DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Artık uzun boylu sevgiliden vazgeçtim, yeter
Şiir · 17. yüzyıl

Artık uzun boylu sevgiliden vazgeçtim, yeter

Şair yıllarca Mecnun gibi çiğnendikten sonra uzun boylu, ahu gözlü ve Leyla saçlı sevgiliden el çektiğini ilan eder. Elest meclisinin kadehini içmiş olsa da dünyevi şaraptan, rakiple kavgadan ve güzellik peşinden vazgeçer. Ömer feleğin değirmeninde faniliği anlayıp dünya devletinden uzaklaşır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gayri artık el çektim yeter

    Cevre mâil dilber-i ra’nâdan el çektim yeter

    1Artık uzun boylu sevgiliden vazgeçtim, yeter.

    2Eziyete düşkün güzel sevgiliden elimi çektim, yeter.

    Uzun boy ve güzel görünüş artık övgü değil vazgeçilen çekim unsurlarıdır. ‘Yeter’ sözü, yıllarca süren cefanın ardından konuşanın kendisi için kesin sınır koyduğunu duyurur.

  2. 2

    Bunca yıllar oldum gezip Mecnun sıfat

    Gözleri âhû saçı Leylâ’dan el çektim yeter

    1Bunca yıl Mecnun gibi dolaşıp ayaklar altında kaldım.

    2Ahu gözlü, Leyla saçlı sevgiliden vazgeçtim, yeter.

    Ayaklar altında kalma, Mecnun gibi dolaşmanın bedensel sonucudur. Ahu göz ve Leyla saçı gibi klasik güzellik işaretleri, bu kez geçmişte bırakılması gereken bağımlılığın simgeleri olur.

  3. 3

    Geçmedi asla dilek ettim o servi dalime

    Kimseler düş olmasunlar böyle kanlı zâlime

    1O servi dalından istediğim hiçbir dilek gerçekleşmedi.

    2Kimse böyle kanlı bir zalime düşmesin.

    Servi boylu sevgili hiçbir dileği yerine getirmemiş ve kanlı zalim diye anılmıştır. Başkalarının da ona düşmemesi dileği, kişisel tecrübeyi uyarıcı bir toplumsal öğüde çevirir.

  4. 4

    Etmedi zerre bu şikeste hâlime

    Bakmadım ol yüzleri hamrâdan el çektim yeter

    1Bu kırık hâlime zerre kadar merhamet etmedi.

    2O kırmızı yüzlere bakmayı bıraktım, yeter.

    Kırık hâle zerre kadar acımayan güzelin kırmızı yüzü artık seyredilmez. Rengin çekiciliği ile merhametsizliğin soğukluğu yan yana getirilerek vazgeçiş ahlaki gerekçeye bağlanır.

  5. 5

    Dâimâ zülfüyle bend etti dil-i dîvânesin

    Görmez oldu gûşe-i çeşmim cihan mestânesin

    1Deli gönlünü sürekli saçıyla bağladı.

    2Gözümün köşesi dünyanın sarhoşunu artık görmez oldu.

    Saç deli gönlü bağlarken gözün köşesi dünyayı sarhoş hâliyle görmez olur. Güzelliğin bağı, dış âleme dönük bakışı daraltmış; şair artık bu tutsaklığı tanıyıp reddetmiştir.

  6. 6

    Şol kadar nûş eyledim bezm-i Elest

    Fâriğ oldum sâgar-i sahbâdan el çektim yeter

    1Elest meclisinin kadehini o kadar çok içtim ki,

    2Artık şarap kadehinden vazgeçtim, yeter.

    Elest kadehini çok içmek manevi aşkın köklülüğünü gösterir; dünyevi şarap kadehinden el çekmek ise ayıklığı seçer. İki içki ayrılarak vazgeçişin aşkı değil maddi oyalanmayı hedeflediği belirtilir.

  7. 7

    Katı çoktur sergüzeştim söylesem ol yâr ile

    Geçti ömr-i nâzenînim derd ile efkâr ile

    1O sevgiliyle yaşadıklarımı söylesem maceram çok uzundur.

    2Nazlı ömrüm dert ve düşünceyle geçti.

    Sevgiliyle serüvenin uzunluğu, nazlı ömrün dert içinde tüketilmesiyle ölçülür. Şair anlatılacak ayrıntıları sıralamak yerine kaybedilen hayat zamanını en büyük kanıt olarak sunar.

  8. 8

    Niçe bir ceng ü cidâl etsem gerek ağyâr ile

    Cânıma kâr eyledi gavgadan el çektim yeter

    1Rakiplerle daha ne kadar kavga etmem gerekir?

    2Kavga canıma işledi; ondan el çektim, yeter.

    Rakiple kavga aşk üçgeninin bitmeyen dış çatışmasıdır ve sonunda cana işlemiştir. Vazgeçmek yalnız sevgiliden değil, onun çevresinde tekrar eden yıpratıcı mücadeleden çıkmaktır.

  9. 9

    Ey Ömer eyle figanı dîden olsun selsebîl

    geldin kendini nevbette kıl

    1Ey Ömer, feryat et de gözlerin cennet ırmağı olsun.

    2Feleğin değirmenine geldin; sıran gelince kendini öğüt.

    Gözyaşı cennet ırmağına dönüşürken insan felek değirmeninde sırasını bekleyen tahıl gibi düşünülür. Feryat, kaçınılmaz öğütülüş karşısında faniliği kabul eden ruhsal hazırlıktır.

  10. 10

    Âkıbet yoktur bekası dehr-i dûnun öyle bil

    ettim devlet-i dünyâdan el çektim yeter

    1Bu alçak dünyanın kalıcı olmadığını sonunda bil.

    2Uzlete çekildim, dünya devletinden vazgeçtim, yeter.

    Alçak dünyanın kalıcılığı bulunmadığı anlaşılınca uzlet seçilir. Son ‘yeter’, kişisel aşk kırgınlığını aşarak iktidar, servet ve dünya bağlılığından genel bir çekiliş kararına ulaşır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 17. dize “Ey Ömer eyle figanı dîden olsun selsebîl”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 531 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGayrı dilberden vefâ sensiz harâm olsun banaÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

kamet-i bâlâdan

Uzun boylu sevgiliden.

pâyimâl

Ayaklar altında kalmış.

terahhum

Acıma, merhamet.

peymânesin

Kadehini.

Âsiyâb-ı çerha

Feleğin değirmenine.

Uzlet

İnsanlardan ve dünya işlerinden çekilme.