Eyvâh!...
Dört dize, İslâm'ın mirasının bozulduğu yakınmasıyla açılır; ardından İmâm-ı Âzam'ın içtihat ufuklarında çan ile ezanın mücadelesini duyurur. Faili belirtilmeyen ‘ettiler’ sözü, suçun kime yüklendiğini metin içinde açık bırakır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-ı -i Muhammed semâda giryândır,
Muhalledâtını islâm'ın ettiler :
1Muhammed'in temiz ruhu gökyüzünde ağlıyor,
2İslâm'ın ölümsüz eserlerini bozdular:
- 2
İmâm-ı A'zam'ın -ı ictihâdında
Eder mücâdele ile ezân-ı şerif!..
1İmâm-ı Âzam'ın içtihat ufuklarında
2çan ile şerefli ezan birbiriyle çarpışıyor!..
İkinci beyit İmâm-ı Âzam'ın ‘âfâk-ı ictihâd’ını hem düşünce ufku hem seslerin yayıldığı bir alan olarak kurar. Çanla ezanın aynı dizede mücadele etmesi, ilk beyitteki tahrif yakınmasını işitilen bir karşıtlığa dönüştürür; belirli bir olay veya tarih dizelere dışarıdan eklenmez.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141522 numaralı sürüm esas alındı; başlık ve “15 Mayıs 1917” tarih satırı metne alınmadı. Kaynakta “islâm'ın” küçük harfle, “şerif” şapkasız dizilmiş; ikisi de düzeltilmeden bırakıldı. İki beyit kaynakta boş satırla ayrılmış, bölüm ona göre yapıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ser-i mübârekin ey kurre-i dü çeşm-i Resûl,Süleyman Nazif · Manzume→
Şiir yerden değil gökten başlıyor; ağlayan, Peygamberin ruhudur. İkinci dize failini söylemez: “ettiler” kim, işgalci mi yoksa Müslümanların kendisi mi, açık bırakılır. Beytin sonundaki iki nokta suçu adlandırmayı bir sonraki beyte havale ediyor.