Gerçi Ben Lûtfuna Câiz Değilim
Âşık Ömer kendisini sevgilinin lütfuna layık görmese de cefasına dayanacağını söyler. Tükenince himaye ister, gözyaşını sevgilinin yoluna adar ve eşiğinden ayrılmaz; arada bırakılmasının hesabını kıyamet ve mezar ziyaretiyle hatırlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gerçi ben câiz değilim
Cefânı çekmekten âciz değilim
1Gerçi ben lütfuna layık değilim;
2ama cefanı çekmekten aciz de değilim.
- 2
Ya nolur eylesen güzel
Kalmadı nihâyet güzel
1Ne olur beni korusan, güzel?
2Gücüm kalmadı; artık son noktadayım, güzel.
Himaye isteği sevgiliyi koruyucu konuma getirir. Takatın nihayete varması önceki dayanıklılık iddiasını sınar; âşık cefaya razıdır ama tükenişini de saklamaz.
- 3
İki dîdem yaşı dem değil benim
Âşıkan yolunda gam değil benim
1İki gözümün yaşı kan değildir [basılı “dem” yüzeyi korunur];
2âşıkların yolundaki gam bana yabancı değildir.
“Dem” kan yahut an çağrışımı taşıyabilir; modern aktarım kesin emendasyon yapmaz. İkinci dize, gözyaşının olağan aşk gamı içinde anlaşılması gerektiğini söyler.
- 4
Ko aksun yoluna nem değil benim
Koparsa başıma kıyâmet güzel
1Bırak yoluna aksın; bu nem benim değildir;
2başıma kıyamet kopsa da, güzel.
Gözyaşı kişisel mülk olmaktan çıkarılıp sevgilinin yoluna bırakılır. Kıyamet tehdidi bile bu akışı durdurmaz; âşık bedeninden çıkan nemi adak gibi sunar.
- 5
Beyisin âlemin ne sipâhısın
Sen bu gün güzeller pâdişâhısın
1Âlemin beyisin, nasıl bir ordusun?
2Bugün güzellerin padişahısın.
Sevgili hem bey hem ordu hem padişah imgeleriyle siyasal güce bürünür. “Ne sipahısın” hayret ve övgü taşır; güzellik tek bedende toplu bir kuvvet gibi düşünülür.
- 6
Sana senden olmaz şikâyet güzel
1Dönen feleğin güneşi ve ayısın;
2seni yine senden başkasına şikâyet edemem, güzel.
Güneş ve ay sevgiliyi göğün merkezine yerleştirir. Şikâyetin de yalnız ona yapılabilmesi, hem eziyetin hem çarenin aynı kişide toplanması demektir; âşık dış merci bulamaz.
- 7
Beklerim koyup gidemem
Seni gayrılara kıyas edemem
1Eşiğini bekliyorum, bırakıp gidemem;
2seni başkalarıyla kıyaslayamam.
Eşik, bağlılığın mekânıdır ve âşık oradan ayrılmayı reddeder. Kıyas yasağı sevgilinin benzersizliğini savunur; bekleyiş pasif değil sadakat yemini hâline gelir.
- 8
Âşıkın katarın çeküp yidemem
Güzelsin sevdiğim beğayet güzel
1Âşıkların katarını çekip götüremem [yüzey kapalı];
2sevdiğim, son derece güzelsin.
Katar dizesindeki eylem ilişkisi basılı yüzeyde kapalıdır; âşığın başkalarını sürüklediği tahmin edilmez. Son dize bu belirsizliği açık ve doğrudan güzellik övgüsüyle dengeler.
- 9
Âşık Ömer’ini böyle arada
Çekersin azâbın
1Âşık Ömer’ini böyle arada bırakırsan,
2hesap gününde bunun azabını çekersin.
Şair kendisini sevgilinin “Ömer’i” diye sahiplik içinde tanımlar. Arada bırakılmanın hesabı ahirete taşınır; aşk şikâyeti dünyevi incinmeden ahlaki sorumluluğa büyür.
- 10
kıldın cevr ü cefâda
Kabrimi etmezsen ziyâret güzel
1Beni düşmanlarla cefa içinde bıraktın;
2eğer mezarımı ziyaret etmezsen, güzel [koşul kapanışı].
Rakiplerle bırakılmak yaşayan âşığın sıkıntısıdır; mezar ziyareti ise ölüm sonrasına uzanan vefa ölçüsüdür. Koşullu kapanış yüklemi açık söylemese de ziyaretin son telafi olduğu anlaşılır.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği Ergun dizisi, görünür mahlas yüzeyi ve TEİS kamu otoritesiyle sınırlı olarak bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 68; tarama s. 141; 10 birim/20 dize. Kayıt kaynakta “Gerçi ben lûtfuna câiz değilim” ile başlar, “Kabrimi etmezsen ziyâret güzel” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Dilberâ süregör zevk u safâyı” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gerekmez bir dahi böyle tarzetmeÂşık Ömer · Koşma→
Konuşan önce sevgilinin lütfuna layık olmadığını söyleyerek alçalır, sonra cefaya dayanma gücünü savunur. Değer yoksunluğu ile direnç, âşığın çelişkili öz saygısını kurar.