Geç kaşıyla gözleri her lahza âl üstündedir
Sevgilinin kaşı ve gözü âşıkları kırma niyetindeyken gözyaşı merhamet ister; şair dünyanın geçici olduğunu bilip ona bağlanmaz.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Geç kaşıyla gözleri her lahza üstündedir
Kırmağa âşıkları her dem hayâl üstündedir
Bilse idin rahm ederdin derd-i dil ahvâlini
Görse idin gözlerim yaşı ne hâl üstündedir
Dâd sarsaydın Bi'hamdullah ki kurtuldu zemin
Mevsim-i güldür havalar i'tidâl üstündedir
Sahn-ı gülşende yine divan edüb
Ayak üzre sorular kendü nihâl üstündedir
Bağlanup virmez Muhibbî dâr-ı dünyâya gönül
Anınçün kim bilür anı üstündedir
1Yan kaşı ve gözleri her an hile peşindedir;
2Âşıkları kırmak için daima plan kurmaktadır.
3Gönül derdimin hâlini bilseydin merhamet ederdin;
4Gözlerimin yaşını görseydin ne durumda olduğunu anlardın.
5Adalet sancağını sarsaydın, çok şükür yeryüzü kurtulurdu;
6Gül mevsimidir, havalar ılımlı seyrediyor.
7Gül bahçesinin meydanında sultan gül yine divan kurmuş;
8Fidanlar onun huzurunda ayakta duruyor.
9Muhibbî bağlanıp bu dünya evine gönül vermez;
10Çünkü onun yok olmaya doğru gittiğini bilir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Kanûnî Sultan Süleyman (Muhibbî) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 142021 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sevgilinin kaşı ve gözü âşıkları aldatıp kırmaya hazır bir kuvvet olarak çizilir. Buna karşı bahar havası, divan kuran sultan gül ve önünde duran fidanlar canlı bir saray sahnesi yaratır. Muhibbî son beyitte dünyanın geçiciliğini bilerek ona bağlanmayı reddeder.