DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Eyle ey bâd-i sabâ ol gamzesi sahhâre arz
Şiir · 17. yüzyıl

Eyle ey bâd-i sabâ ol gamzesi sahhâre arz

Şair sabah rüzgârından hâlini büyüleyici bakışlı sevgiliye sunmasını ve onun kavuşmayı sürekli rakiplere göstermemesini ister. İç derdini gözyaşıyla uzun bir arzuhale çevirir; yaralı gönle vasfın şerbetiyle şifa cevabı bekler, ahını duyan dosttan incinmemesini diler ve kurtuluş için sırrını bilen Allah’a başvurur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Eyle ey ol arz

    Etmesin vaslını ol şûh dâimâ ağyâre arz

    1Ey sabah rüzgârı, hâlimi o büyücü yan bakışlı sevgiliye sun;

    2o şuh kavuşmasını sürekli rakiplere göstermesin.

    “Bâd-i sabâ” âşığın mesajını taşıyacak sabah rüzgârıdır; sunacağı kişi “gamzesi sahhâre”, bakışı büyü yapan sevgilidir. İkinci dize isteğin nedenini açıklar: sevgili “vasl”ını daima ağyara arz etmemelidir. Aynı “arz” sözü, âşığın hâl bildirmesiyle rakiplere gösterilen yakınlığı karşıt yönlerde birleştirir.

  2. 2

    Eyleyip tahrîr bu eşk ile

    Bir ile ede hünkâre arz

    1Bu içimdeki derdi gözyaşıyla yazıya geçirip

    2uzun bir dilekçeyle hükümdara sunsun.

    İçteki “derd-i derûn” doğrudan mürekkeple değil “eşk”, gözyaşıyla yazılır; beden sıvısı resmî metnin malzemesine dönüşür. Ortaya çıkan “mutavvel arzıhâl” kısa bir haber değil uzun dilekçedir. Sevgilinin “hünkâr” sayılması, aşk şikâyetini hüküm vermesi beklenen hükümdara sunulan resmî başvuruya çevirir.

  3. 3

    Bu bulmaz devâ şâfî cevâb

    Etmeyince şerbet-i vasfın arz

    1Bu yaralı gönlümüz şifa veren bir cevap bulamaz;

    2Vasfının şerbetini hasta gönle sunmadıkça.

    “Dil-i mecrûh” yaralı gönüldür ve aradığı şey “şâfî cevâb”, iyileştiren karşılıktır. İkinci dizedeki basılı “şerbet-i vasfın”, sevgilinin vasfını ya da övgüsünü şifa veren bir şerbet gibi sunar; yüzey “vasl” diye değiştirilip kavuşma hükmüne çevrilmez. Bu vasıf hasta gönle arz edilmedikçe cevap tek başına devaya dönüşmez.

  4. 4

    Dostum incinme işidirsen âh ü nâlemi

    Kim eder âşık-ı bîçâre arz

    1Dostum, ahımı ve iniltimi işitirsen incinme;

    2çaresiz âşık içindeki sırrı başka kime sunar?

    Konuşan dostundan âh ve iniltisini duyunca incinmemesini ister; sesin rahatsız edici olduğunu bilir, fakat bastırmaz. Gerekçe retorik sorudur: “âşık-ı bîçâre” iç sırrını başka kime arz edecektir? Çaresizlik, feryadı ölçüsüz gürültü olmaktan çıkarıp güvenilen dosta yöneltilmiş zorunlu açıklama yapar.

  5. 5

    Ey Ömer bulmak dilersen nâr-ı firkatten necât

    Hâlini kıl olan Sübhân’e arz

    1Ey Ömer, ayrılık ateşinden kurtuluş bulmak istersen

    2hâlini sırları bilen Allah’a sun.

    Mahlaslı kapanış aracıyı ve dünyevi hükümdarı geride bırakır. Ömer’in aradığı “nâr-ı firkatten necât”, ayrılık ateşinden kurtuluştur; bunun için hâl doğrudan “vâkıf-ı esrâr” olan Sübhân’a sunulur. Allah’ın gizli sırları zaten bilmesi, arzı bilgi vermekten çok teslimiyet ve dua eylemine dönüştürür.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.247 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ey Ömer bulmak dilersen nâr-ı firkatten necât mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n247-FF3CB633ADC9. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.247, PDF 210; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEyledim Senden Sana Feryâd ü Zârı Sevdiğim
Eyledim senden sana feryâd ü zârı sevdiğim
Âşık Ömer · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

bâd-i sabâ

Sabah esen, sevgiliye haber taşıyan hafif rüzgâr.

gamzesi sahhâre

Büyücü gibi etkileyen yan bakışlı.

derd-i derûnum

İçimdeki derin dert.

mutavvel arzıhâl

Uzun ve ayrıntılı dilekçe.

dil-i mecrûhumuz

Yaralı gönlümüz.

dil-i bîmâre

Hasta gönle.

râz-ı derûnun

İç dünyasının gizli sırrını.

vâkıf-ı esrâr

Bütün sırları bilen.