Fârig olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni
Her bendi ‘sevdim seni’ ile kapanan, itirazı ve yalvarmayı aynı cümlede toplayan; Saadettin Kaynak’ın bestesiyle de bilinen beş bentlik şarkı.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Fârig olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni
Böyle yazmış alınma sevdim seni
1Yüz bin eziyet etsen de vazgeçmem, sevdim seni.
2Kader kalemi böyle yazmış, alınma; sevdim seni.
- 2
Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe
Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni
1Dokuz felek döndükçe bu sözümden dönmem.
2Yer ve gök aşkıma tanık olsun, sevdim seni.
Yemin kozmik ölçekte veriliyor: dokuz kat gök ve bütün yeryüzü tanık. Bu kadar büyük bir mahkeme kurulması, karşı tarafın hiç cevap vermediğini de söylüyor.
- 3
Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır
Rişte-i cemiyyetin zülf-i siyeh-kârındadır
1Gönlümün bağı senin gaddar kaşındadır.
2Toparlanmamın ipliği senin kara saçındadır.
Kaş bağ, saç iptir; âşığın bütünlüğü karşı tarafın yüzünde asılı duruyor. Bağlayan şeyin ‘gaddar’ ve ‘siyeh-kâr’ diye anılması ise bu bağın gönüllü olmadığını sızdırıyor.
- 4
Hastayım ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır
Bir devâsız derde oldum mübtelâ sevdim seni
1Hastayım, iyileşme umudum senin baygın gözündedir.
2Çaresiz bir derde tutuldum, sevdim seni.
Şifayı verecek göz aynı zamanda ‘bîmâr’, yani kendisi hasta. Hekim ile hastalık aynı yerde toplanınca tedavi arayışı bir kısır döngüye kapanıyor.
- 5
Ey hilâl-ebrû dilin meyli sanadır doğrusu
Sû-yi mihrâba nigâhın keç-edâdır doğrusu
1Ey hilâl kaşlı, gönlün eğilimi doğrusu sanadır.
2Mihraba bakışın doğrusu yan ve nazlıdır.
Hilâl kaş ile mihrap kemeri aynı eğriliği paylaşıyor. İbadet yönü ile bakış yönü çakışınca, şair sapmayı kendi tarafından değil sevgilinin duruşundan çıkarıyor.
- 6
Râ kaşımdan inhirâf etsem riyâdır doğrusu
Yâ savâb olmuş veyâ olmuş hatâ sevdim seni
1Râ harfine benzeyen kaşından saparsam bu ikiyüzlülüktür.
2İster doğru olmuş ister yanlış, sevdim seni.
Kaş ‘râ’ harfine dönüşünce sevgiliye yönelmek bir metni okumaya benziyor. Son dize doğruyla yanlışı eşitleyip tartışmayı kapatıyor: karar çoktan verilmiş, gerekçe aranmıyor.
- 7
Bî-gûbârım hasret-i hattınla hâk olsam yine
Sıhhatım rûh-ı lebindendir helâk olsam yine
1Ayva tüylerinin hasretiyle toprak olsam yine tozsuzum.
2Yok olsam bile sağlığım senin dudağının ruhundandır.
Toprak olmak bile burada bir kirlenme sayılmıyor; yok oluş tozsuzlukla, yani temizlikle anlatılıyor. Sağlığın kaynağı da bedende değil karşı tarafın nefesinde aranıyor.
- 8
Tîg-i gamzeden kesilmem çâk çâk olsam yine
Hâsılı bîhûde cevr etme bana sevdim seni
1Yan bakışının kılıcından vazgeçmem, paramparça olsam da.
2Kısacası boşuna eziyet etme bana, sevdim seni.
‘Bîhûde’ kelimesi cefayı ahlâken değil pratik açıdan reddediyor: paramparça olan âşık zaten vazgeçmiyor. Eziyetin durdurulma gerekçesi böylece acı değil, verimsizlik oluyor.
- 9
Gâlib-i dîvâneyim Ferhâd u Mecnûn’a salâ
Yüz çevirmem olsa dünyâ bir yana ben bir yana
1Deli Gâlib’im; Ferhâd ile Mecnûn’a duyurulur.
2Dünya bir yana ben bir yana olsam da yüz çevirmem.
Şair kendini iki efsanevi âşığa rakip ilan edip meydan okuyor. Fakat kurduğu tablo bir zafer değil yalnızlık: karşısında dünyanın tamamı var.
- 10
Şem’ine pervâneyim pervâ ne lâzımdır bana
Anlasın bilsin âşinâ sevdim seni
1Mumunun pervanesiyim, korkuya ne gerek var.
2Yabancı anlasın, tanıdık bilsin; sevdim seni.
‘Pervâne’ ile ‘pervâ’ arasında tek ses var; kelebek ile korkusuzluk aynı ağızdan çıkıyor. Şarkı gizlenmekle değil, yabancıya da tanıdığa da duyurmakla bitiyor.
Metnin kaynağı
Kültür ve Turizm Bakanlığı e-kitap neşri (hzl. Naci Okçu) esas alındı; birinci bentteki ‘dömezem’ dizgi hatası vezin gereği ‘dönmezem’ okundu. Şiirin Isfahan–Düyek (Saadettin Kaynak) ve Tâhirbûselik–Ağıraksak (Cemâl Calân) besteleri için Türkel Oter–Yıldırım’ın Türkiyat Araştırmaları Dergisi’ndeki listesine (s. 219) bakılabilir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dize bir karar, ikinci dize o kararı elinden alıyor: yazan kalem başkasının. Sevmek böylece hem inat hem mecburiyet olarak aynı beyte sığıyor.