DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhibbî/Mâl ü câha gırre olma dime yokdur ben gibi
Gazel · 16. yüzyıl

Mâl ü câha gırre olma dime yokdur ben gibi

Muhibbî, mal ve makamla övünmeyi reddedip yüzü yere sürmeyi, kibri bırakmayı ve doğruluktan ayrılmamayı öğütler; gazel dünyanın ilk bakıştaki süsüne rağmen kimseye vefa göstermediği hükmüyle kapanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Mâl ü olma dime yokdur ben gibi

    Sür yüzüñ yire ehli ol dâmen gibi

    1Mala ve makama güvenip 'benim gibisi yok' deme;

    2tevazu sahibi ol, eteğin gibi yüzünü yere sür.

    Matla, övünme cümlesini doğrudan yasaklar ve karşısına bedensel bir tevazu hareketi koyar. Yüzün yere sürülmesi, yüksek makam arzusunu aşağı yönlü bir hareketle tersine çevirir; dâmen benzetmesi alçakgönüllülüğü görünür kılar.

  2. 2

    Sakın aldanma eser bir gün muhâlif rûzgâr

    Kibr ü kîni terk kıl germe gögsüñ yelken gibi

    1Sakın aldanma, bir gün ters bir rüzgâr eser;

    2kibri ve kini bırak, göğsünü yelken gibi germe.

    Muhalif rüzgâr talihin ansızın dönmesini anlatırken gerilmiş göğüs yelkene dönüşür. Beyit, kibirli beden duruşunun onu yükselten rüzgâr değiştiğinde aynı kişiyi savunmasız bırakacağını denizcilik imgesi üzerinden somutlaştırır.

  3. 3

    İster iseñ kim perîşân olmayasın âkıbet

    Dil uzatma kimsenüñ hakkına sen gibi

    1Sonunda perişan olmak istemiyorsan,

    2süsen çiçeği gibi kimsenin hakkına dil uzatma.

    Süsenin uzun yaprakları dile benzetilir; böylece başkasının hakkına sözle saldırmak çiçeğin biçiminde görünür olur. Âkıbet uyarısı, yalnız nezaket değil sonuçları olan ahlaki bir sınır kurar ve dilin denetlenmesini öğütler.

  4. 4

    Ok gibi togrulmayınca varamazsın menzile

    Kimde yok yolda kalur gibi

    1Ok gibi doğrulmadan hedefe varamazsın;

    2amel kanadı olmayan, av köpeği gibi yolda kalır.

    Doğruluk, hedefe ulaşan okun düz çizgisiyle anlatılır; ardından iyi amel kanada çevrilir. Kanatsız kalan segzenin menzile erişememesi, yalnız niyetin yetmediğini ve yolculuğu tamamlatan şeyin davranış olduğunu vurgular.

  5. 5

    İy Muhibbî kimseye kılmaz vefâ

    Gösterür kendüyi evvel zînet ile zen gibi

    1Ey Muhibbî, dünya yurdu kimseye vefa göstermez;

    2önce kendini süslenmiş bir kadın gibi gösterir.

    Mahlas beyti öğütlerin gerekçesini açıklar: dünya önce çekici bir görünüş sunar, sonra bağlı kalmaz. Zînet ile vefasızlık arasındaki karşıtlık, gazelin başındaki mal ve makam cazibesinin aldatıcı bir yüzey olduğunu kesinleştirir.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Dîvân-ı Muhibbî başlıklı 1890 kaynakta adile1890:p213:g1 konumunda basılan şiir, kapanış beytinde Muhibbî mahlasını açıkça taşır.

Atıf kanıtını aç ↗

adile1890:p213:g1. Âdile Sultan'ın 1890 baskısında basılı s. 213/PDF 217 üzerinde tam beş beyit ve sonraki gazel sınırı görselden pinlendi. Modern tam divandaki iki ara beyit 1890 seçkisinde bulunmadığı için eklenmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMescid içinde görse mü’ezzin ol kâmetiMuhibbî · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

câha

Makam ve itibara; burada dünya mevkiine

gırre

Güvenip aldanmış, gururlanmış

tevâzu‘

Alçakgönüllülük

sûsen

Uzun yaprakları dile benzetilen mor çiçek

perr-i ‘amel

İyi davranışın kişiyi hedefe taşıyan kanadı

segzen

Av köpeği; burada kanatsız ve yolda kalan varlık

dâr-ı dünyâ

Geçici dünya yurdu