DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Hayretî/Ey Pâdişâh-ı Zümre-i Merdân Yâ Hüseyn
Mersiye · 16. yüzyıl

Ey Pâdişâh-ı Zümre-i Merdân Yâ Hüseyn

Hayretî'nin mersiyesi Hüseyin'i yiğitlerin padişahı ve şehitlerin önderi olarak över; Kerbelâ acısını Muharrem ayında denizin, vadilerin, çöllerin ve akan suların katıldığı evrensel bir yasa dönüştürür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey pâdişâh-ı yâ Hüseyn

    Vey server-i yâ Hüseyn

    1Ey yiğitler topluluğunun padişahı Hüseyin;

    2ey şehitler topluluğunun önderi Hüseyin.

    Açılış, Hüseyin'i hem yiğitlerin hükümdarı hem şehitlerin önderi sayar; siyasî hükümranlık ile manevi tanıklık aynı ‘yâ Hüseyn’ seslenişinde birleşir.

  2. 2

    Ey cân-ı pâk-i Ahmed ü Mahmûd Mustafâ

    Vey nûr-i-dîde-i Şeh-i Merdân yâ Hüseyn

    1Ey Ahmed ve övülmüş Mustafa'nın temiz canı;

    2ey Yiğitler Şahı'nın gözünün nuru Hüseyin.

    Hüseyin, Mustafa'nın temiz canı ve Ali'nin göz nuru olarak iki kuşağın sevgisini taşır; soy bağı mersiyenin duygusal yakınlığını güçlendirir.

  3. 3

    Ey ma’din-i ü vey kân-ı lûtf u cûd

    Vey mahzen-i mürüvvet ü ihsân yâ Hüseyn

    1Ey yiğitliğin kaynağı, lütuf ve cömertlik madeni;

    2ey insanlığın ve iyiliğin hazinesi Hüseyin.

    Fütüvvet, lütuf, cömertlik ve insanlık bir maden ve hazine gibi Hüseyin'in kişiliğinde toplanır; övgü soyut erdemleri somut zenginliğe çevirir.

  4. 4

    Ey cevher-i maârife bir

    Vey gevher-i hakayıka ummân yâ Hüseyn

    1Ey bilgi cevherleri için uçsuz bucaksız deniz;

    2ey hakikat incileri için engin okyanus Hüseyin.

    Bilgi cevherleri deniz ve okyanus imgeleriyle çoğalır; Hüseyin yalnız erdemli değil, hakikat bilgisinin sınırsız taşıyıcısı olarak sunulur. Deniz genişliği, bu bilginin kıyıya ve sınıra sığmadığını özellikle belirtir.

  5. 5

    Koç gibi yine can kuzusun eyledin revan

    Îd-i cihâd-ı ekbere kurbân yâ Hüseyn

    1Can kuzunu koç gibi öne saldın;

    2büyük mücadele bayramına kurban ettin, Hüseyin.

    Kurban imgesi Kerbelâ'yı en büyük mücadele bayramına çevirir; ‘can kuzusu’ ifadesi fedakârlığı hem masum hem bilinçli bir teslimiyet olarak kurar.

  6. 6

    Ol ser ki kân-ı cevher-i sırr-ı İlâh idi

    Meydanda eyledin anı yâ Hüseyn

    1İlahî sırrın cevher madeni olan o başı

    2meydanda yuvarlanır hâle getirdin, Hüseyin.

    İlahî sırrın madeni sayılan başın meydanda yuvarlanması, yüce değer ile bedensel şiddet arasındaki uçurumu görünür kılar ve ağıdın sarsıntısını artırır.

  7. 7

    Gerden ki bûsegâh-ı Resûl-i Hudâ idi

    Çaldılar ana yâ Hüseyn

    1Allah'ın elçisinin öptüğü o boyna

    2keskin hançeri vurdular, Hüseyin.

    Peygamberin öptüğü boyuna keskin hançer vurulması, sevgi hatırasını şiddet anıyla çarpıştırır; kutsal temasın yeri zulmün hedefi olur. Beyit böylece şiddeti, sevginin bedende bıraktığı kutsal hatıraya saldırı sayar.

  8. 8

    Mâh-ı muharrem erdi yakub dâğ-ı gam gönül

    Kan akıdır bu yâ Hüseyn

    1Muharrem ayı gelince gönül gam yarasını yaktı;

    2bu ağlayan göz kan akıtır, Hüseyin.

