DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiir · 19.–20. yüzyıl

Fener

Kayalıktaki deniz feneri, tehlikedeki kişinin kimliğini sormadan askere, balıkçıya, kayıkçıya ve kıyıda bekleyen ailelere umut veren vicdan ışığı olarak kişileştirilir; açılış dörtlüğünün tekrarı bu kesintisiz görevi mühürler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Sen her gece o kayalığın üstünden

    Dumanlara kırmızı alevini saçarsın.

    O canavar ağızlı girdapların önünden

    Gemilere yollarını açarsın!...'

    1Sen her gece o yalçın kayalığın üzerinden

    2dumanların içine kırmızı alevini saçarsın.

    3Canavar ağızlı girdapların önünden

    4gemilere kurtuluş yolları açarsın.

    Fener yüksek ve sarp kayalıktan karanlığa kırmızı ışık gönderir. Girdapların canavar ağzına benzetilmesi denizi yutucu bir tehdide çevirirken fenerin açtığı yol bu ağzın önünden gemileri geçirir; teknik ışık verme işi etkin bir kurtarma hareketi olarak kişileştirilir.

  2. 2

    Demezsin ki: «Bunların içlerinde kimler var?»

    Felâkete düşenler, senin için hep insan;

    Tehlikeler önünde: «Yardım !» diye haykıran

    Herkes senin o büyük yüreğini yaralar.

    1Gemilerin içinde kimlerin bulunduğunu sormazsın.

    2Felakete düşenlerin hepsi senin için insandır;

    3tehlike karşısında ‘Yardım!’ diye haykıran

    4herkes senin büyük yüreğini yaralar.

    Fener yardım edeceği kişiler arasında kimlik ayrımı yapmaz; felakette kalan herkes önce insandır. Haykırışın fenerin yüreğini yaralaması, mekanik yapıya acı duyan bir vicdan verir. Böylece ışığın tarafsızlığı kayıtsızlık değil başkasının tehlikesine açık bir merhamet olarak kurulur.

  3. 3

    Senin bir aşktan doğmuş olan alevin

    Vicdan kadar güzeldir.

    kalan ruhlara uzanıcı bir eldir;

    Sen bu elle hayatlar kurtarmaklık istersin.

    1Soylu bir sevgiden doğan alevin

    2vicdan kadar güzeldir.

    3Kimsesiz kalmış ruhlara uzanan bir eldir;

    4sen bu elle hayatlar kurtarmak istersin.

    Alev önce vicdanın güzelliğine, sonra uzanan bir ele dönüştürülür. Işık yalnız yolu görünür kılmaz; kimsesiz ruhlarla temas kurup onları ölümden çekmeye çalışan bir yardım organı gibi davranır. Fenerin insan sevgisi, etkisini doğrudan hayat kurtarma isteğinde bulur.

  4. 4

    Demir zırhlı üstünde, alnı yanık bir asker.

    Dalgalardan rızkını isteyen bir balıkçı.

    Kürekleri kırılmış bir ihtiyar kayıkçı...

    Hepsi senin o aziz yıldızınla gülümser;

    Dudaklarda necatın ümidini titretir.

    Birçok yaslı ufuklar.

    Birçok zayıf kadınlar, birçok sefil çocuklar,

    Göz yaşları, rüyalar ve dualar senindir.

    1Demir zırhlı gemide alnı yanmış bir asker,

    2geçimini dalgalardan kazanan bir balıkçı,

    3kürekleri kırılmış yaşlı bir kayıkçı...

    4Hepsi senin kutsal yıldızınla gülümser.

    5Dudaklarda kurtuluş ümidini titreştirir

    6birçok yaslı ufuk.

    7Birçok güçsüz kadın, birçok yoksul çocuk;

    8gözyaşları, düşler ve dualar senindir.

    Asker, balıkçı ve yaşlı kayıkçı farklı hayatları aynı tehlikeli denizde birleştirir; fener hepsine yıldız gibi görünür. Bent bakışı sonra kıyıda bekleyen kadınlara ve çocuklara çevirir. Kurtuluş ümidi yalnız gemidekilerin değil, gözyaşı ve dualarla onları bekleyen ailelerin de fener ışığına bağlanır.

  5. 5

    Sen her gece, o kayalığın üstünden

    Dumanlara kırmızı alevini saçarsın,

    O canavar ağızlı girdapların önünden

    Gemilere yollarını açarsın!...

    1Sen her gece o yalçın kayalığın üzerinden

    2dumanların içine kırmızı alevini saçarsın;

    3canavar ağızlı girdapların önünden

    4gemilere kurtuluş yolları açarsın.

    Açılış dörtlüğü sonda küçük noktalama değişiklikleriyle yeniden gelir. Bu dönüş, tek bir kurtarma anını sürekli nöbete çevirir: fener her gece aynı kayalıkta ışığını yeniden yakar ve aynı girdapların önünde yol açar. Şiirin dairesel yapısı vicdani görevin kesintisizliğini vurgular.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'ın 165432 numaralı sabit revizyonu ile bu revizyonun bağlı olduğu Türk Sazı.pdf 99–100. sayfalar şiiri ve bent sınırlarını verir. Kaynak ölçünün adını basmaz.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKur'a Neferi
— Yazık, yazık, ömrümüzü geçirmişiz boş yere;
Mehmet Emin Yurdakul · Manzum anlatı

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

yalçın

Dik, sarp ve aşılması güç

girdap

Suyun dönerek oluşturduğu tehlikeli akıntı

selâmet

Esenlik, güvenlik ve kurtuluş

felâket

Büyük zarar ve yıkım doğuran olay

asil

Soylu, yüksek değer taşıyan

garip

Kimsesiz, yalnız kalmış