Yine O Mehcûreye
Terk edilmiş bir muhataba yönelen dört dize, her ay yeniden doğan hilâli yıldız ve hilâl hatırasına bağlar; ardından okyanus kıyısına düşmüş garibin sevilmesini ister. Muhatabın tarihsel kimliği dizelerden öteye taşınmaz.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
eder mi, söyle, perîşân hayâlini,
Her ufuklarında doğarken ?. .
ü hilâli ederek ü âh ile
Ummânların kenârına düşmüş garibi sev.
1Söyle, dağılmış hayalini heyecana getirir mi,
2her ay ufuklarında yeni hilâl doğarken?..
3Yıldızla hilâli gözyaşı ve ahla anarak
4okyanusların kıyısına düşmüş garibi sev.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141757 numaralı sürüm esas alındı; başlık ve “25 Mayıs 1917” tarih satırı metne alınmadı. Dört dize kaynakta tek bent hâlinde dizili. İkinci dizedeki “nev?. .” aralıklı noktalama kaynakta böyle; dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ne o çehrende ân be ân kararan ?..Süleyman Nazif · Manzume→
İlk iki dize soru, son iki dize buyruktur. ‘Necm ü hilâl’ hem gökteki yıldızla ayı hem birlikte anılan bir işareti çağrıştırır; her ay doğan hilâl, gözyaşı ve ahla hatırlanan kaybı yeniler. Sevilmesi istenen ‘garib’ okyanus kıyısına düşmüştür; onun kimliği tek kıtadan kesinleştirilmez.