DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey perî peyker melek sen bir yana ben bir yana
Şiir · 17. yüzyıl

Ey perî peyker melek sen bir yana ben bir yana

Peri bedenli sevgiliden rüzgârın ayırdığı âşık, hasreti haşre dek taşır; Mecnun gibi çöle düşer ve gözyaşını denizlere akıtır. Gam yolunda ağlama, dostlara veda ve bülbül feryadı arasında düşmanları sevindirmemek öğütlenir. Son duadaki ‘sevdiğimden yâd eyleme’ yabancı/uzak kılma ile anma-unutma olasılıkları arasında açık bırakılır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey melek sen bir yana ben bir yana

    Kaldı hasret sen bir yana ben bir yana

    1Ey peri bedenli melek; sen bir yana, ben bir yana;

    2Hasret haşre kadar kaldı; sen bir yana, ben bir yana.

    Peri beden ve melek hitabı sevgiliyi iki insanüstü güzellik biçimiyle tanıtır. Hasretin “haşredek” kalması, ayrılığı dünya ömründen kıyamet sonrasındaki diriliş ufkuna uzatır; iki yana ayrılan bedenlerin buluşması en uzak zamana ertelenir.

  2. 2

    kılmakta cüdâ seni benden sevdiğim

    Âkıbet olmak gerek sen bir yana ben bir yana

    1Rüzgâr/zaman seni benden ayırmaktadır sevgilim;

    2Sonunda sen bir yana, ben bir yana olmak gerekir.

    “Rûzigâr” hem esen rüzgârı hem zaman ve talihi çağrıştırarak ayrılığın failini tek kişiden dış kuvvete taşır. “Âkıbet olmak gerek” kaçınılmaz sonuç dilidir; sevgiliyle konuşan istemeseler de sonunda ayrı yönlere düşecekleri hükmünü kabul eder.

  3. 3

    Ey saçı Leylâ düşem Mecnun gibi sahrâlara

    Akıdıp hicr ile deryâlara

    1Ey saçı Leyla, Mecnun gibi çöllere düşeyim;

    2Ayrılıkla gözyaşı selimi denizlere akıtayım.

    Saçın “Leylâ” diye karanlık ve ünlü sevgili adıyla anılması, konuşanı doğal olarak Mecnun rolüne iter. Çöllere düşme kuru coğrafyayı, “seylâb-ı eşk” ise denizlere akan taşkın suyu getirir; ayrılık aynı anda kuraklık ve su fazlası üretir.

  4. 4

    Âkıbet saldı felek bu serimi sevdâlara

    Yandı yâremle yürek sen bir yana ben bir yana

    1Sonunda felek bu başımı sevdalara saldı;

    2Yaramla yürek yandı; sen bir yana, ben bir yana.

    Felek başı “sevdâlara” salan dış güçtür; çoğul sevda konuşanın zihinsel savrulmasını artırır. “Yandı yâremle yürek”te yara ile kalbin yanışı birbirine bağlanır, fakat araç ya da eşlik anlamı kesinleştirilmeden bedensel acı görünür tutulur.

  5. 5

    ağladan uşşâkı mihnet demidir

    Ağla hey gözlerim ağla câna hasret demidir

    1Gam yolunda âşıkları ağlatan sıkıntı zamanı mıdır?

    2Ağla ey gözlerim; cana hasret zamanı mıdır?

    “Râh-ı gam” acıyı yürünecek yol yapar ve “mihnet demi” bu yolun zamanını sorar. Kendi gözlerine yönelen “ağla” buyruğu, yaşın istemsiz değil bilinçli sürdürülmesini ister; cana hasretin vakti de soru biçiminde açık bırakılır.

  6. 6

    Elvedâ şimdengeru dostlara firkat demidir

    Bir yana olsam gerek sen bir yana ben bir yana

    1Bundan sonra elveda, dostlara ayrılık zamanıdır;

    2Bir yana olmam gerekir; sen bir yana, ben bir yana.

    “Şimdengeru” geri dönülmez yeni dönemi başlatır ve dostlara firkat zamanı ilan edilir. “Bir yana olsam gerek” konuşanın kendi konumunu zorunlulukla kabul etmesidir; ardından nakarat sevgilinin zaten öte tarafta olduğunu yeniden belirtir.

  7. 7

    Dâimâ bülbül gibi gülşende feryâd ayleme

    Şâd ü hurrem eyleyip eyleme

    1Daima bülbül gibi gül bahçesinde feryat eyleme;

    2Düşmanları şen ve sevinçli edip gönüllerini açma.

    Bülbül gibi daima feryat etmekten vazgeçme öğüdü, acının düşmanlar tarafından duyulacağı kaygısını taşır. Âdâyı “şâd ü hurrem” ve “dilşâd” etmek aynı sevinci üç yakın sözle çoğaltır; aşk sırrı kadar zayıflığın gösterilmesi de denetlenir.

  8. 8

    Yâ İlâhî sevdiğimden sen beni

    Ey Ömer geçer dilek sen bir yana ben bir yana

    1Ey Allah’ım, sevdiğimden beni ‘yâd eyleme’ [yabancı/uzak kılma ile anma-unutma bağı kapalıdır];

    2Ey Ömer, dilek geçer; sen bir yana, ben bir yana [dizim kapalı].

    Dua doğrudan “Yâ İlâhî” ile başlar ve “sevdiğimden” ayrılma hâlini “yâd eyleme” buyruğuna bağlar. Bu birleşim sevgiliden yabancı veya uzak kılmama ile anma/unutma alanlarına açıktır; kesin biçimde ‘sevgilinin hatırından çıkarma’ diye yeniden kurulmaz. “Ey Ömer geçer dilek” de gerçekleşme ya da geçip gitme arasında kapalı kalır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.292 gövdesinde “Ey Ömer geçer dilek sen bir yana ben bir yana” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n292-FD92411CA07E. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.292, PDF 242; 8 iki dizelik birim/16 dize. Tahmin yapılmayan yerler: U8 ‘sevdiğimden ... yâd eyleme’ yüzeyi yabancılaştırma/uzaklaştırma ve anma-unutma olasılıkları arasında kapalıdır. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy peri, biçimine insan desem yeridir
Ey perî şeklin benîâdem de dersem elverir
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

perî peyker

Peri bedenli.

haşredek

Diriliş gününe kadar.

rûzigâr

Rüzgâr; zaman veya talih çağrışımı da taşır.

seylâb-ı eşkim

Gözyaşımın seli.

râh-ı gamda

Gam yolunda.

firkat demi

Ayrılık zamanıdır.

a’dâyı dilşâd

Düşmanları gönlü sevinçli kılma.

yâd eyleme

Yabancı veya uzak kılmama; anma/unutma alanı da mümkündür. ‘Sevdiğimden’ ile bağı kesinleştirilmez.