Ey Zahit, Şaraba Hürmet Et
Ahmed Edîb Harâbî, şarap ve meyhane dilini tasavvufî hakikatin simgeleri olarak kullanıp zahidin yüzeysel hükmünü tersine çevirir. İçenleri sevap ve kemalle ilişkilendirir; ışık saçan kandili göremeyen kör imgesiyle idrak eksikliğini taşlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey zahit şaraba eyle
Müslüman ol terk et bu
1Ey zahit, şaraba saygı göster.
2Müslüman ol; boş lafı ve çekişmeyi bırak.
- 2
Ehline helâldır haram
Biz içeriz bize yoktur vebali
1Şarap ehline helal, ehil olmayana haramdır.
2Biz içeriz; bundan dolayı günaha girmeyiz.
Şarabın hükmü içenin ehliyetine göre değişir: aynı içecek hazırlıklı kişiye helal, anlamını taşıyamayana haram sayılır. ‘Bize vebal yok’ sözü, meyhane dilinin maddi içkiden çok tasavvufi bir tecrübeyi anlattığını ileri sürer.
- 3
Sevaba girmekçün içeriz şarap
İçmezsek oluruz
1Sevap kazanmak için şarap içeriz.
2İçmediğimizde azaba uğrarız.
İçmek ile sevap, içmemek ile azap arasında alışılmış dinî beklentinin tam tersi bir bağ kurulur. Bu kışkırtıcı karşıtlık, ilahi aşkın tadından uzak kalmayı asıl mahrumiyet ve acı olarak göstermeye yarar.
- 4
Aklın ermez senin bu başka hesap
Meyhanede bulduk biz bu kemali
1Senin aklın bu başka hesaba ermez.
2Biz olgunluğu meyhanede bulduk.
Zahidin aklının ermediği ‘başka hesap’, meyhane sembolünün dış görünüşle çözülememesidir. Harâbî kemali ibadet iddiasında değil, benlik hesabının bırakıldığı meyhanede bulduğunu söyleyerek değerler düzenini yeniden kurar.
- 5
Kandil geceleri kandil oluruz
Kandilin içinde fitil oluruz
1Kandil gecelerinde ışık saçan kandile dönüşürüz.
2O kandilin içinde yanan fitil oluruz.
Kandil gecesi, kandil ve fitil sözcükleri aynı ışık alanında birleşir. Âşık yalnız aydınlanan kişi değildir; kendisini yakarak çevresine ışık veren fitile dönüşür ve manevi bilginin bedelini kendi yanışıyla öder.
- 6
Hak’kı göstermeğe delil oluruz
Fakat kör olanlar görmez bu hali
1Hak’kı göstermeye kanıt oluruz.
2Ne var ki gönül gözü kör olanlar bu hâli göremez.
Âşıkların varlığı Hak’ka götüren bir delil gibi sunulurken görme yetisi bedensel gözden ayrılır. Körlük, karşıdaki ışığın yokluğu değil, inkâr yüzünden o ışığı seçemeyen gönlün durumudur.
- 7
Sen sana haramdır
Bekle ki içesin öbür dünyade
1Sen inkâr ettiğin için şarap sana haramdır.
2Öteki dünyada içmeyi bekleyip dur.
Badenin zahide haram oluşu içeceğin özünden değil, onun inkârcı tutumundan kaynaklanır. Şair, bugünkü tecrübeyi reddedip ödülü öte dünyaya erteleyen kişiyi ince bir alayla beklemeye mahkûm eder.
- 8
Bahs açma HARABÎ bundan ziyade
Çünkü bilmez haram ile helâli
1Harâbî, bu konuda daha fazla tartışma açma.
2Çünkü o kişi haramla helali birbirinden ayıramaz.
Mahlas dizesi tartışmayı sonlandırır; çünkü haram ile helali ayıramayan muhatapla daha uzun konuşmanın yararı yoktur. Böylece şiir, zahidin kesin hükümlerini tersine çevirip asıl bilgisizliği onda bırakarak kapanır.
Metnin kaynağı
Ahmed Edîb Harâbî isnadı kaynak bölümü, görünür mahlas ve kamuya açık kimlik/çalışma kanıtıyla bağlandı. Eş adlar: Ahmed Edîb, Edîb Harâbî, Harâbî, Edîb. Harâbî mahlaslı farklı kişiler eser kanıtı olmadan birleştirilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun, Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Ahmed Edîb Harâbî, basılı No. 1, PDF 296; 8 birim/16 dize. Sabit sürüm Ergun-1938-EDIP-HARABI-1. Yerel görsel yollar yalnız iç kanıt zincirindedir; okur bağlantısı kamuya açık HTTPS taramasına gider.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Kâfü Nun hitabı ızrar olmadanAhmed Edîb Harâbî · Devriye→
Şair zahide doğrudan seslenerek onun şarabı hemen mahkûm eden tavrını tersine çevirir. İkinci dizedeki boş söz ve çekişme uyarısı, gerçek Müslümanlığı tartışmada üstün gelmeye değil, simgenin ardındaki anlamı kavramaya bağlar.