DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Mehemmed, Gel Yetiş
Musammat · 17. yüzyıl

Mehemmed, Gel Yetiş

Şiir, Mehemmed adlı sevgiliye doğrudan ve ısrarlı bir yardım çağrısıdır. Güçsüzlük, ayrılık, canın bedenden çıkma eşiği ve kıyamet imgeleri giderek ağırlaşır; son bentte Ömer hem sevgilinin bakışından yakınır hem şefaat ister.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gel ferah bahş et cânım Mehemmed gel yetiş

    Gel kadim kıl cânım Mehemmed gel yetiş

    1Gel, ferahlık ver genç canım; Mehemmed, gel yetiş.

    2Gel, canımı “kadim/kadem rencîde” kıl; tamlamanın anlamı kesinleştirilmemiştir. Mehemmed, gel yetiş.

    İsimle yinelenen çağrı şiirin muhatabını belirginleştirir. İlk dizedeki ferahlık isteği açıktır; ikinci dizedeki “kadim/kadem rencîde” yüzeyine kaynakta bulunmayan bir onarma eylemi eklenmez.

  2. 2

    Bir sâhibi ehl-i kerem gördüm seni

    Ey benim devletli sultânım Mehemmed gel yetiş

    1Seni iyilik sahibi, cömert bir kişi olarak gördüm.

    2Ey benim kutlu sultanım Mehemmed, gel yetiş.

    Çağrının gerekçesi sevgilinin bilinen cömertliğidir. “Sultanım” hitabı aradaki güç farkını ve yardım beklentisini pekiştirir. Mürüvvet ve kerem sözleri, Mehemmed’in yetişmesinin yalnız arzu değil kendi ahlâkının gereği olduğunu ima eder.

  3. 3

    Gelmedi zerrece tâkat bende sende sevdiğim

    Yok tahammül yok bende sende sevdiğim

    1Bende zerre kadar güç kalmadı; bu da senin yüzünden, sevdiğim.

    2Bende dayanma gücü, sende de acıma yok, sevdiğim.

    “Bende/sende” paralelliği iki tarafın durumunu karşı karşıya koyar: âşık tükenmiş, sevgili ise merhametsiz görünmektedir. Tekrarlanan “sevdiğim” hitabı, bu sert karşılaştırmanın içinde yakınlık talebini yine de korur.

  4. 4

    Bâri öldür kurtulayım ben de sen de sevdiğim

    Gel helâl ettim sana kanım Mehemmed gel yetiş

    1Hiç değilse öldür de ikimiz de kurtulalım, sevdiğim.

    2Kanımı sana helâl ettim; Mehemmed, gel yetiş.

    Ölüm isteği gerçek bir eylem önerisinden çok dayanılmaz ayrılığın abartılı dili olarak kurulur; “kanımı helâl ettim” teslimiyeti sertleştirir.

  5. 5

    Ol zaîfim derd-i aşk u hem firâkından yana

    Kalmadı vaktim benim arzedeyim hâlim sana

    1Ben, aşk ve ayrılık derdinden yana çok zayıf düştüm.

    2Hâlimi sana anlatmaya bile vaktim kalmadı.

    Daha önceki abartı burada zamansal bir sınıra dönüşür. Söyleyen, açıklama yapacak vakti bile tükenmiş biri gibi konuşur. Hâli arz edememek, sözün yetersizliğinden çok ölümün yakınlığını bildiren son bir zaman baskısıdır.

  6. 6

    Ey tabîbim leblerin em tez yetiş benden yana

    Kılca kaldı çıkmağa cânım Mehemmed gel yetiş

    1Ey tabibim, ilaç gibi dudaklarınla hemen bana yetiş.

    2Canımın çıkmasına bir kıl kaldı; Mehemmed, gel yetiş.

    Sevgili tabip, dudakları ilaçtır. “Bir kıl kaldı” ölçüsü ölüm eşiğini somutlaştırarak nakaratın aciliyetini en yüksek noktaya taşır. “Tez” ve “gel yetiş” buyrukları, tabip benzetmesini gecikmeye tahammülü olmayan bir çağrıya bağlar.

  7. 7

    Başıma koptu kıyâmet düşeli bu firkate

    Haşre dönmüştür cihan halkı düşüptür mihnete

    1Bu ayrılığa düşünce başıma kıyamet koptu.

    2Dünya mahşere döndü, halk sıkıntıya düştü.

    Kişisel ayrılık kıyamet ve mahşer ölçeğine büyür. İkinci dize, âşığın iç felaketini bütün dünyaya yayılmış gibi gösteren bir abartıdır. Halkın da mihnete düşmesi, bireysel acının konuşanın gözünde ortak bir felakete dönüştüğünü gösterir.

  8. 8

    Ömer’i gamzen komak ister -i hasrete

    Kıl çoktur isyânım Mehemmed gel yetiş

    1Bakışın Ömer’i hasret cehennemine atmak istiyor.

    2Şefaat et; isyanım çoktur Mehemmed, gel yetiş.

    Son bentte gamze cezalandırıcı, sevgili ise şefaat edebilecek iki yönlü bir güçtür. Mahlas, bağışlanma talebiyle birlikte kapanışı kişiselleştirir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 basılı No. 580 gövdesindeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 580, PDF 444–445; 8 birim/16 dize. Kaynak dizeleri harfi harfine korundu, tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGel gel ey mihr-i cihan ârâ seher vaktinde gelÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ferah-bahş

ferahlık veren

cevan

genç

rencîde

incinmiş

mürüvvet

iyilik ve cömertlik

terahhum

acıma

firâk

ayrılık

cahîm

cehennem

şefâat

bağışlanma için aracılık