Ey perî peyker hatâdan saklasun Hâlık seni
Peri yüzlü genç için Yaradan’dan korunma dilenir ve onun büyük bir mülke layık olduğu söylenir. Konuşan uzun süredir özlediği sevgiliyi bulduğuna şükreder. Güzelin makamında sağlam durması, cennet bahçesini andıran menzilinin ve âşık ziyaretçilerinin değerini bilmesi istenir. Son kıtada güzelliğiyle gururlanmaması, ters bir rüzgârın esebileceğini düşünmesi ve halk içinde kendini kötü duruma düşürmemesi öğütlenir. Görünür mahlas bulunmadığı için atıf probable kalır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey hatâdan saklasun seni
Âlemin hem bunca mülkü tahtına lâyık seni
1Ey peri görünüşlü, Yaradan seni hatadan korusun;
2‘Âlemin hem bunca mülkü tahtına lâyık seni’ [fail-yüklem bağı açık].
- 2
Çok zamandır sen gibi cânâneye
Çok şükür buldum hele ben cânıma lâyık seni
1Uzun zamandır senin gibi sevgiliye özlem duyuyordum;
2Çok şükür, sonunda canıma layık seni buldum.
Müştaklık “çok zamandır” sürer ve aranan kişi herhangi bir sevgili değil “sen gibi cânâne”dir; beklenti seçicidir. Bulma anındaki şükür, sevgiliyi yalnız arzu nesnesi değil konuşanın canına denk ve layık eş olarak tanımlar.
- 3
Oturup olagör hey nevcivan
Eylemiş menzilin bâğ-ı cinan
1Oturduğun surette sağlam dur ey genç;
2Yüce Yaradan menzilini cennet bahçesi yapmış.
“Sûrette muhkem olagör” gençten bulunduğu görünüş ve makamda sağlam durmasını ister; sözün tam toplumsal bağlamı açık değildir. Bârî Taâlâ’nın menzili cennet bahçesi yapması, güzelliğin ilahî bağış olduğunu hatırlatır.
- 4
Böyle bir ele girmez bilürsün her zaman
Niçe ziyâret iderler bir niçe âşık seni
1Böyle bir makam her zaman ele geçmez, bilirsin;
2Nice âşık seni birçok kez ziyaret eder.
Mansıp kalıcı ve kolay elde edilen bir hak değildir; “ele girmez” sözü makamı nadir fırsat yapar. Nice âşığın tekrar tekrar ziyaret etmesi güzelin çevresinde adeta ziyaretgâh kurar, fakat bu ilgi sahiplik değil sorumluluk doğurur.
- 5
Hüsnüne mağrûr olup ta sakın olma iftihâr
Bir gün olur belki eser bir
1Güzelliğinle gururlanıp sakın övünme;
2Bir gün belki karşıt bir rüzgâr eser.
Hüsnün kişiyi “mağrûr” ve övüngen yapma ihtimali açıkça yasaklanır; şiir iltifattan ihtara döner. “Muhâlif rûzigâr” talihin ters esişidir, bugün verilen güzellik ve mevkinin bir gün değişebileceğini bildirir.
- 6
Halk-ı âlem içre kendin sakın etme
Çalışur sokmağa belâya meded yazık seni
1Bütün halk içinde kendini sakın kötü duruma düşürme;
2‘Çalışur sokmağa belâya’; aman, yazık sana [fail ve sayı açık].
Halk-ı âlem içinde kişinin kendini “nâbekâr” etmemesi toplumsal itibarını koruma öğüdüdür. “Çalışur sokmağa belâya” tekil çekimli ve öznesi görünmeyen yüzeydir; fail çoğul yapılmaz. “Meded yazık seni” acıma ve acil uyarı tonunu kapatır.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 kesintisiz Âşık Ömer dizisindedir; görünür mahlas olmadığı için atıf probable tutuldu.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n339-608854F9595F. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.339, PDF 274; 6 iki dizelik birim/12 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey perî peyker hümâ bu yüce pervazlık nedirÂşık Ömer · Şiir→
“Perî peyker” sevgiliyi insanüstü güzellikte gösterirken ilk dilek onu hatadan korumaktır. Devamındaki âlem, geniş mülk, taht ve layıklık parçalarının ilişkisi görünür; kaynakta olmayan ‘mülk seni layık görür’ faili eklenmez.