Gam Elinden Benim Zülfü Siyahım
Pir Sultan, kara saçlı sevgiliye seslenerek ok yarası, geçip giden ömür ve üzerine atılan toprak üzerinden ölümcül ayrılığı anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gam elinden benim zülfü siyahım
değdi sinem yarayandı (gel vay beni beni)
Suna başın için ağlatma beni
Bugün sevda candan araladı gel
Ne çekersin dertli sinem dağ olmaz
Aylar yıllar geçer ömür çoğalmaz (vay beni beni)
Neşteridir yaralarım onulmaz
Güverdi çevresi karalandı gel
Gamdan hisar oldu mekanım yurdum
İşitmez avazım dinlemez virdim (vay beni beni)
Bir değil beş değil on değil derdim
Düğümler baş verdi sıralandı gel
Pir sultan abdal'ım haftada ayda
Günler gelir geçer bulunmaz fayda (vay beni beni)
Gönül hak arzuler canım hayhayda
Toprağım üstüme kürelendi gel
1Ey kara saçlı sevdiğim, kederin elinde kaldım.
2Ok ucu değdi, göğsüm yara oldu (gel, vay bana bana).
3Ey zarif sevgili, başın için beni ağlatma.
4Bugün sevda canımla aramı açtı; gel.
5Ey dertli göğsüm, ne çekersen çek, dağ olmazsın.
6Aylar, yıllar geçer; ömürse uzamaz (vay bana bana).
7Yaralarım neşterle açılmıştır; iyileşmez.
8Yaranın çevresi yeşile çalıp karardı; gel.
9Evim barkım kederden bir hisara döndü.
10Sesim işitilmiyor, duam dinlenmiyor (vay bana bana).
11Derdim bir, beş ya da on tane değil.
12Düğümler belirdi, art arda sıralandı; gel.
13Ben Pir Sultan Abdal'ım; haftalar, aylar geçiyor.
14Günler gelip geçiyor, hiçbir yarar bulunmuyor (vay bana bana).
15Gönlüm Hakk'ı özlüyor, canım “hay hay” diye coşuyor.
16Toprağım üzerime kürek kürek atıldı; gel.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Pir Sultan Abdal adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 166227 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gezüb şol âlemi seyrân eyledimPir Sultan Abdal · Şiir→
Ok ucu ve neşter imgeleri aşk acısını göğüste açılan, iyileşmeyen bir yaraya dönüştürür. Aylar ve yıllar geçerken ömür uzamaz; ses ve dua karşılık bulmaz. Son bölümde Hakk'a yönelen gönül ile mezar toprağı yan yana gelir ve sevgiliye yinelenen “gel” çağrısı ölüm eşiğinde yoğunlaşır.