DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Ey Resûl-i Hazret-i Hakk Kıl Şefâ‘at Bendeñe
Gazel · 18. yüzyıl

Ey Resûl-i Hazret-i Hakk Kıl Şefâ‘at Bendeñe

Fahrî, âlemlere rahmet saydığı peygamberden mahşerde utandırılmamak için şefaat diler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey Resûl-i Hazret-i Hakk kıl şefâ‘at bendeñe

    Vey Habîb-i kıl şefâ‘at bendeñe

    1Ey Yüce Hakk'ın elçisi, kuluna şefaat et;

    2ey Mutlak Varlık'ın sevgilisi, kuluna şefaat et.

    Matla iki ayrı unvanı üst üste koyar: elçilik Hakk'a nispetle, sevgililik Mutlak Zât'a nispetle söylenir. Ey ve vey ile açılan iki yarım aynı kişiyi iki ayrı ilişkiden çağırdığı için övgü daha ilk beyitte katmanlanır.

  2. 2

    Ümmetüñden bir günâhkâr mücrim-i ‘âsî benim

    Zât-ı Bârî hakkı içün kıl şefâ‘at bendeñe

    1Ümmetinden asi ve suçlu bir günahkârım;

    2Yaratan'ın zatı hakkı için kuluna şefaat et.

    İkinci beyitte konuşan kendini üç sıfatla birden suçlar; günahkâr, mücrim ve âsî arasındaki fark değil yığılmanın kendisi önemlidir. İsteğin gerekçesi kulun hâli değil, hakkı için yemin edilen Zât'tır.

  3. 3

    Cürmüm efzûn bî-kıyâsdır lutfuña yokdur şumâr

    El-meded ey kıl şefâ‘at bendeñe

    1Suçum ölçüsüzce artmıştır, lütfunun ise sayısı yoktur;

    2yardım et ey âlemin övüncü, kuluna şefaat et.

    Sayılamayan iki şey karşılaştırılır: ölçüsüzce artan suç ile hesabı tutulamayan lütuf. El-meded nidası beyti bir muhakeme olmaktan çıkarıp imdat çağrısına çevirir.

  4. 4

    zât-ı şerîfüñle iderler iktibâs

    ‘Rahmeten li’l-‘âlemînsin’ kıl şefâ‘at bendeñe

    1Dokuz gök senin yüce zatından ışık alır;

    2âlemlere rahmetsin, kuluna şefaat et.

    Övgü kozmik ölçeğe çıkar: dokuz gök, ışığını övülenin zatından alacak kadar ona bağlanır. Ardından gelen Arapça iktibas, bu yükseltmeyi şairin kendi iddiası olmaktan çıkarıp bir metne dayandırır.

  5. 5

    Ol mübârek makdemüñle buldı hem ‘arş ‘izzeti

    ‘İzz ü şânuñ hürmetine kıl şefâ‘at bendeñe

    1O kutlu gelişinle arş da onur buldu;

    2onurun ve şanın hürmetine kuluna şefaat et.

    Arşın onuru bile bir gelişe bağlanır; makdem sözcüğü ayak basmayı başlı başına bir olay hâline getirir. İstek de bu onurun hatırına söylendiği için kul kendi payına hiçbir değer eklemez.

  6. 6

    Enbiyâ vü mürselîne muktedâsın şübhesiz

    Hem şefî‘u’l-müznibînsin kıl şefâ‘at bendeñe

    1Peygamberlere ve elçilere kuşkusuz öndersin;

    2günahkârların şefaatçisisin, kuluna şefaat et.

    Peygamberlere önderlik ile günahkârlara şefaatçilik aynı beyitte durur; en yüksek makam, en düşkün için aracılıkla tanımlanır. İki sıfat arasındaki bu mesafe, şiirin isteğini mümkün kılan boşluktur.

  7. 7

    Rûz-ı mahşerde günâhkâr Fahrî’yi lutfuñ ile

    itme efendim kıl şefâ‘at bendeñe

    1Mahşer gününde günahkâr Fahrî'yi lütfunla

    2utandırma efendim, kuluna şefaat et.

    Yedi beyit boyunca yükselen övgü sonda tek bir somut isteğe iner: mahşerde utandırılmamak. Şerm-sâr sözcüğü acıdan çok mahcubiyeti öne çıkardığı için, korkulan şeyin azap değil rezil olmak olduğu anlaşılır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf179-printed170-n146. Bu görüntü aralığında 146 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 14 dizedir; basılı ölçü satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEz-cân u Dil Peygambere Âşık İseñ Sallû Aleyh
Ez-cân u dil peygambere âşık iseñ sallû aleyh
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Zât-ı Mutlak

Mutlak Varlık

bî-kıyâs

Ölçüsüz

Fahr-i ‘âlem

Âlemin övüncü

nüh felek

Dokuz gök

muktedâ

Önder

şerm-sâr

Utandırılmış