Süleyman Nazif kimdir?
Süleyman Nazif (1870–1927), Servet-i Fünûn kuşağıyla aynı yıllarda yazan bir şair, gazeteci ve mülkiye adamıdır. Üslupta Namık Kemal'in izinden gitti; şiiri de nesri de doğrudan doğruya vatan ve tarih üzerinedir.
Adı bugün en çok iki metinle anılır: İstanbul'un işgaline yazdığı “Kara Bir Gün” makalesi ve Bağdat valiliğinden ayrıldıktan sonra topladığı Fırâk-ı Irak. Birincisi onu Malta'ya sürdürdü, ikincisi Irak'ın kaybını Türkçenin en açık ağıtlarından biri hâline getirdi.
Hayatı ve yaşadığı çevre
1870'te Diyarbakır'da doğdu. Babası şair ve tarihçi Diyarbakırlı Said Paşa'dır; şair Faik Ali Ozansoy onun kardeşidir. Farsçayı babasından öğrendi, Arapça ve Fransızcayı özel derslerle ilerletti. Babasının 1892'de ölümünden sonra Diyarbakır'da vilayet kâtipliği ve gazete başyazarlığı yaptı.
1897'de Abdülhamid yönetimine karşı çalışmak üzere Paris'e kaçtı ve Ahmet Rıza'nın çıkardığı Meşveret'te yazdı. Dönüşünde vilayet mektupçusu sıfatıyla Bursa'da ikamete memur edildi; 1908'e kadar orada kaldı. İlk şiir kitabı Gizli Figanlar'ı 1906'da, imzasız olarak Mısır'da bastırdı.
II. Meşrutiyet'ten sonra Basra (1909), Kastamonu (1910), Trabzon (1911), Musul (1913) ve Bağdat (1914) valiliklerinde bulundu. 1915'te memuriyetten ayrılıp bütün zamanını yazıya verdi. Savaş yazılarını 1917'de Batarya ile Ateş'te, Irak'ın kaybı üzerine yazdıklarını 1918'de Fırâk-ı Irak'ta topladı.
Mütareke yıllarında Cenab Şahabeddin'le birlikte Hadisat gazetesini çıkardı. İşgal kuvvetlerine karşı yazdığı “Kara Bir Gün” ile 1920'de Darülfünun'daki Pierre Loti konuşması yüzünden İngilizler tarafından Malta'ya sürüldü; yirmi ay sonra döndü. Sürgün defterini Malta Geceleri'nde (1924) yayımladı. 4 Ocak 1927'de İstanbul'da öldü.
Şiir anlayışı ve dili
Şiiri hitabete yakındır. Bir manzarayı kurmaz, bir muhatap seçer ve ona seslenir: Basra'ya, Fuzûlî'nin türbesine, İspanya'ya. Soru ve emir kipleri bu yüzden metinlerinin taşıyıcı yapısıdır.
Aruzu Servet-i Fünûn'un alışkanlığıyla kullanır; en sık başvurduğu kalıp müctes bahridir (Mefâilün Feilâtün Mefâilün Feilün). Nazım biçiminde ise Batı'dan gelen soneyi de, dört dizelik kıtayı da rahatça kullanır — Fırâk-ı Irak'ta ikisi yan yana durur.
Dili ağırdır ve terkipleri düşünceyi taşımak için seçer, ses için değil: “yetîm-i târîh”, “mesâîb-penâh”, “ye's-i azm-efzâ” gibi bileşimler birer imge olduğu kadar birer hükümdür. Nesrindeki polemik enerjisi şiirine de geçer; övmez, hesap sorar.
Başlıca eserleri ve şiirleri
- Gizli Figanlar1906'da Mısır'da imzasız basılan ilk şiir kitabı.
- Batarya ile Ateş1917'de topladığı savaş yazıları.
- Fırâk-ı Irak1918'de basılan ikinci şiir kitabı; Bağdat valiliğinden ayrılışının ardından Irak'ın kaybına yazılmış nazım ve nesir parçaları.
- Malta Geceleri1924'te yayımlanan üçüncü şiir kitabı; Malta sürgününün defteri.
Edebiyat tarihindeki yeri
Nesri şiirinin önüne geçmiş bir yazar: “Kara Bir Gün”, işgal altındaki bir şehirde imzasını sakınmadan yazmanın Türkçedeki en bilinen örneği sayılır.
Hayat bilgileri Vikikaynak kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.
Vikikaynak kaydını aç ↗