Ey Peri Kaddin Gibi Bir Servi Bâlâ Görmedim
Şair dünyayı, denizleri ve efsanevi âlemleri dolaştığını söyleyerek sevgilinin servi boyuna, nur yüzüne ve kaküllerine eş bulamadığını ilan eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey perî kaddin gibi bir görmedim
Ruhlerin şem’i gibi ben bir şeb ârâ görmedim
1Ey peri, boyun gibi uzun bir servi görmedim;
2Yanaklarının ışığı gibi geceyi süsleyen bir ışık görmedim.
- 2
Hak Taâlâ nûra gark etmiş cemâl-i pâkini
Ben senin gibi perî peyker dilârâ görmedim
1Yüce Allah temiz yüzünü nura boğmuş;
2Senin gibi peri bedenli, gönül süsleyen bir güzel görmedim.
Yüzün ilahî nura boğulması, güzelliği insan emeğinden çıkarıp yaratılışın özel sonucu yapar. Peri beden ve gönül süsü sözleri, bu kutsal parlaklığı çekicilikle birleştirir.
- 3
Dinleyip gezdim serâpâ bülbül-i şeydâları
Cümle seyrettim cihanda dilber-i ra’nâları
1Bütün çılgın bülbülleri dinleyip dolaştım;
2Dünyadaki bütün güzel sevgilileri seyrettim.
Bütün bülbülleri dinlemek ve bütün güzelleri seyretmek, anlatıcının hükmünü rastgele övgü olmaktan çıkarır; geniş tecrübe sonunda yine sevgili tek örnek olarak kalır.
- 4
Komadım hiç bir hep aradım deryâları
Cism-i pâkine mübeddel görmedim
1Hiçbir inci kabuğu bırakmadan bütün denizleri aradım;
2Temiz bedenine benzeyen eşsiz bir inci görmedim.
Denizlerde kabuk bırakmadan inci aramak, karşılaştırmayı titiz ve zahmetli bir araştırmaya dönüştürür. Bulunamayan eşsiz inci, sevgilinin temiz bedeninin maddî dünyada karşılığı olmadığını söyler.
- 5
Aşkın ile âh ederim sîneme dağlar yakup
Serteser ettim cihânı boynuma zencir takup
1Aşkınla ah çekip göğsüme yaralar açarım;
2Boynuma zincir takıp dünyayı baştan başa dolaştım.
Göğüste dağ yakmak ile boyna zincir takmak, arayışın bedelini yara ve tutsaklık üzerinden gösterir; dünyayı dolaşan âşık özgür bir gezgin değil, aşkın bağlı mahkûmudur.
- 6
On sekiz bin âlemi geşt eyledim mumlar yıkup
Hüsn içinde sencileyin -i bâlâ görmedim
1On sekiz bin âlemi gezip mumlar söndürdüm;
2Güzellik içinde senin gibi uzun bir fidan görmedim.
On sekiz bin âlemin dolaşılması, güzellik kıyasını kozmik sınıra taşır. Mumları söndüren yolculuk sonunda sevgilinin uzun fidanı bütün ışık ve boy imgelerinden üstün çıkar.
- 7
Bir gümüş servi gören sanur ki kadd ü kametin
İbret ile kıl temâşâ gör bu zîbâ tal’atın
1Boyunu gören, gümüş bir servi sanır;
2İbretle seyret de bu güzel yüzü gör.
Gümüş servi benzetmesi gözün ilk yanılgısıdır; ardından “ibretle bak” çağrısı, güzelliği yalnız hayranlık değil, yaratılışın inceliğini düşündüren bir işaret hâline getirir.
- 8
Bn gönül bir mehlikadır sevdiğim bil kıymetin
Her gören Mecnûn olur ben böyle Leylâ görmedim
1Basılı “Bn” yüzeyiyle başlayan dize, gönlü bir ay yüzlüye bağlar; sevdiğim, kıymetini bil.
2Her gören Mecnun olur; ben böyle bir Leyla görmedim.
Basılı “Bn” yüzeyi onarılmadan belirtilir; ardından her görenin Mecnunlaşması güzelliğin toplu etkisini açar. Anlatıcı yine de onun gibi bir Leyla bulunmadığını savunur.
- 9
Devr-i Âdem’den beri kim gördü böyle mehlika
Gelmemiştir bu cihâna böyle âfet pür cefâ
1Âdem devrinden beri böyle ay yüzlü birini kim gördü?
2Bu dünyaya böyle cefa dolu bir afet gelmemiştir.
Âdem’den beri kimsenin böylesini görmemesi tarihsel eşsizliği kurar; “afet” ve “cefa” sözleri ise bu olağanüstü güzelliğin yalnız sevinç değil tehlike taşıdığını hatırlatır.
- 10
Ey Ömer seyreyledim dünyâyı ben Kaftan
Böyle bir kâkülleri hâlâ görmedim
1Ey Ömer, “Kaftan” biçimindeki kapalı basılı yüzeyle dünyayı gezdim;
2Böyle parlak ve süslü kâküller görmedim.
Mahlaslı kapanıştaki “Kaftan” yüzeyi sessizce Kaf’a çevrilmez; kesin olan, dünyayı dolaşma iddiasının kâküllerde durması ve parlak saçın arayışın son kanıtı olmasıdır.
Metnin kaynağı
Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 392; gövdede görünür Ömer mahlası doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 392; PDF 311–312; 10 birim/20 dize. Görünür Ömer mahlası ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Servi boy ile geceyi aydınlatan yanak ışığı, sevgilinin bedenini hem yeryüzü hem gökyüzü ölçüsünde büyütür; “görmedim” hükmü eşsizliği daha ilk karşılaştırmada kurar.