    Muharrem ayı takvimdeki dönüşüyle gönüldeki yarayı yeniden yakar; gözyaşının kana dönüşmesi yasın sıradan kederi aştığını gösterir. Her yıl dönen ay, tarihsel felaketi yeniden yaşanan bir şimdiye taşır.

  9. 9

    Bir gündürür bu gün ki tutar mâtemin senin

    Pir ü cevân bende vü sultân yâ Hüseyn

    1Bugün öyle bir gündür ki senin yasını

    2yaşlı genç, köle ve sultan birlikte tutar, Hüseyin.

    Matem toplumsal ayrımları kaldırır: yaşlı ile genç, kul ile sultan aynı yas içinde birleşir ve Kerbelâ hatırası ortak bir cemaat kurar. Yasın eşitleyici gücü, dünyevî mevki farklarını geçici değil anlamsız kılar.

  10. 10

    Yer ü gök ehli cümle kara yaslıdır bugün

    Olub saçın misâli perîşân yâ Hüseyn

    1Yer ve gök halkının tümü bugün kara yaslıdır;

    2saçın gibi dağınık ve perişandır, Hüseyin.

    Yer ve göğün kara yas tutması acıyı insan dünyasından kozmosa taşır; dağınık saç görüntüsü hem Hüseyin'i hem yas tutanın perişan hâlini yansıtır.

  11. 11

    Urdu yüzüne derd ile kef acıdı sana

    Çün gördü bu musîbeti ummân yâ Hüseyn

    1Dertle elini yüzüne vurup sana acıdı,

    2bu musibeti görünce deniz, Hüseyin.

    Deniz, musibeti görünce insana özgü bir yas hareketiyle elini yüzüne vurur. Özgün beyitte ikinci dizede beliren ‘ummân’ iki dizenin ortak öznesidir; böylece Kerbelâ acısı insan topluluğundan engin suya yayılır.

  12. 12

    Çağlayuben akan su değil gözü yaşıdır

    Oldu zamâne derd ile giryân yâ Hüseyn

    1Çağlayarak akan su değil, denizin gözyaşıdır;

    2zaman senin derdinle ağlar oldu, Hüseyin.

    Çağlayan akış su değil gözyaşı diye yeniden adlandırılır; böylece bütün zamanın ve tabiatın Hüseyin için kesintisiz ağladığı düşüncesi kurulur.

  13. 13

    Vâdîler etti yakaların dest-i gamla çâk

    Yüz yere urdu cümle beyâbân yâ Hüseyn

    1Vadiler gam eliyle yakalarını yırttı;

    2bütün çöller yüzlerini yere vurdu, Hüseyin.

    Vadilerin yakasını yırtması ve çöllerin yüzünü yere vurması, geleneksel yas hareketlerini coğrafyaya aktararak Kerbelâ mekânını evrenselleştirir.

  14. 14

    Taşlarla döğünüb gece gündüz akar sular

    Sürer yüzünü yerlere her ân yâ Hüseyn

    1Sular gece gündüz taşlara vurarak dövünür;

    2her an yüzünü yerlere sürer, Hüseyin.

    Son beyitte suyun taşlara çarpması dövünme hareketine dönüşür; tabiat gece gündüz süren bedensel bir matemle şiirin seslenişini tamamlar. Taşla suyun teması, son seslenişe vurmalı ve süreğen bir ritim verir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

144528 ana oldid'i, Ergun taramasının kalite-4 Sayfa 106 oldid 138054 içindeki exact A2 bölümünü aktarır. On dört beyit tek bölümde başlar ve biter; sayfa üstbilgisi Hayretî bağlamını, ana eser şablonu şair atfını doğrular. Ferhat Musluoğlu'nun 2021 tenkitli Hayretî Divanı tezi şiiri Mef‘ûlü Fâ‘ilâtü Mefâ‘îlü Fâ‘ilün kalıbıyla verir. Kaynaktaki ‘galtân’, ‘hancer’ ve diğer yazımlar özgün metinde korunmuştur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Rehnümâ-yi Hayl-i Muhibbân Yâ Ali
Ey rehnümâ-yi hayl-i muhibbân yâ Ali
Hayretî · Naat

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

zümre-i merdân

Yiğitler topluluğu

gürûh-i şehîdân

Şehitler topluluğu

fütüvvet

Yiğitlik ve cömertlik ahlâkı

bahr-i bîkeran

Kıyısız, engin deniz

galtân

Yuvarlanan, yerde dönüp duran

hancer-i bürrân

Keskin hançer

dîde-i giryân

Ağlayan göz

dest-i gam

Gam eli; yası kişileştiren ifade