DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kânî/Gam Aldı Benüm Dört Yanımı Cân Saña Kaldı
Gazel · 18. yüzyıl

Gam Aldı Benüm Dört Yanımı Cân Saña Kaldı

“Sana kaldı” redifiyle gamın kuşattığı canı sevgiliye bırakan gazel, Hüseynî ve gezegen adlarından giyim ve hicran imgelerine uzanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gam aldı benüm dört yanımı cân saña kaldı

    Eyü bilesin çünki bu kurbân saña kaldı

    1Gam benim dört yanımı aldı; can sana kaldı;

    2iyi bil, çünkü bu kurban sana kaldı.

    Matla kuşatma ile kalıntıyı yan yana koyar: gam dört yanı alınca geriye yalnız can kalır, o da sevgiliye bırakılır. “Kurbân” sözü bu kalıntıyı armağandan çok sunulmuş bir adak hâline getirir ve redifi baştan bir teslim formülü yapar.

  2. 2

    ‘Işkuñ dil-i ‘uşşâk-ı Hüseynîye çıkardı

    Tahsîn ide gör hüsnüñi ihsân saña kaldı

    1Aşkın, âşıkların gönlünü Hüseynî makamına çıkardı;

    2güzelliğini övmeyi sürdür; ihsan sana kaldı.

    İkinci beyitte “Hüseynî” hem âşıkların acılı hâlini hem bir makam adını taşır; aşk gönlü bu perdeye çıkarmıştır. Sevgiliye düşen iş güzelliğini övmeyi sürdürmektir, çünkü “ihsân” da onun elinde kalmıştır.

  3. 3

    Ey pâdişeh-i mülk-i yeter oldı

    İtdüñ sitem-âbâd bizi dîvân saña kaldı

    1Ey güzellik ülkesinin padişahı, artık yeter;

    2bizi eziyet yurduna çevirdin, divan sana kaldı.

    Üçüncü beyit sevgiliye “mülk-i melâhat” padişahı diye seslenip artık yeter der. Âşıkların yurdu “sitem-âbâd”a çevrildiğine göre şikâyetin görüleceği divan da aynı hükümdara kalmıştır; dava ile mahkeme tek elde toplanır.

  4. 4

    Biz kesdük ‘Utâridden ümîdi hele şimdi

    İş ba‘de-zîn ey himmet-i saña kaldı

    1Biz Merkür'den umudu kestik şimdi;

    2bundan sonra iş, ey Satürn'ün himmeti, sana kaldı.

    Dördüncü beyit umudu gökyüzüne devreder: yazı ve söz gezegeni Utârid'den umut kesilince iş Keyvân'ın himmetine kalır. Talih dili böylece bir gezegenden ötekine geçen bir dilekçe hareketi gibi işler.

  5. 5

    Giydürdi dilümüz şu‘le-i şevkuñ

    Ey -ı hüsn oğlan saña kaldı

    1Şevkinin alevi çıplak gönlümüzü giydirdi;

    2ey güzelliği omzunda giysi gibi taşıyan oğlan, iş sana kaldı.

    Beşinci beyitte şevkin alevi çıplak gönlü giydirir; ısı burada giysinin yerini alır. Hemen ardından güzelliğini omzunda giysi gibi taşıyan muhataba seslenilmesi, giyinme imgesini âşıkla sevgili arasında ikinci kez paylaştırır.

  6. 6

    Kânî niçe bir vasla heves hecre yanaş kim

    Var hayli şerîki yine hicrân saña kaldı

    1Ey Kânî, vuslata daha ne kadar heves; ayrılığa yanaş;

    2onun birçok ortağı var, yine hicran sana kaldı.

    Makta yönü tersine çevirir: vuslat hevesini bırakıp hicrana yanaşmak öğütlenir. Ayrılığın ortağının çok olması, hicranı herkesle bölüşülen ama yine de kişiye kalan bir pay hâline getirir ve redif son kez bu payı işaret eder.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:g185-pdf315-printed308. Elbir neşrinde G185, basılı s. 308/PDF 315; 12 dize, basılı ölçü kalıbının adı ve G185 numarası-incipit-6 beyit-Kânî mahlası-sonraki numaralı başlık ile tam sınır görselden sabittir. Ana heves okuması korunmuştur; basılı aparat hevesin varyantını bildirir. Hüseynî ve gezegen adları hem makam hem imge katmanı taşır. Profildeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGördüm boğaz içinde ben ol sîm gerdeniKânî · Mısra

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

dil-i ‘uşşâk-ı Hüseynî

Hüseynî makamını ve acılı âşıkları çağrıştıran gönül

melâhat

Güzellik, sevimlilik

‘Utârid

Merkür; edebiyat ve yazıyla ilişkilendirilen gezegen

Keyvân

Satürn

bürehne

Çıplak

câme be-dûş

Omzunda giysi bulunan