Gam Aldı Benüm Dört Yanımı Cân Saña Kaldı
“Sana kaldı” redifiyle gamın kuşattığı canı sevgiliye bırakan gazel, Hüseynî ve gezegen adlarından giyim ve hicran imgelerine uzanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gam aldı benüm dört yanımı cân saña kaldı
Eyü bilesin çünki bu kurbân saña kaldı
1Gam benim dört yanımı aldı; can sana kaldı;
2iyi bil, çünkü bu kurban sana kaldı.
- 2
‘Işkuñ dil-i ‘uşşâk-ı Hüseynîye çıkardı
Tahsîn ide gör hüsnüñi ihsân saña kaldı
1Aşkın, âşıkların gönlünü Hüseynî makamına çıkardı;
2güzelliğini övmeyi sürdür; ihsan sana kaldı.
İkinci beyitte “Hüseynî” hem âşıkların acılı hâlini hem bir makam adını taşır; aşk gönlü bu perdeye çıkarmıştır. Sevgiliye düşen iş güzelliğini övmeyi sürdürmektir, çünkü “ihsân” da onun elinde kalmıştır.
- 3
Ey pâdişeh-i mülk-i yeter oldı
İtdüñ sitem-âbâd bizi dîvân saña kaldı
1Ey güzellik ülkesinin padişahı, artık yeter;
2bizi eziyet yurduna çevirdin, divan sana kaldı.
Üçüncü beyit sevgiliye “mülk-i melâhat” padişahı diye seslenip artık yeter der. Âşıkların yurdu “sitem-âbâd”a çevrildiğine göre şikâyetin görüleceği divan da aynı hükümdara kalmıştır; dava ile mahkeme tek elde toplanır.
- 4
Biz kesdük ‘Utâridden ümîdi hele şimdi
İş ba‘de-zîn ey himmet-i saña kaldı
1Biz Merkür'den umudu kestik şimdi;
2bundan sonra iş, ey Satürn'ün himmeti, sana kaldı.
Dördüncü beyit umudu gökyüzüne devreder: yazı ve söz gezegeni Utârid'den umut kesilince iş Keyvân'ın himmetine kalır. Talih dili böylece bir gezegenden ötekine geçen bir dilekçe hareketi gibi işler.
- 5
Giydürdi dilümüz şu‘le-i şevkuñ
Ey -ı hüsn oğlan saña kaldı
1Şevkinin alevi çıplak gönlümüzü giydirdi;
2ey güzelliği omzunda giysi gibi taşıyan oğlan, iş sana kaldı.
Beşinci beyitte şevkin alevi çıplak gönlü giydirir; ısı burada giysinin yerini alır. Hemen ardından güzelliğini omzunda giysi gibi taşıyan muhataba seslenilmesi, giyinme imgesini âşıkla sevgili arasında ikinci kez paylaştırır.
- 6
Kânî niçe bir vasla heves hecre yanaş kim
Var hayli şerîki yine hicrân saña kaldı
1Ey Kânî, vuslata daha ne kadar heves; ayrılığa yanaş;
2onun birçok ortağı var, yine hicran sana kaldı.
Makta yönü tersine çevirir: vuslat hevesini bırakıp hicrana yanaşmak öğütlenir. Ayrılığın ortağının çok olması, hicranı herkesle bölüşülen ama yine de kişiye kalan bir pay hâline getirir ve redif son kez bu payı işaret eder.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:g185-pdf315-printed308. Elbir neşrinde G185, basılı s. 308/PDF 315; 12 dize, basılı ölçü kalıbının adı ve G185 numarası-incipit-6 beyit-Kânî mahlası-sonraki numaralı başlık ile tam sınır görselden sabittir. Ana heves okuması korunmuştur; basılı aparat hevesin varyantını bildirir. Hüseynî ve gezegen adları hem makam hem imge katmanı taşır. Profildeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla kuşatma ile kalıntıyı yan yana koyar: gam dört yanı alınca geriye yalnız can kalır, o da sevgiliye bırakılır. “Kurbân” sözü bu kalıntıyı armağandan çok sunulmuş bir adak hâline getirir ve redifi baştan bir teslim formülü yapar.