ken'an piri Ya'kūb'dur. Ayrılık böylece körlükle eşitlenir.

  7. 7

    Ey ciğersiz nar-î firkatten Nesîmî çare ne?

    Her kime nahn-û kasemnâ çün ezelden ayrılır.

    1Ey ciğersiz, ayrılık ateşine Nesîmî'nin çaresi ne?

    2Çünkü herkese “nahnü kasemnâ” ile ezelden pay ayrılır.

    Makta beyti redifin anlamını değiştirir: bütün gazel boyunca “ayrılmak” olan fiil, son dizede “pay ayrılmak”a döner. “Nahnü kasemnâ” (biz paylaştırdık) Zuhruf sûresine bakar. Ayrılık böylece bir talihsizlik değil, ezelde yapılmış bir taksim sayılır — çareyi soran soru da bu yüzden cevapsız kalmaz, gereksizleşir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 166670 numaralı sürüm esas alındı; başlık metne alınmadı, yedi beyit kaynakta boş satırla ayrılmış. Nüsha izafetleri “naley-î zâr”, “deryay-î ümmân”, “Reng-û çöhrem”, “le'l-î handân”, “çeşm-î fettân”, “Mahşer-î yövm-ül hesap”, “nar-î firkatten”, “nahn-û kasemnâ” biçiminde dizmiş; “Aklimi” ve “başime” de böyle yazılmış. Hiçbiri düzeltilmedi. Matlaın ilk dizesi on dört hecedir, kalan on üç dize on beş.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMerhaba hoş geldin ey ruh-i revanım
Merhaba hoş geldin ey ruh-i revanım, merhaba
Seyyid Nesîmî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

pünhan

gizli, saklı

senem

put; put gibi güzel sevgili

nale-i zar

ağlayarak inleme

rencûr

bitkin, dertli

zerd

sarı, sararmış

le'l

kırmızı değerli taş; sevgilinin dudağı

fettân

fitne çıkaran, baştan çıkaran

pîr-i Ken'an

Ken'an piri; Yûsuf'un babası Ya'kūb